Ana içeriğe geç
Sözlük

ahlâki ile cümle

ahlâki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu yüzden ne zaman bir şey yaratıyor olsam ahlaki açıdan bir sorumluluk hissediyorum veשאני עושה משהו, לתת למשהו מאה
Bu zincirleme reaksiyonu durdurmaya yarayacaksa, belki ahlaki çöküntü dahi sineye çekilebilir.Třeba ten morální hazard stojí za to, pokud zabrání tomuto řetězci, této kaskádě událostí, aby se děly.
Bu zincirleme reaksiyonu durdurmaya yarayacaksa, belki ahlaki çöküntü dahi sineye çekilebilir.その一連の出来事が起こる事を防ぐ価値があります。 もしどうにか、それは人々がお互いに融資を開始することができ、
C.A.: Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.De nombreuse personnes veulent croire au concept du progrès moral.
C.A.: Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.Molte persone vogliono credere in questo concetto di progresso morale.
C.A.: Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.Mucha gente quiere creer en este concepto de progreso moral.
C.A.: Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.Αρκετοί άνθρωποι θέλουν να τπιστέψουν σε αυτή την έννοια της ηθικής προόδου.
C.A.: Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.Много хора искат да вярват в тази идея за морален прогрес.
Charles Darwin ahlakın evrimi üzerine çok şey yazmıştı -- nereden geldiğini ve neden sahip olduğumuzu.Charles Darwin a longuement écrit sur l'évolution de la morale -- son origine, sa raison d'être.
Charles Darwin ahlakın evrimi üzerine çok şey yazmıştı -- nereden geldiğini ve neden sahip olduğumuzu.Charles Darwin a scris o grămadă despre evoluţia moralităţii - de unde a început, de ce o avem.
Charles Darwin ahlakın evrimi üzerine çok şey yazmıştı -- nereden geldiğini ve neden sahip olduğumuzu.Charles Darwin đã viết rất nhiều về sự tiến hóa của đạo đức - chúng đến từ đâu, tại sao chúng ta lại có nó.
Charles Darwin ahlakın evrimi üzerine çok şey yazmıştı -- nereden geldiğini ve neden sahip olduğumuzu.Charles Darwin escreveu muito sobre a evolução da moral — a sua origem, a sua razão de ser.
Charles Darwin ahlakın evrimi üzerine çok şey yazmıştı -- nereden geldiğini ve neden sahip olduğumuzu.Charles Darwin escribió bastante sobre la evolución de la moralidad; de dónde vino, por qué la tenemos.
Charles Darwin ahlakın evrimi üzerine çok şey yazmıştı -- nereden geldiğini ve neden sahip olduğumuzu.Charles Darwin rengeteget írt az erkölcs evolúciójáról -- honnan ered, miért van.
Charles Darwin ahlakın evrimi üzerine çok şey yazmıştı -- nereden geldiğini ve neden sahip olduğumuzu.Charles Darwin scrisse molto sull'evoluzione della moralità -- da dove venisse, perché ce l'abbiamo.
Charles Darwin ahlakın evrimi üzerine çok şey yazmıştı -- nereden geldiğini ve neden sahip olduğumuzu.Karol Darwin pisał dużo o ewolucji moralności: skąd się wzięła, dlaczego ją mamy.
Charles Darwin ahlakın evrimi üzerine çok şey yazmıştı -- nereden geldiğini ve neden sahip olduğumuzu.찰스 다윈은 윤리의 진화에 대한 많은 부분을 이야기했습니다. -- 어디서 유래했는지, 왜 존재하는지 말이죠.
Charles Darwin ahlakın evrimi üzerine çok şey yazmıştı -- nereden geldiğini ve neden sahip olduğumuzu.Чарлз Дарвин е изписал доста за еволюцията на морала - откъде произлиза, за какво служи.
Charles Darwin ahlakın evrimi üzerine çok şey yazmıştı -- nereden geldiğini ve neden sahip olduğumuzu.Чарльз Дарвин много написал об эволюции морали — откуда она взялась, почему она у нас есть.
Charles Darwin ahlakın evrimi üzerine çok şey yazmıştı -- nereden geldiğini ve neden sahip olduğumuzu.צ'רלס דארווין כתב רבות על האבולוציה של המוסריות - מהיכן היא הגיעה, למה יש לנו אותה.
Charles Darwin ahlakın evrimi üzerine çok şey yazmıştı -- nereden geldiğini ve neden sahip olduğumuzu.كتب تشارلز داروين موضوعاً جيداً عن تطوّر الأخلاق -- من أين أتت ، ولماذا حصلنا عليها.
