Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Искаше да узнае всичко за семейството ми, за моето детство и моите надежди и мечти.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Он хотел знать всё о моей семье, моём детстве, о моих надеждах и мечтах.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.הוא רצה לדעת הכל על משפחתי וילדותי וגם על תקוותיי וחלומותיי.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.كان يريد أن يعرف كل شيئ عن عائلتي عن طفولتي عن أمالي وأحلامي.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.家族や 幼少期のこと 望みや 夢など全てです 彼は私を 記者として 女性として信頼していました
Ailem mi?A maga helye?
Ailem mi? Bay Park! Lütfen bizi mazur görün.عائلتي؟
Ailem mi?Votre maison ?
Ailem mi?Οικογένεια μου;
Ailem...Ne diyebilirim ki?40 שאלות מכריעות.
Ailem...Ne diyebilirim ki?A családom... Mit mondhatnék?
Ailem...Ne diyebilirim ki?Gia đình tôi... Nói thế nào nhỉ?
Ailem...Ne diyebilirim ki?가족이요 ... 어떻게 말할까요?
Ailem...Ne diyebilirim ki?La mia famiglia... cosa posso dire?
Ailem...Ne diyebilirim ki?Meine Familie ... was soll ich sagen?
Ailem...Ne diyebilirim ki?Mijn familie... Wat kan ik zeggen?
Ailem...Ne diyebilirim ki?Moja rodina... čo môžem povedať?
Ailem...Ne diyebilirim ki?Moja rodzina... cóż mogę powiedzieć?
Ailem...Ne diyebilirim ki?Nu este asta cea mai mare intrebare?
Ailem...Ne diyebilirim ki?O que posso dizer?
Ailem...Ne diyebilirim ki?Η οικογένειά μου ... Τι να πω;
Ailem...Ne diyebilirim ki?Моя семья... Что я могу сказать?
Ailem...Ne diyebilirim ki?عائلتي...ماذا أستطيع أن أقول؟
Ailem...Ne diyebilirim ki?すごく貧しくて
Ailem, Nelson ve Winnie Mandela ile birlikte, ilk meclise seçildi.Ambii mei părinţi au fost aleşi în primul parlament, împreună cu Nelson şi Winnie Mandela.
Ailem, Nelson ve Winnie Mandela ile birlikte, ilk meclise seçildi.I miei genitori furono entrambi eletti nel primo parlamento, insieme a Nelson e Winnie Mandela.
Ailem, Nelson ve Winnie Mandela ile birlikte, ilk meclise seçildi.저의 부모님들은 넬슨과 위니 만델라와 함께
Ailem, Nelson ve Winnie Mandela ile birlikte, ilk meclise seçildi.Meine Eltern wurde beide in das erste Parlament gewählt, zusammen mit Nelson und Winnie Mandela.
Ailem, Nelson ve Winnie Mandela ile birlikte, ilk meclise seçildi.Mes parents furent tout deux élus au premier parlement, aux côtés de Nelson et Winnie Mandela.
Ailem, Nelson ve Winnie Mandela ile birlikte, ilk meclise seçildi.Mijn ouders werden allebei verkozen in het eerste parlement, naast Nelson en Winnie Mandela.
Ailem, Nelson ve Winnie Mandela ile birlikte, ilk meclise seçildi.Mine forældre blev begge valgt til det første parlament, sammen med Nelson og Winnie Mandela.
Ailem, Nelson ve Winnie Mandela ile birlikte, ilk meclise seçildi.Mis padres fueron los dos elegidos para el primer parlamento, junto a Nelson y Winnie Mandela.
Ailem, Nelson ve Winnie Mandela ile birlikte, ilk meclise seçildi.Moi oboje rodzice zostali wybrani do pierwszego parlamentu, razem z Nelsonem i Winnie Mandelami.
Ailem, Nelson ve Winnie Mandela ile birlikte, ilk meclise seçildi.Szüleimet beválasztották az első országgyűlésbe
Ailem, Nelson ve Winnie Mandela ile birlikte, ilk meclise seçildi.И двамата ми родители бяха избрани в първия парламент, заедно с Нелсън и Уини Мандела.
Ailem ve ben ziyaretcileri selamlamak icin oradaydık.Ja i moja rodzina witaliśmy gości.
Ailem ve ben ziyaretcileri selamlamak icin oradaydık.Mijn familie en ik begroetten de bezoekers.
