Biz akılız.Intelligent SME.
İşte bu dönemde Hindistan’ı zaptetmeyi akılına koydu.She was on her way to India to be scrapped at the time.
Ama bu onları akılı yapmaz.But that doesn't really make you fluent.
Bu akılı telefonların alanındaki davanın son dört yılı.That is the last four years of lawsuits in the realm of smartphones.
O çok genç. fakat akılılıktan yoksun değil.She is too young. But not without wisdom.
Biz akılız.Son saprotrofos.
İşte bu dönemde Hindistan’ı zaptetmeyi akılına koydu.В то время оно обозначало Северную Индию.»
Biz akılız.Jest saprotrofem.
Biz akılız.Kami ada akal.
Davy yaramaz olduğu kadar akılı ve sevimlidir.デビル 意地悪で可愛らしい担任。
Biz akılız.生意気だ。
Biz akılız.有見非智。
Biz akılız.지능적이다.
Ama bu onları akılı yapmaz.Ale to wcale nie czyni ich biegłymi.
Ama bu onları akılı yapmaz.Dar asta nu te face fluent.
Ama bu onları akılı yapmaz.Das macht einen jedoch nicht zwingend fließend.
Ama bu onları akılı yapmaz.De ettől még nem igazán gördülékenyek a technológiák alkalmazását tekintve.
Ama bu onları akılı yapmaz.하지만 그런다고 해서 능숙해지지는 않습니다.
Ama bu onları akılı yapmaz.Maar dat maakt niet dat je het vlot beheerst.
Ama bu onları akılı yapmaz.Mais ça ne fait pas d'eux des personnes qui maîtrisent les nouvelles technologies.
Ama bu onları akılı yapmaz.Ma questo non basta per renderti fluente.
Ama bu onları akılı yapmaz.Mas isto não os torna fluentes.
Ama bu onları akılı yapmaz.Men det betyder ikke at du behersker det.
Ama bu onları akılı yapmaz.Nhưng những việc này không thật sự làm bạn trở nên 'điêu luyện'.
Ama bu onları akılı yapmaz.Pero eso no los hace dominar la tecnología.
Ama bu onları akılı yapmaz.Αλλά αυτό δεν σας κάνει πραγματικά ευχερείς.
Ama bu onları akılı yapmaz.Але це ще не все.
Ama bu onları akılı yapmaz.Но это не значит быть "на ты".
Ama bu onları akılı yapmaz.אבל זה לא באמת הופך אותם לרהוטים.
Ama bu onları akılı yapmaz.والدردشة والتراسل النصي واللعب على الأنترنت. لكن في الواقع ذلك الأمر لا يجعلكم متمكنين.
Ama bu onları akılı yapmaz.但呢啲並唔會真係令你純熟
Ama bu onları akılı yapmaz.若い人たちは 新しい技術に対して 豊富な経験があり
Bu akılı telefonların alanındaki davanın son dört yılı.Așa arată ultimii patru ani de procese în domeniul smartphone.
Bu akılı telefonların alanındaki davanın son dört yılı.Das sind die letzten vier Jahre an Prozessen in der Welt der Smartphones.
Bu akılı telefonların alanındaki davanın son dört yılı.Dat zijn de laatste vier jaren van rechtszaken in het rijk der smartphones.
Bu akılı telefonların alanındaki davanın son dört yılı.Det er de sidste fire års retssager i forbindelse med smartphones.
Bu akılı telefonların alanındaki davanın son dört yılı.Đó là 4 năm cuối của các vụ kiện tụng trong đế chế của điện thoại thông minh.
Bu akılı telefonların alanındaki davanın son dört yılı.Estas são as ações judiciais dos últimos 4 anos no mundo dos Smartphones.
Bu akılı telefonların alanındaki davanın son dört yılı.Estos son los últimos cuatro años de juicios en los teléfonos inteligentes.
Bu akılı telefonların alanındaki davanın son dört yılı.Ezek az elmúlt négy év bírósági perei az okostelefonok területén.
Bu akılı telefonların alanındaki davanın son dört yılı.지난 사년 간 진행된 법정소송입니다.
Bu akılı telefonların alanındaki davanın son dört yılı.Questi sono gli ultimi quattro anni di cause nel regno degli smartphone.
Bu akılı telefonların alanındaki davanın son dört yılı.To cztery ostatnie lata pozwów w dziedzinie smartfonów.
Bu akılı telefonların alanındaki davanın son dört yılı.To jsou poslední čtyři roky žalob kvůli smartphonům.
Bu akılı telefonların alanındaki davanın son dört yılı.Voici les quatre dernières années de procès au royaume des smartphones.
Bu akılı telefonların alanındaki davanın son dört yılı.Това са последните четири години от съдебни дела в областта на смартфоните.
Bu akılı telefonların alanındaki davanın son dört yılı.Это — последние четыре года судебных разбирательств по смартфонам.
Bu akılı telefonların alanındaki davanın son dört yılı.אלו הן התביעות המשפטיות בארבע השנים האחרונות בתחום הטלפונים החכמים.
Bu akılı telefonların alanındaki davanın son dört yılı.تلك هي الأربع سنوات الأخيرة من الدعاوى القضائية في عالم الهواتف الذكية.
Bu akılı telefonların alanındaki davanın son dört yılı.起きた訴訟を表しています では訴訟によって 芸術が進歩しているでしょうか
O çok genç. fakat akılılıktan yoksun değil.Jest za młoda. Ale nie pozbawiona mądrości.
O çok genç. fakat akılılıktan yoksun değil.Még túl fiatal. De a bölcsessége megvan.
O çok genç. fakat akılılıktan yoksun değil.Sie ist zu jung. Aber an Weisheit fehlt es ihr nicht.
O çok genç. fakat akılılıktan yoksun değil.Ze is te jong. Maar niet onwijs.
O çok genç. fakat akılılıktan yoksun değil.Είναι υπερβολικά νέα. Αλλά όχι χωρίς σοφία.
O çok genç. fakat akılılıktan yoksun değil.Она слишком молода. Но не лишена мудрости.
O çok genç. fakat akılılıktan yoksun değil.でも 愚かではない アラソルンは近い内に—
O çok genç. fakat akılılıktan yoksun değil.Ela é muito nova. Mas não menos sábia.
O çok genç. fakat akılılıktan yoksun değil.Ella es demasiado joven pero no falta de conocimiento
O çok genç. fakat akılılıktan yoksun değil.Elle est trop jeune. Mais non sans sagesse.