Ana içeriğe geç
Sözlük

ailesine ile cümle

ailesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Ailesine sıkıntı çektirenin mirası yeldir, Ahmaklar da bilgelerin kulu olur.자기 집을 해롭게 하는 자의 소득은 바람이라 미련한 자는 마음이 지혜로운 자의 종이 되리라
Ailesine sıkıntı çektirenin mirası yeldir, Ahmaklar da bilgelerin kulu olur.Kto czyni zamięszanie w domu swoim, odziedziczy wiatr, a głupi musi służyć mądremu.
Ailesine sıkıntı çektirenin mirası yeldir, Ahmaklar da bilgelerin kulu olur.O que perturba a sua casa herdará o vento; e o insensato será servo do entendido de coração.
Ailesine sıkıntı çektirenin mirası yeldir, Ahmaklar da bilgelerin kulu olur.Ten, kto trápi svoj dom, bude dediť vietor, a blázon bude sluhom tomu, kto je múdreho srdca.
Ailesine sıkıntı çektirenin mirası yeldir, Ahmaklar da bilgelerin kulu olur.Wer sein eigen Haus betrübt, der wird Wind zum Erbteil haben; und ein Narr muß ein Knecht des Weisen sein.
Ailesine sıkıntı çektirenin mirası yeldir, Ahmaklar da bilgelerin kulu olur.Οστις ταραττει τον οικον αυτου, θελει κληρονομησει ανεμον και ο αφρων θελει εισθαι δουλος εις τον φρονιμον.
Ailesine sıkıntı çektirenin mirası yeldir, Ahmaklar da bilgelerin kulu olur.Който смущава своя си дом ще наследи вятър; И безумният ще стане слуга на мъдрия по сърце.
Ailesine sıkıntı çektirenin mirası yeldir, Ahmaklar da bilgelerin kulu olur.Расстроивающий дом свой получит в удел ветер, и глупый будет рабом мудрого сердцем.
Ailesine sıkıntı çektirenin mirası yeldir, Ahmaklar da bilgelerin kulu olur.עוכר ביתו ינחל רוח ועבד אויל לחכם לב׃
Ailesine sıkıntı çektirenin mirası yeldir, Ahmaklar da bilgelerin kulu olur.من يكدر بيته يرث الريح والغبي خادم لحكيم القلب.
Ailesine sıkıntı çektirenin mirası yeldir, Ahmaklar da bilgelerin kulu olur.擾 害 己 家 的 、 必 承 受 清 風 . 愚 昧 人 必 作 慧 心 人 的 僕 人
Ailesine sıkıntı çektirenin mirası yeldir, Ahmaklar da bilgelerin kulu olur.擾 害己 家 的 、 必 承受 清風 . 愚昧 人 必 作 慧心 人 的 僕人
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.Äitini lähetti jamssia ja riisiä, ja vanhoja vaatteitamme hänen perheelleen.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.A minha mãe mandava inhames e arroz, e as nossas roupas velhas para a família dele.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.Anyám küldött a családjának yamot, rizst és használt ruhákat.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.Ibu saya mengirim ubi dan beras, dan pakaian bekas kami, untuk keluarganya.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.어머니는 고구마와 쌀, 헌옷을 그의 가족에게 보냈습니다.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.Mama posielala sladké zemiaky a ryžu a naše staré oblečenie jeho rodine.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.Mama posyłała im korzenie i ryż oraz stare ubrania.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.Mama trimitea igname şi orez şi hainele noastre vechi familiei sale.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.Ma mère envoyait des ignames et du riz, ainsi que nos vieux habits, à sa famille.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.Meine Mutter schickte Süßkartoffeln und Reis und unsere alten Kleider zu seiner Familie.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.Mẹ tôi cho nhà cậu ta khoai lang và gạo và quần áo cũ.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.Mia madre mandava yam (tubero tropicale simile alla patata) e riso e i nostri abiti vecchi alla sua famiglia.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.Mijn moeder stuurde hen yams en rijst, en onze oude kleding.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.Mi madre enviaba batatas y arroz, y nuestra ropa vieja, a su familia.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.Min mor skickade yams och ris, och våra avlagda kläder, till hans familj.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.Moja mama je pošiljala jam in riž ter naša stara oblačila njegovi družini.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.Moje matka posílala sladké brambory a rýži a naše staré šaty jeho rodině.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.Η μητέρα μου έστελνε γλυκοπατάτες και ρύζι και παλιά μας ρούχα στην οικογένειά του.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.Майка ми изпращаше ямс и ориз и нашите стари дрехи на неговото семейство.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.Моя мама відправляля його сім'ї солодку картоплю і рис, а також наш старий одяг.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.Моя мама посылала его семье сладкий картофель, рис, старую одежду.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.אימי נהגה לשלוח בטטות ואורז, כמו גם בגדים ישנים, אל משפחתו.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.أرسلت أمي البطاطس والأرز، والملابس القديمة، لأسرته.