Ailem ve ben ziyaretcileri selamlamak icin oradaydık.Saya dan keluarga saya ada di sana untuk menyambut para tamu.
Ailem ve ben ziyaretcileri selamlamak icin oradaydık.Η οικογένεια μου και εγώ βρισκόμασταν εκεί για να χαιρετήσουμε τους καλεσμένους.
Ailem ve ben ziyaretcileri selamlamak icin oradaydık.وكنا انا وعائلتي هناك لاستقبال الزوار
Ailem ve diğer iki Kuzey Koreli'nin serbest kalması için geri kalan bütün parayı ödedi.그는 저희 가족을 위해 필요한 나머지 돈과 두 명의 다른 북한 남자를 감옥에서 풀려나게 해 주었습니다.
Ailem ve diğer iki Kuzey Koreli'nin serbest kalması için geri kalan bütün parayı ödedi.ושילם את יתרת הכסף כדי שמשפחתי ועוד שני צפון קוריאנים ישוחררו מהכלא.
Ailem ve diğer iki Kuzey Koreli'nin serbest kalması için geri kalan bütün parayı ödedi.ودفع بقية المال لإخراج عائلتي وشخصين آخرين من كوريا الشمالية
Ailem ve diğer iki Kuzey Koreli'nin serbest kalması için geri kalan bütün parayı ödedi.保釈金を全て払ってくれたのです 私は心の底からお礼しながら尋ねました
Ailem yerine bir oğlanla yaşamayı tercih ettim... ...böylece uygun olanı yakaladım.Am preferat să trăiesc cu un băiat, decât cu părinţii. Aşa că am profitat de primul.
Ailem yerine bir oğlanla yaşamayı tercih ettim... ...böylece uygun olanı yakaladım.Ich wollte mit einem Mann zusammenleben. Als es so weit war, stürzte ich mich auf die erstbeste Gelegenheit.
Ailem yerine bir oğlanla yaşamayı tercih ettim... ...böylece uygun olanı yakaladım.Jobban komálom egy fiú társaságát, mint az õseimét
Ailem yerine bir oğlanla yaşamayı tercih ettim... ...böylece uygun olanı yakaladım.Prefería vivir con éI que con mis padres, y al conocerle, aproveché...
Ailem yerine bir oğlanla yaşamayı tercih ettim... ...böylece uygun olanı yakaladım.Raději jsem s přítelem než s rodinou.
Ailem yerine bir oğlanla yaşamayı tercih ettim... ...böylece uygun olanı yakaladım.Διάλεξα να ζήσω με ένα αγόρι, αντί με τους δικούς μου και έτσι άρπαξα τον πρώτο διαθέσιμο.
Ailem yerine bir oğlanla yaşamayı tercih ettim... ...böylece uygun olanı yakaladım.Излязох си от къщи. Предпочитах да живея с момче, отколкото с нашите.
Ailem yerine bir oğlanla yaşamayı tercih ettim... ...böylece uygun olanı yakaladım.Я скорей хотела жить с парнем, чем с родителями.
Ailem yeterince önemli olmadığı için mi?Czy to dlatego, że moja rodzina nie jest wystarczająco ważna?
Ailem yeterince önemli olmadığı için mi?Etait-ce parce que ma famille n'est pas assez influente ?
Ailem yeterince önemli olmadığı için mi?¿Fue porque mi familia no es lo suficientemente importante?
Ailem yeterince önemli olmadığı için mi?Omdat mijn familie niet belangrijk genoeg is?
Ama bu ortadaki doğruyu değiştirmedi bu ailem için bir kabustu, bir kabus.그리고 그는 저를 또 때리기도 했지요. 하지만 그건 현실에 별 변화를 주지 않았습니다. 그건 제 가족에 대한 악몽이였고 그건 악몽이였어요.
Ama bu ortadaki doğruyu değiştirmedi bu ailem için bir kabustu, bir kabus.Lui picchiava anche me. Ma questo non cambiava il fatto che era un incubo per la mia famiglia, era un incubo.
Ama bu ortadaki doğruyu değiştirmedi bu ailem için bir kabustu, bir kabus.Mnie też bił. Ale to nie zmieniało faktu, że dla mojej rodziny to był prawdziwy koszmar.
Ama bu ortadaki doğruyu değiştirmedi bu ailem için bir kabustu, bir kabus.Y me golpeó también. Pero eso no cambió el hecho de que era una pesadilla para mi familia, era una pesadilla.