Dönem dönem Sasani’ler bölgeye akınlar yapmış ancak hakimiyet sağlayamamışlardır.劇場版でガピヤ星人サデスに放ったが、然したるダメージは与えられなかった。
Ayrıca Bizans bölgelerine yapılan akınlardan alınan ganimetler de önemli gelir kaynağıydı.加えて、ビザンツ地域への侵略による戦利品もまた政府の重要な収入源であった。
Soğuk Doğu Grönland Akıntısı Danimarka Boğazı'ndan geçer ve buzdağları kuzey Atlas Okyanusu'na taşırır.寒流の東グリーンランド海流が流れており、北の北極海から氷山を運んでくる。
Sonunda uygun akıntıyı yakalayarak rotalarına dönerler.最終的に人間に戻れるかはルートによる。
1962 yılında Ezdiber olan adı Akıncılar olarak değiştirildi.1962年、ポーリングらはこれを分子時計と名付けた。
Sayısal imzalar, doğum günü akınına duyarlı olabilmektedirler.數位簽章可对生日攻击十分敏感。
Soğuk Labrador Akıntısı burada Gulf Stream'in sıcak suları ile karışır.拉布拉多寒流在这里与墨西哥湾暖流相遇。
Akın: Delilin var mı?不同意嗎?請提出證明。
Akın olarak da adlandırılırlar.)等名稱。
“Akıncılar”, 1960.《壁爐》,1960年。
Bu nedenle ülkeye her yerden ciddi bir mülteci akını olmuştur.因此在世界各國都有很高的收視。
Bu akınlarda Sovyet 15. Mekanize Kolordu karargahı imha oldu ve Komutanları General İgnat Karpezo yaralandı.蘇聯第15摩托化兵團的指揮所被摧毀,而指揮官伊格內提·卡爾佩佐少將則受了傷。
Soğuk Doğu Grönland Akıntısı Danimarka Boğazı'ndan geçer ve buzdağları kuzey Atlas Okyanusu'na taşırır.东格陵兰寒流流经该海峡,把冰山带到北大西洋。
Adalar, Kanarya Akıntısı'nın akışını kısmen engellemektedir.加那利群島阻擋了部分加那利洋流。
Kuzey Ekvator Akıntısı'nca beslenir.沿河平原出产东北稻米。
Birçok bilim insanı duvarın, M.Ö. 387 yılındaki Galyalı akınları ve istilalarının ardından yapıldığına inanır.许多学者相信城墙修建于公元前387年被高卢人征服之后。
11. yüzyılın ikinci yarısında Selçuklular, Anadolu'nun doğu bölgelerine yerleşmeye ve akınlar yapmaya başladı.11世纪下半叶,塞尔柱人开始渗透入安纳托利亚东部地区。
Bununla yetinmeyip Arnavutluk'a kadar uzanan bir akın da yapmışlardı.之後,帝召翁萬達,尚未就任即因丁憂作罷,以丁汝夔代替。
Uğranan her limanda binlerce insan büyük donanmayı görmek için limana akın etmiştir.該艦戰艦被拖出長崎港時共有五萬人在港邊圍觀。
Muharebeye giren 120 Sovyet tankından 30'u hava akınlarıyla imha olmuştur.參與此次進攻的120輛蘇軍坦克中,有30輛被德空军炸毀。
Sahlleri fazla kayalık değildir, zaman zaman akıntı olsa da yüzmek için kullanılabilir.牠是高超的攀樹者,若有需要可以游泳,不過通常都會避免。
11. yüzyılın ortalarından itibaren Oğuz boyları Şirvanşahlar üzerine akınlara başlamıştır.從中世紀開始到現在每個孩子都會得到他/她的繼承份額。
Macarlar 839'da Aşağı Tuna, 862 yılında Karpatlar Havzası'nda akınlar yaptılar.836年黑衣大食自巴格達遷都至此,直到892年。
Besim, Akın (1975).한옥 이해성 (1975).
Abdurrahman Gazi bundan sonra İznik üzerine akınlarda bulundu.이후 그는 방랑생활을 하였으나 조선총독부는 사람을 보내 그를 감시하였다.
Bunun nedeni Gulf Stream okyanus akıntılarıdır.멕시코 만류(Gulf Stream)는 대서양의 해류이다.
Bunun için yine Hiung-nu idaresine girmiş saydılar, bundan sonra büyük bir akında bulunmadılar."이후 추모가 대소의 음모를 피해 도피하자 추격대를 파견하였으나 잡지는 못하였다.
Semliki nehri gölden ayrılan tek su akıntısıdır.덴류 강은 스와 호에서 빠져나가는 유일한 강이다.
Kara Gömlekliler Akıncılar Deliler새 계명 새 언약 대체주의
Bu akın karşısında Pers Kralı I. Darius'un Atina ve Eretria'dan öç almaya yemin etmiştir.페르시아의 다리우스 대왕은 이런 일을 한 아테나이와 에레트리아에 복수하기로 맹세하였다.
1087'de Peçenekler Trakya'ya yaptığı akınlar görülür.1087년, 목조 구조물은 돌로 만든 성으로 대체된다.
