Ukraynalı Yahudi göçmen bir ailede doğdu.Brown syntyi juutalaiseen ukrainalaiseen maahanmuuttajaperheeseen.
Nicolás Maduro Moros, Caracas, Venezuela'da 23 Kasım 1962 tarihinde işçi sınıfı bir ailede doğdu.Nicolás Maduro syntyi 23. tammikuuta 1962 Caracasissa Venezuelassa.
Njal, Gunnar'ın aynı aileden iki kişiyi öldürmesi hâlinde kendisinin de öleceğini söylemiştir.Hän on saanut tietää Njállin ennustaneen, että Gunnarr kuolisi, jos hän tappaisi kahdesti samasta suvusta.
Yahudi bir aileden geliyordu.Hän syntyi juutalaiseen perheeseen.
Soylu ancak fakir bir aileden gelen Villars 1671 yılında Fransız ordusuna katıldı.Villars astui Ranskan armeijan palvelukseen vuonna 1671.
Charles Constantin Pecqueur zengin bir üst orta sınıf ailede doğdu.René Rémond syntyi varakkaaseen ylemmän keskiluokan perheeseen.
Emmy’nin babası Max Noether, Almanya’da tüccar bir aileden geliyordu.Ο πατέρας της Έμι, ο Μαξ Νέτερ, καταγόταν από οικογένεια εμπόρων στη Γερμανία.
Sigara içtiğini aileden kimse bilmez.Είναι γνωστό ότι καπνίζει τσιγάρα.
Fakir bir aileden gelmektedir ve Evanjelik Hıristiyandır.Προέρχεται από φτωχή οικογένεια και είναι Ευαγγελικός Χριστιανός.
Anthemius, eğitimli bir aileden geliyordu.Ο Ανθέμιος προερχόταν από μια μορφωμένη οικογένεια.
Bir kız olarak ailede çok sevilirdi.Ως κορίτσι, ήταν ιδιαίτερα συμπαθής.
Oyuncu bir aileden gelen aktör Henry Fonda'nın oğlu, Jane Fonda' nın kardeşi ve Bridget Fonda'nın babasıdır.Είναι γιος του Χένρι Φόντα, αδερφός της Τζέιν Φόντα και πατέρας της Μπρίτζετ Φόντα.
Siyasi bir ailede doğdu.Προερχόταν από πολιτική οικογένεια.
Vito Sicilya göçmenidir ve fakir bir ailede büyümüştür.Γεννήθηκε στην Σιναλόα και μεγάλωσε σε μια φτωχή αγροτική οικογένεια.
Annesi, Emma Swindells, yerel olarak tekstille uğraşan bir aileden geliyordu.Η μητέρα του, Έμμα Σουίντελς (Emma Swindells), ήταν από μια τοπική οικογένεια κλωστοϋφαντουργών.
Annesi Fransızca öğretmeni babası ise müfettiş bir aileden gelmiştir.Ο πατέρας της είναι οφθαλμίατρος και η μητέρα της καθηγήτρια σε κολέγιο γαλλικής γλώσσας.
Paris 12. arrondissement'da büyümüş ve solcu bir ailede yetişmiştir.Μεγάλωσε στο 16ο διαμέρισμα του Παρισιού, σε άνετο οικογενειακό περιβάλλον.
Müzisyen bir aileden geliyor.Προερχόταν από μουσική οικογένεια.
1895 Bahtin yoksul bir ailede doğdu.Γεννήθηκε στην Πλάκα το 1890 από φτωχή οικογένεια.
Böylece Nathan iki dilli ailede büyümüştür.Έτσι ο Άνταμς μεγάλωσε σε διάφορες χώρες.
İçinde astronom ve astrofizikçiler bulunan bir aileden gelmekteydi.Ανατράφηκε σε μια οικογένεια αστρολόγων.
Köy beş aileden oluşmaktadır.Έτσι το χωριό ήταν μοιρασμένο στις πέντε αυτές οικογένειες.
Caplan Los Angeles'ta reform yahudisi bir ailede doğdu.Γεννήθηκε το 1980 στο Λος Άντζελες από εβραϊκή οικογένεια.
Kurosava'nın annesi, Osaka'da yaşayan bir tüccar aileden geliyordu.Η μητέρα του ήταν κόρη εμπόρου από την Οσάκα.
Corpus separatum Fiume'de (bugünkü Rijeka) fakir bir ailede dünyaya geldi.Ιδιαίτερο καθεστώς παραχωρήθηκε στο Φιούμε (σημερινή Ριέκα), ως ξεχωριστό τμήμα του Βασιλείου της Ουγγαρίας.
Dan çok geleneksel bir aileden geliyor.Ο Νταν προέρχεται από μια πολύ παραδοσιακή οικογένεια.
