akışkan ile cümle

akışkan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.Lo stesso vale per questa lucertola, che corre sulla sabbia fluidificata.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.To samo można zaobserwować u tej jaszczurki biegającej po sypkim piasku.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.Похожую картину мы видим, наблюдая за ящерицей, бегущей по неплотному песку.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.Същото е вярно и когато гледахме как този гущер тича по флуидизиран пясък.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.תופעה דומה קיימת כאשר הלטאה הזו רצה על פני חול טובעני.
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.والشيء نفسه ينطبق على هذه السحلية التي تجري على الرمال المائعة
Akışkan kum üzerinde ilerleyen bu kertenkeleye baktığımızda durumun aynı olduğunu görebiliriz.足を見てください
Akışkanların hareketlerini öğrenmeye çalışacağız.Pero un gas es compresible
Akışkanların hareketlerini öğrenmeye çalışacağız.Teraz poďme túto definíciu využiť, zameráme sa na kvapaliny .
Akışkanların hareketlerini öğrenmeye çalışacağız.כדי לנסות ללמוד קצת על תנועת נוזלים,
Akışkanların hareketlerini öğrenmeye çalışacağız.السوائل لنتعرف قليلا على حركة السوائل
Akışkanlarla yeterince uğraştıktan sonra, şimdi basıncın ne olduğuna bakalım.Efter alt det vi har arbejdet med fluider, har du sikkert en ret god fornemmelse af, hvad tryk er.
Akışkanlarla yeterince uğraştıktan sonra, şimdi basıncın ne olduğuna bakalım.유동체에 대해 많이 알아보았으니 이제 압력이 무엇인지 잘 알고 있을 것 입니다
Akışkanlarla yeterince uğraştıktan sonra, şimdi basıncın ne olduğuna bakalım.Na alles dat we met fluïdum hebben gedaan tot nu toe, heb je waarschijnlijk een aardig goed idee wat druk is.
Akışkanlarla yeterince uğraştıktan sonra, şimdi basıncın ne olduğuna bakalım.Nach der ganzen Arbeit mit Fluiden habt ihr sicher eine gute Vorstellung darüber, was Druck ist.
- Akışkanlarla yeterince uğraştıktan sonra, şimdi basıncın ne olduğuna bakalım.S tím, co jste se naučili o tekutinách, už zřejmě máte dost dobrou představu o tom, co je to tlak.
Akışkanlarla yeterince uğraştıktan sonra, şimdi basıncın ne olduğuna bakalım.S tým, čo ste sa naučili o tekutinách, už zrejme máte dosť dobrú predstavu o tom, čo je to tlak.
Akışkanlarla yeterince uğraştıktan sonra, şimdi basıncın ne olduğuna bakalım.אחרי כל העבודה שלמדנו לגבי נוזלים, בטח יש לך הבנה די טובה על מה הוא לחץ
Akışkanlarla yeterince uğraştıktan sonra, şimdi basıncın ne olduğuna bakalım.الآن بعد كل ماذكرناه عن الموائع من المحتمل أن لديك خلفيه قويه عن معنى الضغط
Akışkanlarla yeterince uğraştıktan sonra, şimdi basıncın ne olduğuna bakalım.圧力がなんであるか、概念がつかめたと思います。 それでは、実際に
Ancak kara ile kıyaslanınca çok daha akışkandır.Ale je tekutější, než jak si normálně horninu představujeme. Magma je dobrý způsob, jak si to představit.
Ancak kara ile kıyaslanınca çok daha akışkandır.Проте вона більш рідка, аніж те, що ми зазвичай асоціюємо із породою. Магма - це хороше слово для опису.
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir.Et fluidum er alt hvad som indtager den form som dens beholder har
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir. Örneğin, elimde cam bir küre olsun.Neste ottaa säiliönsä muodon esimerkiksi jos minulla on lasinen pallo
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir.Tekutina je čokoľvek, čo zaujme tvar nádoby, v ktorej sa nachádza.
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir.Tekutina je něco, co zaujme tvar nádoby, ve které se nachází.
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir.Un fluide est une matière qui prend la même forme que son récipient.
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir.Zatem płyn zawsze przybiera kształt naczynia w którym się znajduje
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir.Флуидът е нещо, което заема формата на съда си.
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir.זורמים הם משהו שמקבל את הצורה של הכלי המכיל אותו.
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir.إذاً المائع: هو اى شئ يأخذ شكل الإناء الذى يوضع فيه
Bir akışkan konulduğu kabın şeklini alan herhangi bir maddedir.例えば、ここにガラスの球面があったとして、
Biri aracı akışkan, su ve amonyak içerirken diğeri de yoğunlaştırıcıdır.29년 전, 제게 흡열과 냉각에 대해 가르쳐주신 선생님 한 분이 계셨습니다.