Charles Darwin ahlakın evrimi üzerine çok şey yazmıştı -- nereden geldiğini ve neden sahip olduğumuzu.道徳の進化-- その由来やその理由について。 ダーウィンは記しています、徳の多くが
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Biayanya mahal, sangat sulit, tidak etis, atau, sederhananya, tidak mungkin dilakukan.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Das kann teuer [nicht machbar], unethisch, oder einfach nicht möglich sein.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Det kan vara dyrt, [mycket svårt], oetiskt, eller, helt enkelt, bara omöjligt att göra en sådan sak.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Het kan duur zijn, erg lastig, onethisch, of ronduit onmogelijk om zoiets te doen.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.이 일은 비용이 많이 들고, 아주 어려우며 비윤리적일 수도 있고 단순히 그냥 불가능 합니다.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Może być drogie, [bardzo trudne], nieetyczne lub, szczerze, po prostu niemożliwe do zrobienia.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Může to být drahé, obtížné, neetické, nebo to prostě není proveditelné.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Nagyon drága, bonyolult lehet, vagy nem etikus, vagy egyszerűen nem lehet végrehajtani.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Poate fi prea scumpă, [prea dificilă], poate să nu fie etică, sau, chiar, poate să nu fie posibilă.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Pode ser caro, [muito difícil], pouco ético, ou, francamente, mesmo impossível de se fazer.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Puede que sea caro, [muy difícil], antiético, o, francamente, imposible de realizar.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Può essere dispendioso, [molto difficile], non etico, o francamente, semplicemente impossibile.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Μπορεί να είναι ακριβή, [πολύ δύσκολη], ανήθικη, ή, ειλικρινά, απλά μη δυνατό να κάνεις κάτι τέτοιο.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Это может оказаться затратным, очень сложным, неэтичным, или, по правде говоря, просто невозможным.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.זה יכול להיות יקר, [קשה מאוד], לא אתי, או, למען האמת, פשוט לא אפשרי.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.قد تكون غالية الثمن، ليست مجدية غير أخلاقية أو بصراحة، من المستحيل القيام بشيء كهذا
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.倫理的でなかったり ただ単にそんなことは不可能な場合もあります では実際にネットワークを図にしないで
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Bởi vì sự thật là bất kì công việc nào liên quan đến sự tương tác với những người khác là công việc đạo đức.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Karena sebenarnya setiap pekerjaan yang melibatkan hubungan dengan manusia lain adalah pekerjaan moral.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.왜냐하면 여러분이 하는 일이 혼자가 아닌 다른 사람과 함께 하는 일인 이상 결국은 인간적인 도덕적 책임이 수반될 수밖에 없으니까요.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Mert az igazság az, hogy minden munka, ami emberekkel kapcsolatos az morális munka.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Parce que la vérité c'est que toute tâche qui demande à interagir avec d'autres gens est une tâche morale.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Pentru că adevarul este că orice muncă ce implică interacţiunea cu alţi oameni este muncă morală.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Porque a verdade é que qualquer trabalho que façam que envolva interacção com outras pessoas é trabalho moral.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Pretože pravda je taká, že každá práca, ktorá zahŕňa kontakt s ľuďmi, je morálna práca.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Want de waarheid is dat elk werk waarbij interactie met mensen aan de orde is, moreel werk is.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Weil die Wahrheit ist, dass jeder Job, der Interaktion mit anderen Menschen beinhaltet, moralische Arbeit ist.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Διότι η αλήθεια είναι ότι κάθε εργασία που σχετίζεται με αλληλεπίδραση ανθρώπων είναι μια ηθική εργασία.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.Тому що будь яка робота, якщо вона стосується роботи з людьми, є моральною роботою.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.כי האמת היא שכל עבודה שאתם עושים ושכוללת מגע עם אנשים אחרים היא עבודה מוסרית.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.فالحقيقة أن أي عمل يقتضي تعاملاً مع أفراد آخرين هو عملٌ أخلاقي.
Çünkü, aslında insanlarla ilişkiye geçmeyi gerektiren her iş, bir ahlaki görevdir.それがどんな仕事であれ 倫理的な仕事なのですから そしてあらゆる倫理的な仕事は実践知を必要とします
Daha da önemlisi, bilgi paylaşımı ahlakına sahiplerdi.Co ważne, mieli kulturę dzielenia się informacją.
Daha da önemlisi, bilgi paylaşımı ahlakına sahiplerdi.E cosa fondamentale, avevano questa regola di scambiare le informazioni.
Daha da önemlisi, bilgi paylaşımı ahlakına sahiplerdi.Et plus important encore, ils avaient cette philosophie du partage d'information.
Daha da önemlisi, bilgi paylaşımı ahlakına sahiplerdi.가장 중요한 것은, 그들은 정보를 공유하고자 하는 정신을 가지고 있었어요.
Daha da önemlisi, bilgi paylaşımı ahlakına sahiplerdi.Şi cel mai important, aveau acest etos al împărtăşirii informaţiei.
Daha da önemlisi, bilgi paylaşımı ahlakına sahiplerdi.Und ganz wichtig: Ihr Ethos des Informationsaustauschs.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod