akışı ile cümle

akışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eğer ümitsizlik içerisindeysen bu demek ki, kendi düşünce akışın tarafından yanlış yönlendiriliyorsun.Wenn du verzweifelt bist, bedeutet das, dass du von deinem eigenen Denken so sehr in die Irre geführt wirst.
Eğer ümitsizlik içerisindeysen bu demek ki, kendi düşünce akışın tarafından yanlış yönlendiriliyorsun.Если вы отчаялись, это значит, что ваше собственное мышление ввело вас в заблуждение.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.Dan aliran ini, aliran kehidupan dari paling bawah ke paling atas inilah yang dilihat oleh ekolog.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.Die stroming, die stroming van het leven, vanaf de basis tot aan de top, is de stroming die ecologen zien.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.E quel fluire di vita, dalla base fino alla cima della piramide, è il flusso vitale che gli ecologi vedono.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.Et ce flux, le flux de la vie, de la base jusqu'au sommet, est le flux que voit l'écologiste.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.그리고 그 생태계의 흐름을, 밑에서부터 위에까지의 흐름을 생태학자들은 관찰합니다.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.Ten przepływ życia od podstawy do samej góry widzą ekolodzy.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.Y ese flujo, ese flujo de vida, desde la base hasta lo más alto, es el flujo que los ecologistas ven.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.А този поток, този поток от живот от самата основа нагоре до самия връх, е потокът, който еколозите виждат.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.Этот поток, жизненный поток от самого основания до вершины, - именно то, что видят экологи.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.והזרימה הזו, זרימת החיים הזו, מהבסיס ועד לפסגה, היא הזרימה שהאקולוגים רואים.
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.و هذا التسلسل، تسلسل الحياة من أدنى القاع حتى أعلى القمة هو التسلسل الذي يراه عالم البيئة
Ekolojistlerin gördüğü akış... ...tavandan tabana doğru giden şey... ...hayatın akışıdır.底辺から頂点までの流れこそ 生態学者の見る流れなのです 「海を救おう 海の健康を取り戻そう」と訴える時
Eksik olan şey, mesela, sistemin içinde bir enerji akışı olabilir.그 빠진 것들은, 예를 들자면, 에너지가 기관을 통해 흘러 들어오면,
Eksik olan şey, mesela, sistemin içinde bir enerji akışı olabilir.Và cái ta đang thiếu chính là, ví dụ, nếu bạn có một nguồn năng lượng qua một cơ thể, những gì chúng tôi muốn
Eksik olan şey, mesela, sistemin içinde bir enerji akışı olabilir.אז כמה דברים שחסרים הם, לדוגמא, אם ישנו זרם של אנרגיה
Eksik olan şey, mesela, sistemin içinde bir enerji akışı olabilir.ٌإذن، فضمن الأشياء الناقصة على سبيل المثال، لو أن لدينا تدفقاً من الطاقة
Eksik olan şey, mesela, sistemin içinde bir enerji akışı olabilir.この系を通るエネルギーの流れから エネルギーを少し取り込んで
Elektrik, elektronların malzeme içerisinde akışıdır.A eletricidade é o fluxo de eletrões no interior de um material.
Elektrik, elektronların malzeme içerisinde akışıdır.Alors, l'électricité est le flux d'électrons à l'intérieur d'un matériau.
Elektrik, elektronların malzeme içerisinde akışıdır.Electricitatea e fluxul de electroni în interiorul materiei.
Elektrik, elektronların malzeme içerisinde akışıdır.Elektriciteit is de beweging van elektronen in materiaal.
Elektrik, elektronların malzeme içerisinde akışıdır.Elektrický proud je proud elektronů uvnitř nějakého materiálu.
Elektrik, elektronların malzeme içerisinde akışıdır.Elektrina je prúdenie elektrónov v materiáli.
Elektrik, elektronların malzeme içerisinde akışıdır.Elektrizität ist der Fluss von Elektronen innerhalb eines Materials.
Elektrik, elektronların malzeme içerisinde akışıdır.Elektryczność to przepływ elektronów wewnątrz tworzywa.
Elektrik, elektronların malzeme içerisinde akışıdır.전류는 물체 안에서 일어나는 전자들의 흐름입니다.
Elektrik, elektronların malzeme içerisinde akışıdır.La electricidad es el flujo de electrones por el interior de un material.
Elektrik, elektronların malzeme içerisinde akışıdır.L'elettricità è il flusso di elettroni all'interno di un materiale.
Elektrik, elektronların malzeme içerisinde akışıdır.No, elektrika je tok elektronov v snovi.
Elektrik, elektronların malzeme içerisinde akışıdır.Ηλεκτρισμός είναι η ροή των ηλεκτρονίων μέσα σε ένα υλικό.
Elektrik, elektronların malzeme içerisinde akışıdır.И така електричеството е потока от електрони в даден материал.
Elektrik, elektronların malzeme içerisinde akışıdır.Электричество — это поток электронов внутри материала.