Annem onun ailesine patates, pirinç ve eski kıyafetlerimizi gönderirdi.私たちの古着を送っていました ご飯を残すと母は言ったものです
Armstrong ailesine nesiller boyu hizmet ettim.Olen palvellut Armstrongeja vuosia.
Belli işkence izleri bulunan cesedi ailesine geri verilmişti.Il suo corpo è stato ridato alla famiglia dal regime, con evidenti segni di tortura.
Belli işkence izleri bulunan cesedi ailesine geri verilmişti.Su cuerpo fue devuelto a su familia por el régimen con claras evidencia de tortura.
Belli işkence izleri bulunan cesedi ailesine geri verilmişti.Το πτώμα του επεστράφη στην οικογένειά του, με εμφανή σημάδια βασανισμού .
Belli işkence izleri bulunan cesedi ailesine geri verilmişti.גופתו הוחזרה למשפחתו כשהיא נושאת ראיות ברורות לעינויים שעבר.
Benim konseptim, senin gibi ailesine ve destekçilerine güvenerek yaşayan piçleri görmezden gelmemek!Khái niệm của tôi là không bao giờ bỏ qua cho cái thứ luôn ăn bám theo ba mẹ
Benim konseptim, senin gibi ailesine ve destekçilerine güvenerek yaşayan piçleri görmezden gelmemek!부자부모 빽믿고 뻘짓하는 놈들 가만히 안놔두는게 콘셉이다 왜!
Benim konseptim, senin gibi ailesine ve destekçilerine güvenerek yaşayan piçleri görmezden gelmemek!Konsepku adalah tidak menuruti orang kurang ajar yang sok hebat karena mempunyai keluarga yang kaya. Kenapa?!
Benim konseptim, senin gibi ailesine ve destekçilerine güvenerek yaşayan piçleri görmezden gelmemek!Mein Konzept ist es, Bastarde die sich wegen ihrer reichen Eltern wie A-Löcher verhalten nicht zu übersehen.
Benim konseptim, senin gibi ailesine ve destekçilerine güvenerek yaşayan piçleri görmezden gelmemek!Mijn concept is idiooten die dingen doen vertrouwend op hun ouders niet over het hoofd te zien. Waarom?
Benim konseptim, senin gibi ailesine ve destekçilerine güvenerek yaşayan piçleri görmezden gelmemek!Minun konseptini on ylenkatsoa paskiaisia, jotka ylpeilevät rikkaiden vanhempiensa rahoilla.
Benim konseptim, senin gibi ailesine ve destekçilerine güvenerek yaşayan piçleri görmezden gelmemek!Moim założeniem jest, żeby nie przymykać oka na drani, którzy się panoszą chowając się za bogatymi rodzicami!
Benim konseptim, senin gibi ailesine ve destekçilerine güvenerek yaşayan piçleri görmezden gelmemek!Moje koncepce je, dohlížet na parchanty, kteří,mají své rodiče za zadkem. . .
Benim konseptim, senin gibi ailesine ve destekçilerine güvenerek yaşayan piçleri görmezden gelmemek!Мой принцип - не связываться с людьми, которые присосались к своим родителям как пиявки! Понял?
Benim konseptim, senin gibi ailesine ve destekçilerine güvenerek yaşayan piçleri görmezden gelmemek!האם הקונספט שלי להסתכל מעבר למנוולים כמוך מוגנים על ידי הורים עשירים . למה??
Benim konseptim, senin gibi ailesine ve destekçilerine güvenerek yaşayan piçleri görmezden gelmemek!قناعتي هي عدم التغاضي عن هؤلا التافهين الذين يعيشون متطفلين على ثروات آبائهم. لماذا!
Benim konseptim, senin gibi ailesine ve destekçilerine güvenerek yaşayan piçleri görmezden gelmemek!うちでは、2500ウォンだけど、カンサム基準で計算してあげたわ。
Bir açıdan da kesenin kraliyet ailesine ait olduğunun doğrulanması iyi bir şey değil mi?Abból a szempontból, hogy megtaláltunk egy eredeti királyi ereklyét, a dolog jó, azonban...
Bir açıdan da kesenin kraliyet ailesine ait olduğunun doğrulanması iyi bir şey değil mi?Από την πλευρά που το πουγκί βεβαιώνει την Αυτοκρατορική Οικογένεια, το εύρημα είναι καλό, σωστά;
Bir açıdan da kesenin kraliyet ailesine ait olduğunun doğrulanması iyi bir şey değil mi?من زاوية ان يضمن بقاء العائلة الملكية ..فهو امر جيد لكن
Bir tanesi de Beatrice'in ailesine gelir.Eén ervan kwam terecht bij de ouders van Beatrice.
Bir tanesi de Beatrice'in ailesine gelir.Eine kam zu Beatrice's Eltern.
Bir tanesi de Beatrice'in ailesine gelir.Eno so dobili Beatricini starši.
Bir tanesi de Beatrice'in ailesine gelir.Jedna z nich skončila u rodičů Beatrice.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod