Ahududu çok pahalıdır.Raspberries are very expensive.
Ahududuyu severim.I like raspberries.
Tostta ahududu reçel benim en sevdiğim Kahvaltı yemektir.Raspberry jam on toast is my favorite breakfast meal.
Çilek ve ahududu her ikisi de toplu bir meyvenin örnekleridir.Strawberries and raspberries are both examples of an aggregate fruit.
Çilek ve Ahududu nun her ikisi de, toplanan meyvelere örnektir.Strawberries and raspberries are both examples of an aggregate fruit.
Çilek de ahududu da birer agregat meyve örneğidir.Strawberries and raspberries are both examples of an aggregate fruit.
Hem çilek hem de ahududu küme meyvelere birer örnektir.Strawberries and raspberries are both examples of an aggregate fruit.
Bu ahududu rengidir.This is the color of raspberries.
1) Ahura Mazda'nın "onaltı mükemmel toprak" hakkındaki ifadelerinden birine yapılan atıftır.1) to one of Ahura Mazda's "sixteen perfect lands."
Köprü'den kazâsız geçen ruhlar, Ahura Mazda'da buluşacaktır.Those souls that successfully cross the bridge are united with Ahura Mazda.
Ahular o kadar güzel işlenmişlerdir ki yontma taş plakalarının arasına bıçak sırtı bile sığmaz.Many junctions are so perfect that not even a knife fits between the stones.
Lonomaʻaikanaka, Hilo asilzadesi Ahu-a-ʻI’nin kızıydı.Kuwalu was the mother of Chief Ahu-a-ʻI.
Bunların binek takımlarını üreten saraçlar da Emir-i Ahur’un emrindeydiler.They then made the tapes which Ad Kan passed on to Uvda.
Ahududu çiçeği, arılar için temel bir nektardır.The flowers are small, and a nectar source for bees.
Kemah (Türkiye) Ahuramazda'ya ait bir başka kült yeriydi (Ermeni Ohrmazd).Kemah (Turkey) was for Ahuramazda (Armenian Ohrmazd).
Ahududulu tart üç porsiyon creme bruleeRaspberry tart Three servings of creme brulee
Senin ahududunu istemiyorum.I don't want your berries.
Belki biraz ahududu, biraz çikolata eklemek istersiniz?You want a little more raspberry, a little more chocolate here or there?
Avimelek, danışmanı Ahuzzat ve ordusunun komutanı Fikol ile birlikte, Gerardan İshakın yanına gitti.Then Abimelech went to him from Gerar, and Ahuzzath his friend, and Phicol the captain of his army.
Naara ona Ahuzzam, Hefer, Temeni ve Haahaştariyi doğurdu. Bunlar Naaranın oğullarıydı.Naarah bore him Ahuzzam, and Hepher, and Temeni, and Haahashtari. These were the sons of Naarah.
"Ey milletim! Ahu figan gününden sizin hesabınıza korkuyorum."O my people, what I fear for you is the day of gathering, crying and calling,
Ahu figan gününden sizin hesabınıza korkuyorum."I fear for you a day on which will be a great outcry!”
Ahuachapánel_ salvador. kgmAhuachapán
Bu yılki ahududular daha iyi kalitede olmasına karşın, fiyatlar geçen yıldan daha düşük.Although this year's raspberry fruit is better quality, prices are lower than last year.
Sırbistan, dünyanın önde gelen ahududu üreticileri arasında yer alıyor. [Reuters]Serbia is among the world's top raspberry producers. [Reuters]
Bu yıl, bir kilogram ahududu bir avrodan satın alınacak.Instead, a kilogram of raspberries this year will go for one euro.
Ayrıca, stoklarında hâlâ geçen yılki hasattan kalan ahududular bulunduğunu ileri sürdüler.In addition, they say there are still raspberry inventories from last year's harvest.
Ahundzade ayrıca Kiril alfabesi kökenli bir de alfabe hazırlamıştı.[13]Ahundzade also prepared a Cyrillic based alphabet.[1]
I. Ardeşir güç simgesi olan halkayı Ahura Mazda'dan alıyor.Ardashir I receives the ring of power from Ahura Mazda.
Ahududu Adası (Alaska) açıklarında kayakçılar.Kayakers off the coast of Raspberry Island (Alaska)
Grenache'nin karakteristik notaları, ahududu ve çilek gibi dut meyvesidir.The characteristic notes of Grenache are berry fruit such as raspberries and strawberries.
Angra Mainyu, Zerdüştlerin kötülük tanrısı. İyilik tanrısı Ahura Mazda'ya karşı savaşır.Angra Mainyu, Zoroastrian god of evil and opposed to Ahura Mazda, god of good
Kale, Ahu Nehri ile Kali Sindh Nehri'nin birleştiği yerde inşa edilmiştir.The fort is constructed on the confluence of Ahu River and Kali Sindh River.