1794'te Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı Sakız Adası'nda doğdu. Kökeni Bizanslı bir tüccar aileden gelmektedir.Γεννήθηκε το 1794 στη Χίο και καταγόταν από Βυζαντινή εμπορική οικογένεια.
Hıristiyan bir misyoner aileden gelmekle beraber tutucu ve entelektüel bir aile ortamı içinde büyümüştür.Han kom fra en kristen missionærfamilie og voksede op i et beskyttet og intellektuelt hjem.
Kelkitliler iki farklı aileden türemiştir.Svelmø ejes af to familier.
İtalya ve Hollanda asıllı bir aileden gelmektedir.Italien og Nederland, ønsker et fælles europæisk sæde.
Deeyah Oslo Norveç’te Sünni – Müslüman bir ailede doğdu.Deeyah blev født i Oslo, i Norge af sunni muslimske forældre.
Ailedeki çocuk sayısına göre belirlenen aile ödeneği bütçedeki en büyük giderlerden birisidir.For de fleste familier er disse omkostninger ved uddannelse den største af familiens udgifter.
O zamana kadar ise, bu hak ailedeydi.Gården har siden været i denne families eje.
O dindar bir ailede büyümüştür.Han voksede op i en kreativ familie.
On bir çocuklu bir aileden geliyordu.Han kom fra en fattig familie med tretten børn.
Liber Pontificalis'e göre, Beytüllahim'li Yahudi kökenli bir aileden gelmekteydi.Ifølge Liber Pontificalis kom han fra en familie af græsk oprindelse.
Hayez oldukça fakir bir aileden geliyordu.Bateman er fra en meget rig familie.
Müziksever bir aileden geliyordu, Johanna da iyi derecede piyano çalmayı öğrendi.Hun kommer fra en musikalsk familie og lærte at spille klaver i en meget ung alder.
Yahudi bir aileden gelir.Om en jødefamilie.
Sanatçı bir aileden geliyordu.Hun var ud af en kunstnerisk familie.
Wozniacki çok sportif bir aileden gelmektedir.Dolberg kommer ud af en sportsfamilie.
İkinci ve üçüncü aileler birinci aileden daha ağırdırlar.I dag er det tredje og fjerde generation, der i fællesskab står i spidsen for familievirksomheden.
Oskar Niedermayer, Regensburg'dan tüccar bir aileden geldi.Duckwitz stammede fra en købmandsfamilie fra Bremen.
Bu arada, Maggie kendini aileden uzak bir yerde bulur ve ayılar, ona yetiştirir.I mellemtiden stifter Maggie bekendtskab med nogle bjørne.
Belle sıkı bir Katolik ailede büyüdü.Hun er vokset op i en tætknyttet katolsk familie.
Edu alt gelirli bir ailede Dünya'ya gelmişti.Sid kommer fra et dårligt miljø derhjemme.
Annesi Yahudi'dir (Romanya, Rusya ve Polonya'dan bir aileden).Hennes mor er jødisk, med famile fra Romania, Russland og Polen.
Oyuncu bir aileden gelen aktör Henry Fonda'nın oğlu, Jane Fonda' nın kardeşi ve Bridget Fonda'nın babasıdır.Han er sønn til Henry Fonda, yngre bror til Jane Fonda og far til Bridget Fonda.
Gunnar dövüşü kazanmıştır, aama aynı aileden ikinci kişiyi de öldürür.Igjen slåss Gunnar med hell, men ulykkeligvis dreper han en andre mann fra samme ætt.
Richtofen soylu bir aileden geliyordu.Giustiniani stammet fra en adelsfamilie.
Kendini soylu bir aileden gelmiş gibi göstermek için Morcef soyadını alır.Loews-navnet skulle bli værende som et merkenavn i det nye selskapet.
Hayez oldukça fakir bir aileden geliyordu.Huang kom fra en fattig familie.
Yoksul bir aileden büyüdü.Han vokste opp i en fattig familie.
O zamana kadar ise, bu hak ailedeydi.Huset har siden vært i familiens eie.
Müzisyen bir ailede yetişti.Hun ble født i en musikalsk familie.
Yahudi bir ailede yetişmesine rağmen, sonralarda agnostik oldu ve kendini hümanist olarak tanımladı.Selv om han var døpt i Den engelske kirke, betraktet han seg selv som agnostiker.
Kürt asıllı bir ailede Mersin'de doğmuştur.Steen var født i Bergen i en handelsfamilie.
Ailede daha sonra 8 kardeşi oldu.Hun hadde åtte søsken.
Ailede dinsel ve geleneksel kurallar hakimdir.Prostitusjon er lovlig og regulert i Tyskland.
Pencaplı, tanınan bir aileden geliyor.Gåsøya, med én bosatt familie.