Böylece Makedonya ve Ahayadaki bütün imanlılara örnek oldunuz.так что вы стали образцом для всех верующих в Македонии и Ахаии.
Böylece Makedonya ve Ahayadaki bütün imanlılara örnek oldunuz.так що ви стали ся взором усім віруючим у Македониї і Ахаї.
Böylece Makedonya ve Ahayadaki bütün imanlılara örnek oldunuz.עד היותכם מופת לכל המאמינים אשר במקדוניא ובאכיא׃
Böylece Makedonya ve Ahayadaki bütün imanlılara örnek oldunuz.حتى صرتم قدوة لجميع الذين يؤمنون في مكدونية وفي اخائية.
Böylece Makedonya ve Ahayadaki bütün imanlılara örnek oldunuz.甚 至 你 們 作 了 馬 其 頓 和 亞 該 亞 、 所 有 信 主 之 人 的 榜 樣
Böylece Makedonya ve Ahayadaki bütün imanlılara örnek oldunuz.甚至 你 們作 了 馬其頓 和 亞該亞 、 所有 信主 之人 的 榜樣
Bu olaylardan sonra öfkesi dinen Kral Ahaşveroş, Vaştiyi, yaptıklarını ve ona karşı alınan kararı anımsadı.그 후에 아하수에로왕의 노가 그치매 와스디와 그의 행한 일과 그에 대하여 내린 조서를 생각하거늘
Bu olaylardan sonra öfkesi dinen Kral Ahaşveroş, Vaştiyi, yaptıklarını ve ona karşı alınan kararı anımsadı.אחר הדברים האלה כשך חמת המלך אחשורוש זכר את ושתי ואת אשר עשתה ואת אשר נגזר עליה׃
Bu olaylardan sonra öfkesi dinen Kral Ahaşveroş, Vaştiyi, yaptıklarını ve ona karşı alınan kararı anımsadı.بعد هذه الأمور لما خمد غضب الملك احشويروش ذكر وشتي وما عملته وما حتم به عليها.
Bu olaylardan sonra öfkesi dinen Kral Ahaşveroş, Vaştiyi, yaptıklarını ve ona karşı alınan kararı anımsadı.這 事 以 後 、 亞 哈 隨 魯 王 的 忿 怒 止 息 、 就 想 念 瓦 實 提 和 他 所 行 的 、 並 怎 樣 降 旨 辦 他
Bu olaylardan sonra öfkesi dinen Kral Ahaşveroş, Vaştiyi, yaptıklarını ve ona karşı alınan kararı anımsadı.這事 以 後 、 亞哈隨魯 王 的 忿怒 止息 、 就 想念 瓦 實提 和 他所 行的 、 並怎 樣 降旨 辦他
Bütün YouTube kanalı ahalisi gerçekten ilginç içerikler göndermekteydi.Banyak saluran YouTube mengunggah video-video yang sangat menarik.
Bütün YouTube kanalı ahalisi gerçekten ilginç içerikler göndermekteydi.Cały kanał na YouTube, gdzie ludzie umieszczają naprawdę interesujące rzeczy.
Bütün YouTube kanalı ahalisi gerçekten ilginç içerikler göndermekteydi.Een heel YouTube-kanaal van mensen die ontzettend interessante inhoud insturen.
Bütün YouTube kanalı ahalisi gerçekten ilginç içerikler göndermekteydi.Egy egész YouTube-csatornányi ember küld értékes tartalmakat.
Bütün YouTube kanalı ahalisi gerçekten ilginç içerikler göndermekteydi.Ein ganzes Youtube Channel auf dem Menschen wirklich interessante Inhalte geladen haben.
Bütün YouTube kanalı ahalisi gerçekten ilginç içerikler göndermekteydi.Imensas pessoas do canal YouTube a submeterem material muito interessante.
Bütün YouTube kanalı ahalisi gerçekten ilginç içerikler göndermekteydi.Kanál YouTube plný lidí posílajících opravdu zajímavý obsah.
Bütün YouTube kanalı ahalisi gerçekten ilginç içerikler göndermekteydi.정말 재미있는 컨텐츠를 제출한 사람들의 유투브 채널입니다.
Bütün YouTube kanalı ahalisi gerçekten ilginç içerikler göndermekteydi.Un canal de YouTube completo en el que personas subían contenido realmente interesante.
Bütün YouTube kanalı ahalisi gerçekten ilginç içerikler göndermekteydi.Une chaîne Youtube entière où les gens postent des contenus vraiment intéressants.
Bütün YouTube kanalı ahalisi gerçekten ilginç içerikler göndermekteydi.Un intero canale di YouTube pieno di loro video.
Bütün YouTube kanalı ahalisi gerçekten ilginç içerikler göndermekteydi.Un întreg canal de YouTube cu oameni care trimiteau conținut cu adevărat interesant.
