Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü. Size bazı örnekler vereceğim.Az a helyzet, hogy történelmünk néhány nagy átalakulást végbevivő vezetője is introvertált volt, például:
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.Thực tế, một số nhà lãnh đạo cải cách của chúng ta trong lịch sử là những người hướng nội
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.Ve skutečnosti někteří z revolučních vůdců minulosti byli introverti.
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.V skutočnosti niektorí z našich vedúcich osobností boli introverti.
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.Wielu z reformatorskich przywódców w historii było introwertykami,
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.Στην πραγματικότητα, μερικοί από τους πιο επιβλητικούς ηγέτες στην ιστορία ήταν εσωστρεφείς.
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.Всъщност, някои от нашите реформаторски лидери от историята са били интроверти.
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.Наша історія свідчить, що багато лідерів-трансформаторів були інтровертами.
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.Некоторые из наиболее влиятельных лидеров были интровертами.
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.למעשה, כמה מהמנהיגים המהפכניים בהיסטוריה היו מופנמים.
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.في الحقيقة أن كل القادة الذين غيروا تاريخنا كانوا انطوائيون.
Aslında, tarihin akışını değiştiren pek çok liderimiz içe dönüktü.たくさんいます たとえば—
Aynı toprak parçasını besin akışlarını anlamadan 40 asır boyunca ekip biçemezsiniz.4,000年もの間 同じ場所で農業を 営むことはできません 子供時代の夏はワシントンのピュジェット湾で
Aynı toprak parçasını besin akışlarını anlamadan 40 asır boyunca ekip biçemezsiniz.여러분은 40세기동안 같은 토지를 경작할 수 없겠죠. 영양분의 흐름을 이해하지 않고서는요.
Aynı toprak parçasını besin akışlarını anlamadan 40 asır boyunca ekip biçemezsiniz.Du kan ikke dyrke det samme stykke jord i 40 århundreder uden at forstå næringsstoffernes kredsløb.
Aynı toprak parçasını besin akışlarını anlamadan 40 asır boyunca ekip biçemezsiniz.Je kan hetzelfde stuk grond niet gedurende 40 eeuwen bewerken zonder de nutriëntenstroom te verstaan.
Aynı toprak parçasını besin akışlarını anlamadan 40 asır boyunca ekip biçemezsiniz.Man kann nicht das selbe Land für 40 Jahrhunderte bebauen ohne den Nährstoffkreislauf zu verstehen.
Aynı toprak parçasını besin akışlarını anlamadan 40 asır boyunca ekip biçemezsiniz.Nemůžete farmařit na jednom kusu půdy po 40 století, aniž byste rozuměli toku živin.
Aynı toprak parçasını besin akışlarını anlamadan 40 asır boyunca ekip biçemezsiniz.Non puoi coltivare lo stesso pezzo di terreno per 40 secoli senza comprendere il flusso dei nutrienti.
Aynı toprak parçasını besin akışlarını anlamadan 40 asır boyunca ekip biçemezsiniz.No puedes cultivar el mismo trozo de suelo por cuarenta siglos sin entender el flujo de nutrientes.
Aynı toprak parçasını besin akışlarını anlamadan 40 asır boyunca ekip biçemezsiniz.Nu poți să cultivi aceeași bucată de pământ timp de 40 de secole fără a înțelege ciclul de nutrienți.
Aynı toprak parçasını besin akışlarını anlamadan 40 asır boyunca ekip biçemezsiniz.On ne cultive pas la même terre pendant 40 siècles sans comprendre les flux de nutriments.
Aynı toprak parçasını besin akışlarını anlamadan 40 asır boyunca ekip biçemezsiniz.Δεν μπορείς να καλλιεργείς το ίδιο κομμάτι γης για 40 αιώνες χωρίς να κατανοείς τη θρεπτική ροή.
Aynı toprak parçasını besin akışlarını anlamadan 40 asır boyunca ekip biçemezsiniz.Вы не сможете возделывать землю в течение такого времени, не разбираясь в круговороте питательных веществ.
Aynı toprak parçasını besin akışlarını anlamadan 40 asır boyunca ekip biçemezsiniz.Не можеш да обработваш една и съща земя 40 века, без да разбираш потока на хранителни вещества.
Aynı toprak parçasını besin akışlarını anlamadan 40 asır boyunca ekip biçemezsiniz.אינך יכול לעבד את אותה פיסת אדמה למשך 4000 שנים בלי להבין את אופן ההזנה שלה.