Biri aracı akışkan, su ve amonyak içerirken diğeri de yoğunlaştırıcıdır.Az egyikben víz és ammónia keveréke, a másikban a kondenzátor van.
Biri aracı akışkan, su ve amonyak içerirken diğeri de yoğunlaştırıcıdır.Du hettar upp ena sidan, den varma sidan.
Biri aracı akışkan, su ve amonyak içerirken diğeri de yoğunlaştırıcıdır.Einer hat das Arbeitsmedium, Wasser und Ammoniak, der andere ist der Kondensator.
Biri aracı akışkan, su ve amonyak içerirken diğeri de yoğunlaştırıcıdır.For 29 år siden havde jeg en underviser i varmelære, som underviste i absorbering og køling.
Biri aracı akışkan, su ve amonyak içerirken diğeri de yoğunlaştırıcıdır.Jedna je naplněna provozní kapalinou, vodou a čpavkem, ta druhá je kondenzátorem.
Biri aracı akışkan, su ve amonyak içerirken diğeri de yoğunlaştırıcıdır.l'altra fa da condensatore. Ne riscaldi un lato, quello caldo.
Biri aracı akışkan, su ve amonyak içerirken diğeri de yoğunlaştırıcıdır.Takže pred 29 rokmi som mal jedného učiteľa termodynamiky, ktorý hovoril o absorbcii a chladení.
Biri aracı akışkan, su ve amonyak içerirken diğeri de yoğunlaştırıcıdır.Temos duas esferas, separadas uma da outra. Uma tem um fluido: água e amoníaco e a outra é um condensador.
Biri aracı akışkan, su ve amonyak içerirken diğeri de yoğunlaştırıcıdır.Λοιπόν 29 χρόνια πριν, είχα ένα καθηγητή θερμοδυναμικής που μιλούσε για απορρόφηση και ψύξη.
Biri aracı akışkan, su ve amonyak içerirken diğeri de yoğunlaştırıcıdır.В едната има работни течности, вода и амоняк, а другата представлява кондензатор.
Biri aracı akışkan, su ve amonyak içerirken diğeri de yoğunlaştırıcıdır.В одной находится рабочая жидкость - смесь воды и аммиака. Вторая сфера предназначается для конденсации.
Biri aracı akışkan, su ve amonyak içerirken diğeri de yoğunlaştırıcıdır.Отже, 29 років тому в мене був учитель термодинаміки, котрий розповідав про абсорбцію та охолодження.
Biri aracı akışkan, su ve amonyak içerirken diğeri de yoğunlaştırıcıdır.אדם גרוסר: לפני 29 שנה היה לי מורה לתרמו-דינמיקה שדיבר על ספיגה וקירור.
Biri aracı akışkan, su ve amonyak içerirken diğeri de yoğunlaştırıcıdır.إذاً قبل 29 عاماً، كان لدي مدرس ثيرمو الذي تحدث حول الإمتصاص والثلاجة.
Biri aracı akışkan, su ve amonyak içerirken diğeri de yoğunlaştırıcıdır.片方には放熱器が入っています。 アンモニア水溶液を加熱すると、
Bir sürü hesaplamalı akışkan dinamiği...Ammoniaken fordamper og den kondenserer på den anden side.
Bir sürü hesaplamalı akışkan dinamiği...Amoniak paruje i skrapla się z drugiej strony.
Bir sürü hesaplamalı akışkan dinamiği...Amoniak sa odparí a znova kondenzuje na druhej strane.
Bir sürü hesaplamalı akışkan dinamiği...Amonianya menguap. dan akan mengembun di sisi satunya.
Bir sürü hesaplamalı akışkan dinamiği...A urcat până în 400 psi. Amoniacul era toxic.
Bir sürü hesaplamalı akışkan dinamiği...Cela atteignait les 400psi. L'ammoniaque était toxique.
Bir sürü hesaplamalı akışkan dinamiği... Çoğu amonyak soğutma tablosunun yanlış olduğunu kanıtladık.Met ammoniak krijg je enorme hoge druk als je het verkeerd opwarmt.
Bir sürü hesaplamalı akışkan dinamiği... Çoğu amonyak soğutma tablosunun yanlış olduğunu kanıtladık.Zaradi uporabe amonijaka dobimo ogromne pritiske, če ga narobe segrejemo.
Bir sürü hesaplamalı akışkan dinamiği...Khí ammonia sẽ bay hơi rồi ngưng tụ trở lại trong khối cầu kia.
Bir sürü hesaplamalı akışkan dinamiği...그것이 다른 쪽에서 다시 응축됩니다.
Bir sürü hesaplamalı akışkan dinamiği...Paine ylitti 400 psi:tä. Ammoniakki on myrkyllistä.
Bir sürü hesaplamalı akışkan dinamiği...Pero fue un pensamiento interesante.

İlgili Sayfalar