Bütün YouTube kanalı ahalisi gerçekten ilginç içerikler göndermekteydi.Πολλοί άνθρωποι καταχώρησαν την εξαιρετική δουλειά τους στο Γιου Τιουμπ.
Bütün YouTube kanalı ahalisi gerçekten ilginç içerikler göndermekteydi.Има цял YouTube канал от хора качващи наистина интересно съдържание.
Bütün YouTube kanalı ahalisi gerçekten ilginç içerikler göndermekteydi.Целый канал YouTube, где люди выкладывали очень интересные идеи.
Bütün YouTube kanalı ahalisi gerçekten ilginç içerikler göndermekteydi.Цілий канал на YouTube, куди люди завантажували справді цікаві речі.
Bütün YouTube kanalı ahalisi gerçekten ilginç içerikler göndermekteydi.ערוץ שלם ביו-טיוב התמלא באנשים שהגישו רעיונות מאוד מעניינים.
Bütün YouTube kanalı ahalisi gerçekten ilginç içerikler göndermekteydi.قناة يوتيوب كاملة من الناس تقدم محتوى مثيرا للاهتمام حقا.
Bütün YouTube kanalı ahalisi gerçekten ilginç içerikler göndermekteydi.最近作られた 3D化されたトム・ヨークの頭部です
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.A gdy się wracał Jozafat, król Judzki, do domu swego w pokoju, do Jeruzalemu,
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.A tedy Jozafat mal veľké bohatstvo a veľkú slávu. Ale sa spriaznil s Achabom.
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.Da Josafat havde vundet stor Rigdom og Hæder, besvogrede han sig med Akab.
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.Giòsafat, che aveva ricchezza e gloria in abbondanza, si imparentò con Acab
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.Giô-sa-phát đã được nhiều của cải và sự vinh hiển, bèn kết sui gia cùng A-háp.
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.Giô-sa-phát đã được nhiều của_cải và sự vinh_hiển , bèn kết sui_gia cùng A-háp .
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.I měl Jozafat bohatství a slávu velmi velikou, a spříznil se s Achabem.
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.In Josafat je imel obilo bogastva in časti. In sklenil je svaštvo z Ahabom.
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.Iosafat a avut bogăţii şi slavă din belşug, şi s'a încuscrit cu Ahab.
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.Jósafátnak nagy gazdagsága és dicsõsége vala. Õ sógorságot szerze Akhábbal.
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.Josafat tenía riquezas y gloria en abundancia, y emparentó con Acab
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.Josafat vant stor rikdom og ære. Han inngikk svogerskap med Akab;
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.Josaphat eut en abondance des richesses et de la gloire, et il s`allia par mariage avec Achab.
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.여호사밧이 부귀와 영광이 극하였고 아합으로 더불어 연혼하였더라
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.När Josafat nu hade kommit till stor rikedom och ära, befryndade han sig med Ahab.
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.Niin Joosafatille tuli paljon rikkautta ja kunniaa, ja hän lankoutui Ahabin kanssa.
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.Tinha, pois, Jeosafá riquezas e glória em abundância, e aparentou-se com Acabe.
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.Und Josaphat hatte große Reichtümer und Ehre und verschwägerte sich mit Ahab.
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.Και ειχεν ο Ιωσαφατ πλουτον και δοξαν πολλην και εσυμπενθερευσε μετα του Αχααβ.
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.А Иосафат имаше богатство и голяма слава; и направи сватовщина с Ахава.
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.И было у Иосафата много богатства и славы; и породнился он с Ахавом.
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.ויהי ליהושפט עשר וכבוד לרב ויתחתן לאחאב׃
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.وكان ليهوشافاط غنى وكرامة بكثرة. وصاهر اخآب.
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.約 沙 法 大 有 尊 榮 貲 財 、 就 與 亞 哈 結 親
Büyük bir zenginlik ve onura kavuşan Yehoşafat, evlilik bağıyla Ahava akraba oldu.約沙法 大 有 尊榮 貲財 、 就 與亞 哈結親
Derdi ki: " Aha! Şimdi bana patlıyorsun demek, öyle mi?"Direbbe:"Ah!Ti stai arrabbiando con me adesso?"
Duydunuz mu? Buradan nefret ediyorun. Ahan da şuraya yazıyorum bu bok çukuru hep Alman dolu.Kau mendengarnya?
[Falsetto sesle] Biz... [Normal sesle] Aham!우리..우리 너무 오래 걸었어
[Falsetto sesle] Biz... [Normal sesle] Aham!Stiamo camminando da secoli.
[Falsetto sesle] Biz... [Normal sesle] Aham!Vi har gået --- ahem, vi har gået til aldre.