Elektrik, elektronların malzeme içerisinde akışıdır.זרם חשמלי הוא זרימה של אלקטרונים בתוך חומר.
Elektrik, elektronların malzeme içerisinde akışıdır.حسنٌ، الكهرباء هي عبارةٌ عن تدفقٍ للإلكترونات داخل مادةٍ ما.
Elektrik, elektronların malzeme içerisinde akışıdır.これらの電子が流れる中で
Eminim ki Afrika kıtası için tarihin akışını değiştirebiliriz.Ich bin absolut sicher, dass wir tatsächlich den Lauf der Geschichte für Afrika buchstäblich ändern können.
Eminim ki Afrika kıtası için tarihin akışını değiştirebiliriz.Ik ben er zeker van dat we letterlijk de koers van de geschiedenis voor Afrika kunnen veranderen.
Eminim ki Afrika kıtası için tarihin akışını değiştirebiliriz.Jestem absolutnie pewien, że naprawdę możemy zmienić bieg historii, dosłownie, dla kontynentu afrykańskiego.
Eminim ki Afrika kıtası için tarihin akışını değiştirebiliriz.우리들이 문자 그대로, 아프리카 대륙을 위해서 역사의 과정을 실제로 바꿀 수 있다는것을 전 분명 확신합니다
Eminim ki Afrika kıtası için tarihin akışını değiştirebiliriz.le cours de l'histoire et le sort de l'Afrique.
Eminim ki Afrika kıtası için tarihin akışını değiştirebiliriz.Sunt ferm convins că putem cu adevărat să schimbăm cursul istoriei, literalmente, pentru continentul african.
Eminim ki Afrika kıtası için tarihin akışını değiştirebiliriz.אני משוכנע שנוכל לשנות את מהלך ההיסטוריה עבור אפריקה.
Eminim ki Afrika kıtası için tarihin akışını değiştirebiliriz.أنا مُتأكد تماماً من اننا يمكن حقيقةً ان نُغير مسار التاريخ، حرفياً، للقارة الافريقية.
Eminim ki Afrika kıtası için tarihin akışını değiştirebiliriz.歴史の流れも アフリカ大陸のために さあ 参加してもらえるだろうか
Engellere bir yaratıcılık kaynağı olarak bakmak benim hayatımın akışını değiştirdi.A korlátokból inspirációt merítve, megváltoztattam az életemet.
Engellere bir yaratıcılık kaynağı olarak bakmak benim hayatımın akışını değiştirdi.At se på begrænsninger som en kilde til kreativitet ændrede mit livs retning.
Engellere bir yaratıcılık kaynağı olarak bakmak benim hayatımın akışını değiştirdi.Căutarea limitărilor ca sursă de creativitate mi-a schimbat cursul vieţii.
Engellere bir yaratıcılık kaynağı olarak bakmak benim hayatımın akışını değiştirdi.Considérer mes limites comme une source de créativité a changé le cours de ma vie.
Engellere bir yaratıcılık kaynağı olarak bakmak benim hayatımın akışını değiştirdi.Dass Einschränkungen eine kreative Quelle sein können, veränderte mein Leben.
Engellere bir yaratıcılık kaynağı olarak bakmak benim hayatımın akışını değiştirdi.Dívat se na omezení jako na zdroj kreativity změnilo směr mého života.
Engellere bir yaratıcılık kaynağı olarak bakmak benim hayatımın akışını değiştirdi.En cuanto a las limitaciones como fuente de creatividad, cambiaron el curso de mi vida.
Engellere bir yaratıcılık kaynağı olarak bakmak benim hayatımın akışını değiştirdi.Kijken naar beperkingen als bron van creativiteit heeft mijn levensloop veranderd.
Engellere bir yaratıcılık kaynağı olarak bakmak benim hayatımın akışını değiştirdi.아이디어가 고갈되는 것을 경험했던 것이, 제 인생을 바꿔놓았습니다.
Engellere bir yaratıcılık kaynağı olarak bakmak benim hayatımın akışını değiştirdi.Nhìn vào những hạn chế như là khởi nguồn của sự sáng tạo thay đổi hướng đi của cuộc đời tôi
Engellere bir yaratıcılık kaynağı olarak bakmak benim hayatımın akışını değiştirdi.Olhar para as limitações como uma fonte de criatividade mudou a minha vida.
Engellere bir yaratıcılık kaynağı olarak bakmak benim hayatımın akışını değiştirdi.Ujrzenie ograniczeń jako źródła kreatywności zmieniło mi życie.
Engellere bir yaratıcılık kaynağı olarak bakmak benim hayatımın akışını değiştirdi.Vedere le limitazioni come fonte di creatività ha cambiato il corso della mia vita.
Engellere bir yaratıcılık kaynağı olarak bakmak benim hayatımın akışını değiştirdi.Το να βλέπω τους περιορισμούς σαν μια πηγή δημιουργικότητας άλλαξε την πορεία της ζωής μου.

İlgili Sayfalar