ai ile cümle
ai kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ailemi kariyerimin önünde tuttum.I put my family before my career.
Geçimini sağlayacak büyük bir ailem var.I have a large family to provide for.
Büyük bir aileye bakmak zorundayım.I have to support a large family.
Ona ailesinden bağımsız olmasını tavsiye ettim.I advised him to be independent of his parents.
Onun ailesini tanıyorum.I know his family.
Onun ailesini biliyorum.I know his family.
Ailede en gencim.I'm the youngest in the family.
Yurtdışında okumam hakkında ailemle konuştum.I talked with my parents about my studying abroad.
Onlar masraflar bana ait olmak üzere çok eğlendiler.They had great fun at my expense.
Keşke kendime ait bir odam olsa.I wish I had a room of my own.
Seni ve aileni görmeye can atıyorum.We are looking forward to seeing you and your family.
Şair Keats, Romantik okula aittir.The poet Keats belongs to the Romantic school.
Kendimize ait bir ev istiyoruz.We want a house of our own.
Keşke kendime ait bir evim olsa.I wish I had a house of my own.
Ailesine böyle davrandığı için deli olmalı.He must be crazy to treat his parents like this.
Gençler ailelerinden bağımsız olmak istiyorlar.Teenagers want to be independent of their parents.
Ailem tek başıma gitmeme izin vermedi.My parents wouldn't allow me to go by myself.
Geçen pazar ailem pandaları görmek için hayvanat bahçesine gitti.My family went to the zoo to see pandas last Sunday.
Geçen gün onunla karşılaştığımda ailemin sağlığını sordu.She asked after my parents' health when I met her the other day.
Tamamen NTT'ye ait şirket, iyi kazanıyor.The company, wholly owned by NTT, is doing well.
Ailem, benim büyük büyükbabamın zamanında Tokyo'da yaşamak için geldi.My family came to live in Tokyo in my great-grandfather's time.
Birçok aile sınırda yeni bir hayat kurmak için ayrıldı.Many families left to make a new life on the frontier.
Çok sayıda aile sınırda yeni bir hayat kurmak için batıya gitti.Many families went west to make a new life on the frontier.
Onun geliri büyük ailesini geçindiremeyecek kadar çok küçüktü.His income is too small to support his large family.
Büyük bir aileyi geçindirmenin sıkıntıları onunla arayı kapatmak için başlıyor.The pressures of supporting a big family are beginning to catch up with him.
Bir bilim adamının yakında AIDS için bir tedavi keşfedeceğini umuyorum.I hope that some scientist will soon discover a cure for AIDS.
Herkesin zaman zaman ailevi sorunları olur.Everyone has domestic troubles from time to time.
Bahçe, iki eve aittir.The garden is common to the two houses.
Tanaka ailesi onlarla yemek yemem için beni davet etti.The Tanakas invited me to dine with them.
Watanabe benim aile adımdır.Watanabe is my family name.
O günlerde ailemin hali vakti yerindeydi.My family was well off in those days.
Japan Airlines 124'ün biniş kapısı nerededir?Where is the boarding gate for Japan Airlines 124?
Japan Airlines 124 numaralı uçuşun biniş kapısı nerededir?Where is the boarding gate for Japan Airlines 124?
Japonlar kendilerini ait oldukları grupla tanımlamak eğilimindedir.The Japanese tend to identify themselves with the group they belong to.
Onun tarafından kırılan vazo halama aittir.The vase broken by him is my aunt's.
Bakması gereken büyük bir ailesi var.He has a large family to provide for.
Geçimini sağlaması gereken büyük bir ailesi var.He has a large family to provide for.
Bakacak büyük bir ailesi vardı.He had a large family to support.
Tek ebeveynli aileler için hiç sempatisi yok.He has no sympathy for single parent families.
Onun destekleyecek bir ailesi var.He has a family to support.
Onu destekleyecek bir ailesi yok.He has no family to support.
Onun geçindirecek büyük bir ailesi var.He has a large family to support.
Masraflar ona ait olmak üzere iyi bir akşam yemeği yedim.I had a good dinner at his expense.
Onun ailesi çok geniştir.His family is very large.
Onun ailesi çok büyük.His family is very large.
Onun ailesi banliyölerde yeni bir eve taşındı.His family moved into a new house in the suburbs.
Ailesinde bir ölüm oldu.There's been a death in his family.
Onun ailesinin aylık 800 dolar geliri var.His family has 800 dollars coming in every month.
O, büyük bir ailenin üyesidir.He belongs to a large family.
Ailesi yoksuldu ve yoksul insanlar genellikle müzik duymadı.His family was poor, and poor people did not often hear music.
Ailesi on yedinci yüzyıla kadar dayanıyor.His family dates back to the seventeenth century.
Ailesi kırk yıl önce anavatanından Brezilya'ya göç etti.His family emigrated from their mother country to Brazil forty years ago.
Onun ailesi tamamen çok iyidir.His family are all very well.
Onun ailesi buğday çiftçileriydi.His family had been wheat farmers.
Onun ailesi büyüktür.His family is large.
Ailesi tarlada çalışıyor.His family works in the fields.
Ailesi onun küçük geliriyle yaşamak zorunda.His family has to live on his small income.
Onun ölümü ailesine söylenecek.His family will be told of his death.
Onun maaşı ailesine bakamayacak kadar çok düşük.His salary is too low to support his family.
Onun aylık geliri ailesini geçindiremez.He cannot support his family on his monthly income.