ahi ile cümle

ahi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,戶 篩 對 押 沙 龍 說 、 亞 希 多 弗 這 次 所 定 的 謀 不 善
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,戶篩對 押 沙龍說 、 亞希 多 弗這 次 所定 的 謀不善
Huşay gelince Avşalom, ‹‹Ahitofel bu öğüdü verdi›› dedi, ‹‹Onun öğüdüne uyalım mı? Yoksa, sen öğüt ver.››후새가 압살롬에게 이르매 압살롬이 저에게 말하여 가로되 아히도벨이 여차여차히 말하니 우리가 그 말대로 행하랴 그렇지 않거든 너는 말하라
Huşay gelince Avşalom, ‹‹Ahitofel bu öğüdü verdi›› dedi, ‹‹Onun öğüdüne uyalım mı? Yoksa, sen öğüt ver.››ויבא חושי אל אבשלום ויאמר אבשלום אליו לאמר כדבר הזה דבר אחיתפל הנעשה את דברו אם אין אתה דבר׃
Huşay gelince Avşalom, ‹‹Ahitofel bu öğüdü verdi›› dedi, ‹‹Onun öğüdüne uyalım mı? Yoksa, sen öğüt ver.››فلما جاء حوشاي الى ابشالوم كلمه ابشالوم قائلا بمثل هذا الكلام تكلم اخيتوفل. أنعمل حسب كلامه ام لا. تكلم انت.
Huşay gelince Avşalom, ‹‹Ahitofel bu öğüdü verdi›› dedi, ‹‹Onun öğüdüne uyalım mı? Yoksa, sen öğüt ver.››戶 篩 到 了 押 沙 龍 面 前 、 押 沙 龍 向 他 說 、 亞 希 多 弗 是 如 此 如 此 說 的 . 我 們 照 著 他 的 話 行 、 可 以 不 可 以 、 若 不 可 、 你 就 說 罷
Huşay gelince Avşalom, ‹‹Ahitofel bu öğüdü verdi›› dedi, ‹‹Onun öğüdüne uyalım mı? Yoksa, sen öğüt ver.››戶篩 到 了 押 沙龍 面前 、 押 沙 龍向 他說 、 亞希多弗是 如此 如此 說 的 . 我 們照著 他 的 話行 、 可以 不 可以 、 若 不 可 、 你 就 說罷
Hz. İsa'nın ahırda doğduğu sahneyi görüyoruz.Vidíme vlastně scénu zrození Ježíše, když se narodil do nádoby s krmením pro dobytek.
İhtimalle Eski Ahit'in kralları ve kraliçeleriler.Nejspíš se jedná o krále a královny ze Starého zákona.
İhtimalle Eski Ahit'in kralları ve kraliçeleriler.Prawdopodobnie to królowie i królowe ze Starego Testamentu.
İhtimalle Eski Ahit'in kralları ve kraliçeleriler.Représentant probablement les rois et les reines de l'ancien Testament.
İhtimalle Eski Ahit'in kralları ve kraliçeleriler.Waarschijnlijk de Koningen en Koninginnen uit het Oude Testament.
İhtimalle Eski Ahit'in kralları ve kraliçeleriler.Вероятно, это цари и царицы Ветхого Завета.
İhtimalle Eski Ahit'in kralları ve kraliçeleriler.Очевидно, це царі та цариці Старого Завіту.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.A Kálef vyhnal ztade troch synov Enákových, Šešaiho, Achimána a Talmaiho, deti Enákove.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Caleb a izgonit de acolo pe cei trei fii ai lui Anac: Şeşai, Ahiman şi Talmai, copiii lui Anac.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Caleb en chassa les trois fils d`Anak: Schéschaï, Ahiman et Talmaï, enfants d`Anak.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Caleb scacciò di là i tre figli di Anak, Sesai, Achiman e Talmai, discendenti di Anak
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Ca-lép bèn đuổi đi ba con trai của A-nác, là Sê-sai, A-hi-nam, và Tha-mai.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Ca-lép bèn đuổi đi ba con_trai của A-nác , là Sê-sai , A-hi-nam , và Tha-mai .