Hasan Ahund, 1995'te Kabil'in altı kişilik Denetleme Konseyi'ndeydi.[1]Hassan Akhund was on Kabul's six-man Supervisory Council in 1995.[9]
Taliban'ın 2021'de iktidara dönmesinin ardından, Ahund geçici başbakan olarak atandı.Following Taliban's return to power in 2021, Akhund was appointed interim Prime Minister.
Ahura Mazda ve diğer tanrılar beni, krallığımı ve yaptıklarımı korusunlar."Me may Ahuramazda protect, together with the gods, and my kingdom and what I have done."
Ahura Köyü ve Manastırını yok etmiştir.It destroyed the Saint Hakob of Akori monastery and Akory.
Dağlarda bol miktarda kuşburnu, böğürlen ve ahududu da mevcuttur.Im Gebirgsland werden Tierzucht (Ziegenherden) und Imkerei (zahlreiche Bienenkästen) betrieben.
Ahura Mazda tarafından kendisine vahyedilmiş ve O da halka vaazlarda bulunmuştur.Dort trifft sie auf Jades Diener Adam und fühlt sich zu ihm hingezogen.
Ahududu yaprakları, taze veya kurutulmuş olarak bitki çaylarında kullanılır.Pharmazeutisch wird das frische oder getrocknete Kraut der Pflanze verwendet.
Ahu: Canlandırıcı güç.Arnold: Gütekraft.
Dağlarda bol miktarda kuşburnu, böğürlen ve ahududu da mevcuttur.Il vit dans les montagnes, les escarpements rocheux, ainsi que les affleurements.
Hemşire Gazelle (Hemşire Ahu) - Okulun hemşiresidir.L'infirmière Gollum est l'infirmière de l'école.
1480 yılıyla birlikte Ahuitzohl komutasındaki Aztekler, Tarascalılara saldırılarını şiddetlendirirler.À partir de 1480, le souverain aztèque Ahuitzotl intensifia la guerre avec les Tarasques.
Köprü'den kazâsız geçen ruhlar, Ahura Mazda'da buluşacaktır.Aquellas almas que cruzan con éxito el puente se unen a Ahura Mazda.
Ahu: Canlandırıcı güç.Agua: Mayor poder de regeneración.
Süleyman Sani Ahundov 1906 yılında Bakü'de düzenlenen Azerbaycan öğretmenlerinin I. Kurultayı'na katıldı.Suleyman Sani Ajundov intervino en el I congreso de maestros de Azerbaiyán que tuvo lugar en Bakú, en 1906.
Ahunaz da o zaman Hatay Koşusu’nu kazanmıştı.Onzari estaba en ese momento jugando para Huracán.
Kara ahududu (Rubus occidentalis) Kuzey Amerika'ya özgü farklı bir bitki türüdür.Rubus occidentalis, la frambuesa negra, es una especie de Rubus nativa del este de Norteamérica.
Ahududu çiçeği, arılar için temel bir nektardır.Las flores de mezquite dan un néctar para las abejas.
Ahududular kuvvetlidir ve biraz istilacı olabilirler.Quizá sean poco espontáneos y un poco ampulosos.
1) Ahura Mazda'nın "onaltı mükemmel toprak" hakkındaki ifadelerinden birine yapılan atıftır.1) come una delle sedici terre perfette dell'Ahura Mazdā."
Dağlarda bol miktarda kuşburnu, böğürlen ve ahududu da mevcuttur.В горах много плодов, клевера и горного лука.
Koloğlu ve Ahududu sokakları arasındaki alanda, İstiklal Caddesi`ne bakan dar cepheli bir binadır.Между Стандартной и Инженерной улицами Фотографии застройки бывшего посёлка Бескудниково.
Daena: Ahura Mazda'nın kızı, din ile bağdaştırılır.Между тем дочь Абдул-Мурата Дина привязывается к пленнику.
Bu film de ona 24 Haziran 2007'de yapılmış olan Altın Ahududu ödüllerinde 2 adaylık kazandırdı.وعُرض هذا الفيلم في 24 يونيو 2007، وحصلت على جائزتين من جائزة التوتة الذهبية.
O yıl Duff, Altın Ahududu ödülüne tekrar aday gösterildi.وفي هذه السنة أيضاً تم ترشيح داف لجائزة التوتة الذهبية.
Ahu: Canlandırıcı güç.بعدها عن الطاقات المتجددة.
Ahura Mazda tarafından kendisine vahyedilmiş ve O da halka vaazlarda bulunmuştur.Adão quebrou o mandamento, sendo, pois, condenado, e, por meio dele (o representante), toda a humanidade.
Ahu: Canlandırıcı güç.Poder da Ressurreição.