Akıntıları onları diğer akıntılara göre daha da hızlı yapıyor.그들은 더 먼 곳까지 강들보다 더 빠르게 움직인다.
Çamur akıntısı, Bacolor‘daki Barangay Cabalantian’daki yüzlerce insanın ölümüne sebep oldu.זרם הבוץ גרם למותם של מאות תושבים בעיירה קבאלנטיאן (Cabalantian).
Akıncı birlikleri için lazım olan her şey buralarda hazırlanıyordu.את כל הדרוש לה מבחוץ סיפק חיל האוויר.
Meni akıntısı sonucu ise boşalma gerçekleşir.להוציא התקופה הזו, התנועה של כלי שיט נשארה חופשית.
Körfez içindeki akıntı saat yönünün tersine işlemektedir.הזרם הבולט בים הוא סיבובי, בניגוד לכיוון השעון.
Şehrin Hindu nüfusunun çoğu Hindistan'a göç etti, bu sırada şehre bir Müslüman akını yaşandı.חלק גדול יחסית מהאוכלוסייה ההינדית עזב להודו בעוד מוסלמים רבים זרמו אל העיר.
Besim, Akın (1975).נפילה חפשית (עכשיו, 1975).
Batılı turistler Kabil Havaalanı üzerinden ülkeye akın etmeye başlamıştı.תיירים החלו לבקר במדינה דרך נמל התעופה.
Soğuk Doğu Grönland Akıntısı Danimarka Boğazı'ndan geçer ve buzdağları kuzey Atlas Okyanusu'na taşırır.זרם מזרח גרינלנד הקר והמהיר עובר דרך המצר ונושא עמו קרחונים דרומה, אל צפון האוקיינוס האטלנטי.
Denizin güney suları Kuzey Atlantik Akıntıları'ndan dolayı yıl boyunca buzlardan arınık durumdadır.הנמל נשאר נקי מקרח במשך כל ימות השנה, הודות לזרם הצפון-אטלנטי החם.
Bin Atlının Akınları.את סוסי הפרא צריך לאלף.
Kapalı bir havzada bulunduğundan dışarıya akıntısı yoktur.הוא חסר מכשירי קליטה כך שאין להם דרך יציאה בטוחה.
Abbasiler döneminde biten bu akınlar, Avrupayı İslam tehdidinden kurtarmıştı.כניסת האסלאם למדינות מסוימות הפחיתה את התופעה.
İlk başkanı Rahmi Akıncı'ydı.מנהלו הראשון היה רפאל לב.
Batıdan gelen her akın onları kolayca aşabildi.מכל תפוצות המזרח פנו אליו בשאלות.
Baptistler, Quakerlar, Alman ve İsviçreli Protestanlar Pennsylvania'ya akın etti.Баптисти, квакери, немски и швейцарски протестанти и анабаптисти се втурват към Пенсилвания.
Adewale Akinnuoye-Agbaje, Mr. Eko olarak tekrar göründü.Адеуале Акинуйе-Агбайе се завръща като Г-н Еко.
Köy adını Sarıca Ali adlı Akıncı kumandanından alır.Неговото име носи село Полковник Дяково край Добрич.
Ancak Gotlar'ın yaptığı akınlar nedeniyle bir kez daha tahribata uğradı.Состра за пореден път е разрушена от готите.
Şehrin Hindu nüfusunun çoğu Hindistan'a göç etti, bu sırada şehre bir Müslüman akını yaşandı.Голяма част от индуското население се отправя към Индия, докато в Дака пристигат множество мюсюлмани.
Akının sonunda iki Britanyalı uçağı İtalyan uçaksavarlarının ateşi sonucu düşürülmüştür.Всичко това англичаните постигат с цената на два самолета.
Akıncılık bir sistem hâlini almış ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa fetihlerinde büyük öneme sahip olmuştur.Самолетът бил успешен и служи като предмет на заслужена национална гордост на Руската империя.
Ancak aradan geçen 10 yılın ardından bir gün Tusken Akıncıları tarafından kaçırıldı.Но преди няколко дни са я отвлекли пясъчните хора.
Akinnuoye-Agbaje Niçiren Budistidir ve Soka Gakkai Uluslararası Budist derneğinin bir üyesidir.Хенкок практикува ничиренския будизъм и е член на будисткото сдружение Сока Гакай Интернешънъл.
Bu yavrular akıntıdan derin sulara taşınırlar ve orada plankton'dan beslenirler.Живее в горните слоеве на водата и се храни с развиващия се там планктон.
Akinezide motor fonksiyonlarda azalma, kayıp ya da hiç bulunmama söz konusudur.Активността на ензимите е намалена или липсва.
Son akın Part komutanı Osaces'in ölümüyle ve Part birlikleri dağılmasıyla sonuçlandı.Posljednji upad rezultirao je smrću partskog zapovjednika Osacesa, i podjelom partskih trupa.
Bu konumu nedeniyle birçok akının hedefi olarak istilalara uğramıştır.Kao razlog neuspjeha ovog projekta navode se mnogi čimbenici.
Semptomlar arasında öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı (rinore) ve ateş yer alır.Najčešće ga nalazimo u solima (mineralima) sfalerit i pirit.