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.E Calebe expulsou dali os três filhos de Anaque: Sesai, Aimã e Talmai, descendentes de Anaque.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.És kiûzé onnan Káleb Anáknak három fiát: Sésait, Ahimánt és Tálmait, Anák gyermekeit.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.In Kaleb je izgnal odondod tri Enakove sinove: Sesaja, Ahimana in Talmaja, Enakove otroke.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.I vyhnal odtud Kálef tři syny Enakovy: Sesai a Achimana a Tolmai, rodinu Enakovu.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.I wypędził stamtąd Kaleb trzech synów Enakowych: Sesaja, i Ahymana, i Talmaja, syny Enakowe.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Ja Kaaleb karkoitti sieltä kolme anakilaista, Anakin jälkeläiset Seesain, Ahimanin ja Talmain,
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Kaleb verdreef de drie zonen van Enak en hun volken: Sesai, Ahiman en Talmai.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Keturunan Enak ialah orang Sesai, Ahiman dan Talmai. Kaleb mengusir mereka semuanya dari Hebron
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.갈렙이 거기서 아낙의 소생 곧 그 세 아들 세새와 아히만과 달매를 쫓아내었고
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Och Kaleb fördrev därifrån Anaks tre söner, Sesai, Ahiman och Talmai, Anaks avkomlingar.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Og Kaleb drev bort derfra de tre anakitter Sesai og Akiman og Talmai, efterkommere av Anak.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.og Kaleb drev de tre Anakiter bort derfra, Sjesjaj, Abiman og Talmaj, der nedstammede fra Anak.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Und Kaleb vertrieb von da die drei Söhne Enaks: Sesai, Ahiman und Thalmai, geboren von Enak,
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Y Caleb echó de allí a los tres hijos de Anac: a Sesai, a Ajimán y a Talmai, descendientes de Anac
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.И выгнал оттуда Халев трех сынов Енаковых: Шешая, Ахимана и Фалмая, детей Енаковых.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.И Халева изпъди от там тримата Енакови сина: Сесая, Ахимана и Талмая, Енакови чада.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.וירש משם כלב את שלושה בני הענק את ששי ואת אחימן ואת תלמי ילידי הענק׃
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.وطرد كالب من هناك بني عناق الثلاثة شيشاي واخيمان وتلماي اولاد عناق.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.迦 勒 就 從 那 裡 趕 出 亞 衲 族 的 三 個 族 長 、 就 是 示 篩 、 亞 希 幔 、 撻 買
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.迦勒 就 從那裡趕 出 亞衲族 的 三 個 族長 、 就是 示篩 、 亞希幔 、 撻買
Karısı, Ahimaasın kızı Ahinoamdı. Ordusunun başkomutanı amcası Ner oğlu Avnerdi.Istrinya bernama Ahinoam, anak Ahimaas; panglima tentaranya adalah Abner anak Ner, yaitu paman Saul
Karısı, Ahimaasın kızı Ahinoamdı. Ordusunun başkomutanı amcası Ner oğlu Avnerdi.사울의 아내의 이름은 아히노암이니 아히마아스의 딸이요 그 군장의 이름은 아브넬이니 사울의 숙부 넬의 아들이며
Karısı, Ahimaasın kızı Ahinoamdı. Ordusunun başkomutanı amcası Ner oğlu Avnerdi.Sauls Hustru hed Ahinoam, en Datter af Ahimåz; hans Hærfører hed Abiner, en Søn af Sauls Farbroder Ner;
Karısı, Ahimaasın kızı Ahinoamdı. Ordusunun başkomutanı amcası Ner oğlu Avnerdi.Имя же жены Сауловой – Ахиноамь, дочь Ахимааца; а имя начальникавойска его – Авенир, сын Нира, дяди Саулова.
Karısı, Ahimaasın kızı Ahinoamdı. Ordusunun başkomutanı amcası Ner oğlu Avnerdi.ושם אשת שאול אחינעם בת אחימעץ ושם שר צבאו אבינר בן נר דוד שאול׃
Karısı, Ahimaasın kızı Ahinoamdı. Ordusunun başkomutanı amcası Ner oğlu Avnerdi.واسم امرأة شاول اخينوعم بنت اخيمعص. واسم رئيس جيشه ابينير بن نير عم شاول.
Karısı, Ahimaasın kızı Ahinoamdı. Ordusunun başkomutanı amcası Ner oğlu Avnerdi.掃 羅 的 妻 、 名 叫 亞 希 暖 、 是 亞 希 瑪 斯 的 女 兒 。 掃 羅 的 元 帥 、 名 叫 押 尼 珥 、 是 尼 珥 的 兒 子 . 尼 珥 是 掃 羅 的 叔 叔
Karısı, Ahimaasın kızı Ahinoamdı. Ordusunun başkomutanı amcası Ner oğlu Avnerdi.掃羅 的 妻 、 名叫 亞希暖 、 是 亞希瑪斯 的 女兒 。 掃羅 的 元帥 、 名叫 押尼珥 、 是 尼珥 的 兒子 . 尼珥 是 掃羅 的 叔叔
Ki bu yasalar belki de Eski Ahit'in on emrinin öncülleriydi.Die misschien vóór de juridische codes, de geboden van het Oude Testament.
Ki bu yasalar belki de Eski Ahit'in on emrinin öncülleriydi.Tento zákoník je možná starší než přikázání Starého zákona.
Ki bu yasalar belki de Eski Ahit'in on emrinin öncülleriydi.Який, можливо, є попередником правових кодексів, заповідей Старого Завіту
Korkunç. ♫ Sobule: Eski Ahit çok önemsiz olabilir. ♫Borzalmasan. ♫ Az ótestamentumi Isten olyan kicsinyes. ♫
Koyunlar da kırpılmış yoldan ahıra, kendi kendilerine yolu bulurlardı.De schapen keerden terug naar de scheerstal voor de verschillende seizoenen.
Koyunlar da kırpılmış yoldan ahıra, kendi kendilerine yolu bulurlardı.양떼는 다음 계절을 위해 양털깎는 헛간으로 되돌아왔습니다.
Koyunlar da kırpılmış yoldan ahıra, kendi kendilerine yolu bulurlardı.la adăposturile amenajate pentru diferite sezoane.
Koyunlar da kırpılmış yoldan ahıra, kendi kendilerine yolu bulurlardı.Owce wracały do szopy, gdzie odbywało się strzyżenie na różne pory roku.
Koyunlar da kırpılmış yoldan ahıra, kendi kendilerine yolu bulurlardı.Овцы, видя нас, поворачивали назад и приходили в сарай для стрижки.
Koyunlar da kırpılmış yoldan ahıra, kendi kendilerine yolu bulurlardı.באמצעות אופנועים וסוסים, והכבשים היו מתכנסות חזרה
Koyunlar da kırpılmış yoldan ahıra, kendi kendilerine yolu bulurlardı.فتعرف الغنم طريقها نحو المزرعة وهذا يتكرر على مدى الفصول الأربعة.
Koyunlar da kırpılmış yoldan ahıra, kendi kendilerine yolu bulurlardı.毛刈り小屋まで移動させるのです そこで私が学んだのは

İlgili Sayfalar