Aynı toprak parçasını besin akışlarını anlamadan 40 asır boyunca ekip biçemezsiniz.لا يمكنك زراعة نفس قطعة الأرض على مدى ٤٠ قرناً دون فهم حركة انتقال الغذاء.
Aynı zamanda çok bu yüzden mide kan akışını sağlar sindirim ve tüm bu önemli.De asemenea dă sânge şi stomacului deci e foarte important în digestie si toate cele.
Aynı zamanda çok bu yüzden mide kan akışını sağlar sindirim ve tüm bu önemli.Ela também fornece sangue para o seu estômago, e por isso é muito importante na digestão.
Aynı zamanda çok bu yüzden mide kan akışını sağlar sindirim ve tüm bu önemli.Hal ini juga memberi aliran darah ke perut Anda sehingga sangat penting dalam pencernaan dan semua yang.
Aynı zamanda çok bu yüzden mide kan akışını sağlar sindirim ve tüm bu önemli.이 흐름은 배에도 일어나는데 소화를 하는데 중요한 역할을 해요
Aynı zamanda çok bu yüzden mide kan akışını sağlar sindirim ve tüm bu önemli.Taky prokrvuje žaludek, je tedy důležitá pro trávení.
Aynı zamanda çok bu yüzden mide kan akışını sağlar sindirim ve tüm bu önemli.También da flujo de sangre a su estómago por lo que es muy importante en la digestión y todo eso.
Aynı zamanda çok bu yüzden mide kan akışını sağlar sindirim ve tüm bu önemli.Tętnicą wątrobową krew dociera także do części żołądka, czyli ta tętnica jest niezbędna w procesie trawienia.
Aynı zamanda çok bu yüzden mide kan akışını sağlar sindirim ve tüm bu önemli.Вона також доправляє кров до шлунку, тому вона дуже важлива для травлення і зв'язаних з ним процесів.
Aynı zamanda çok bu yüzden mide kan akışını sağlar sindirim ve tüm bu önemli.Она также доставляет кровь к желудку, поэтому она очень важна в пищеварении и во всем, что с этим связано.
Aynı zamanda çok bu yüzden mide kan akışını sağlar sindirim ve tüm bu önemli.Също така доставя кръв до стомаха, така че е много важна за храносмилателната система.
Aynı zamanda çok bu yüzden mide kan akışını sağlar sindirim ve tüm bu önemli.ממנו יוצא ענף המוביל דם אל הכבד.
Aynı zamanda çok bu yüzden mide kan akışını sağlar sindirim ve tüm bu önemli.كما يعطي تدفق الدم إلى المعدة الخاصة بك حتى أنها جداً المهم في الهضم، وكل ذلك.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.Asta este, pentru mine puterea mesajelor şi a informaţiilor.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.Das ist wirklich, für mich, die Macht der SMS und die Macht der Daten.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.Điều này đối với tôi, là sức mạnh thực sự của việc nhắn tin và của dữ liệu.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.Dit is echt, voor mij, de kracht van sms'en en de kracht van de gegevens.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.Ini benar-beanr, bagi saya, pengaruh SMS dan pengaruh data.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.Isto é mesmo, para mim, o poder dos SMS e dos dados.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.저는 이런것이 텍스팅과 데이터가 가지는 큰 힘이라고 생각합니다.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.Na tym tak to naprawdę polega potęga esemesowania i danych.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.Para mí, esto es el poder de los sms y el poder de los datos.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.Pour moi, c'est vraiment le pouvoir des SMS et le pouvoir des données.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.Práve toto je pre mňa skutočnou silou SMSkovania a údajov.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.Pro mě je tohle opravdová síla, kterou v sobě skýtá smskování a síla takto získaných informací.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.Secondo me questo è veramente il potere dei messaggi e il potere dei dati.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.Számomra ez jelenti igazán a szöveges üzenetküldés és az adatok erejét.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.Zame je to resnična moč SMS-anja in moč podatkov.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.Αυτό είναι για μένα, η δύναμη των μηνυμάτων και η δύναμη της συλλογής δεδομένων.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.Для меня это и есть мощь текстовых сообщений и информации.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.Според мен, това е наистина силата на изпращането и получаване на съобщения и силата на данните.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.Я бачу, наскільки могутніми є текстові повідомлення та інформація.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.זה באמת, בשבילי, הכוח של מסרונים והכוח של מידע.
Bana göre, bu durum gerçekten mesajın ve bilgi akışının gücüdür.هذه حقاً بانسبة إلي هي قوة الرسائل النصية وقوة البيانات.