Bir çoğu imkansız, bazıları partik değil ve bir kaç tanesi de kesinlikle ahlaki değil.רובן בלתי אפשריות, חלקן לא ישימות. ואחת או שתיים מהן לא אתיות
Bir çoğu imkansız, bazıları partik değil ve bir kaç tanesi de kesinlikle ahlaki değil.معظمهم من المستحيلات، بعضهم غير عملي وواحد أو أثنين منهم اكيد غير أخلاقي.
Bir çoğu imkansız, bazıları partik değil ve bir kaç tanesi de kesinlikle ahlaki değil.不道徳なのも一つか二つ (笑)
[Birinin adaletsiz yasalara uymamak için ahlaki sorumluluğu var. - Dr.[<<Ο καθένας έχει την ηθική υποχρέωση να μην υπακούει άδικους νόμους>>.-Dr.
[Birinin adaletsiz yasalara uymamak için ahlaki sorumluluğu var. - Dr. Martin Luther King, Jr.][" Chacun a la responsabilité morale de désobéir à des lois injustes. " — Dr Martin Luther King, Jr.]
[Birinin adaletsiz yasalara uymamak için ahlaki sorumluluğu var. - Dr. Martin Luther King, Jr.]"시민에겐 옳지못한 법규에 불응해야하는 도덕적인 책임이 있다." -마틴 루터 킹
[Birinin adaletsiz yasalara uymamak için ahlaki sorumluluğu var. - Dr. Martin Luther King, Jr.]"Qualquer um tem a responsabilidade moral de desobedecer leis injustas" - Dr. Martin Luther King, Jr.
[Birinin adaletsiz yasalara uymamak için ahlaki sorumluluğu var. - Dr. Martin Luther King, Jr.]Wir haben die moralische Verantwortung ungerechte Gesetze zu unterwandern"- Dr. Martin Luther King, Jr.
[Birinin adaletsiz yasalara uymamak için ahlaki sorumluluğu var.En estos momentos tengo el honor de presentarles al líder moral de nuestra nación,
Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler.Az erkölcsi magatartás határozza meg az emberi lény történetét.
Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler.Comportamentul moral determina istoria unei fiinte umane.
Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler.Der seelische Zustand ist entscheidend für die Geschichte des Menschen.
Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler.L'état mental est déterminant dans l'histoire de l'être humain.
Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler.Lo stato mentale è determinante per la storia dell'essere umano.
Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler.Moralne zachowanie określa historię ludzkości.
Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler.Mravní chování určuje historii a vývoj lidské bytosti.
Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler. Sizin nelerden bahsettiğinizi bilmiyorum!Моральное поведение определяет историю человеческого существования я не знаю о чем ты говоришь.
Bir insanın geçmişi ahlaki davranışını belirler.Η ηθική συμπεριφορά καθορίζει την ιστορία ενός ανθρώπινου όντος.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Estamos a falhar enquanto nação na defesa da moral sobre a qual nos fundámos.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Estamos fallando, como nación en defender los principios morales sobre los que nos fundamos.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Eșuăm ca națiune să susținem principiile pe care ne-am fondat.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Het lukt ons niet als natie om de normen van onze stichters hoog te houden.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.우리는 우리가 나라의 근간으로 여겨온 바로 그 가치를 지키는 데 실패하고 있습니다.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Kot narodu nam ne uspeva spoštovati vrednote, na katerih smo bili ustanovljeni.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Là một quốc gia chúng ta đang thất bại trong việc duy trì những giá trị mà từ đó đất nước này được dựng lên.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.La nostra nazione sta venendo meno ai principi morali su cui siamo stati fondati.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Mint nemzet, elbukunk a erkölcseink fenntartásában, amelyekre alapításunk építtetett.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Nous n'arrivons pas en tant que nation à défendre les mœurs où nous avons été fondés.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Selháváme jako národ v prosazování morálních pravidel, na kterých jsme byli založeni.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Vi fejler som nation med at opretholde de moralske principper som vi er grundlagt på.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Vi håller på att misslyckas, som nation, med att upprätthålla de grundpelare vi byggdes på.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Wir versagen als Nation, den Werten gerecht zu werden, auf die wir gegründet sind.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Αποτύχαμε σαν έθνος να διατηρήσουμε τις αξίες πάνω στις οποίες βασιστήκαμε.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.А като нация не успяваме да удържим морала, на който сме основани.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Как нация, мы не в состоянии придерживаться морали, которая положена в основу нашей нации.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.Ми, як нація, не спроможні підтримувати моральні норми, на яких заснована країна.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.כאומה, אנו נכשלים בשמירה על עקרונות המוסר שהם הבסיס שלנו.
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.نحن نفشل كأمة في أن نعيش للأخلاقيات التي وُجدنا على أساسها
Bir ülke olarak, üzerine kurulduğumuz ahlaki değerleri sürdürmekte başarısız oluyoruz.独立宣言に書かれた この国家の礎を 私たちは守っていません アメリカには平等がぜんぜんありません
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Chúng ta, nên, về mặt đạo đức, cam kết trở thành thầy thuốc của thế giới.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Jesteśmy, powinniśmy moralnie poczuwać się do bycia uzdrowicielem świata.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.우리는, 그렇게 도덕적으로 세계의 치료자가 되는것에 몰두해야한 합니다.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Noi siamo, dovremmo essere, moralmente impegnati ad essere i guaritori del mondo.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Nosotros estamos, deberíamos estar, moralmente comprometidos a ser los sanadores del mundo.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Nous sommes, devrions être moralement engagés à être le soigneur du monde.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Suntem, trebuie să fim angajaţi moral să devenim tămăduitorii lumii.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Wir sind, oder sollten es sein, moralisch dazu verpflichtet, der Heiler der Welt zu sein.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Ми повинні дати собі слово стати цілителями цього світу.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Мы должны дать себе слово стать целителями этого мира.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.Ние сме - трябва да сме - морално ангажирани да сме целители на света.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.אנו הננו, וצריכים להיות, מחוייבים מבחינה מוסרית להיות מרפאי העולם.
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.وهكذا يجب ان نكون ملتزمين أخلاقيا لن نكون مرشد العالم وحاميه
Biz, ahlaki açıdan kendimizi dünyanın yaralarını sarmaya adıyoruz, adamalıyız da.世界を癒やすものに ならんと努力せねばなりません 私たちは いくつもの例を 何度も目にしてきました
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.위의 두 전문분야는 5개의 요소에 크게 동의하는데. 그것을 우리는 도덕의 다섯가지 토대라고 부릅니다.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.5つのモラリティの根源です 1. 危害/親切
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Am găsit cinci -- cinci potriviri, pe care noi le numim cele cinci fundamente ale moralității.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Chúng tôi đã tìm thấy năm mối liên hệ mà chúng tôi gọi là năm nền tảng của đạo đức.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Encontramos cinco -- los cinco más compatibles, los cuales llamamos los cinco pilares de la moralidad.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Kami menemukan 5 --- 5 kaitan terbaik, yang kita sebut 5 dasar moralitas.
Biz beş tane bulduk- beş en iyi mukayeseli örnek ki bunlara ahlakın beş temeli dedik.Löysimme viisi yhtäläisyyttä, joita kutsumme viideksi moraalisuuden peruspilariksi.