ah ile cümle
ah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sen ah, bizim anlaşma değiştirmek ister misiniz?You uh, want to change our deal?
kıkırdıyolar ohh...ahh ahh ahh,Charlie!(giggles) Ooohh... ouch. Ouch!
Ah!Bu kedi...Ah! It's a cat...
Ahh, cidden bu koku nereden geliyor?Ahh, seriously where does this smell came from?
Şimdilik, yaşlı, sıkıcı ustadan kurtuldum! Ah!I'll be temporarily free from that old annoying master!
Ah, tamam, fakat, öte yandan,- Ah, yes. <i>- But, on the contrary,
Ah, neden bunu yaptın?Ah, why did you do that?
Ah, bu adamı öldüreceğim! Ne?Ah, I'm going to kill this guy!
Ah, domuzun boynundaki inci gibi dururdu.Ah, it'd be like pearls around pig's neck.
Ah hyungnim, nereye gidiyorsun?Ah Hyungnim, Where are you going?
Ah, ama...Ah, but...
Ah, Jang Man Ok isminden nefret ediyorum.I really hate the name Jang Man Ok.
Ah, o zaman sorun yok.Ah, Then it's ok.
Ah, sadece iki saatkaldı.Ah, only two hours left. No one is looking for me, huh? Okay.
Sorun de?l. Ah? Alo?Your aunt said you didn't come!
Bunlar ahlakın temel taşları.So these are the pillars of morality.
Birisine "Ahlak hangi temellere dayanır?" diye sorarsanız, hep bu iki öğe öne çıkar.If you ask anyone, "What is morality based on?" these are the two factors that always come out.
Bana kalırsa evrimleşen bir ahlak anlayışımız var.I believe there's an evolved morality.
Daha çok; "Ah canım, anlat ne oldu?" demenizi isterler.They want to hear, "You poor thing, tell me about it."
Ah, Setsuko!Ah, Setsuko!
İşte ahlak ile cimriliği birbirine karıştırıverince ne olduğunun örneği.This is what happens when we confuse morality with frugality.
Jandi,iyi misin? ah! bana gelince,şey, gerçekten iyiyim ne? neden bana öyle bakıyorsun? çünkü ,JanDi, are you okay? Ah! As for me, well, I'm doing really well.
Son videoda belirttiğim gibi elimizde ahşap bir yüzey var ve cismimizde ahşap. -As we said in the last video, we're now assuming wood on wood So this is the wedge
Herkes gerçekten iyi, prens ahmak hariç adı Pip.- Great, actually.
Üzgünüm, bu yılın en ahlaksız partisinde fotoğrafı olsun istedim.Sorry, I just had to have a picture of the wickedest party of the year.
Bu bir ahtapot.(Laughter)
Resif boyunca hareket eden bir ahtapot var.look at light, look at patterns.
İşte ön planda deniz yosunları. Ve bir ahtapot.Here's some algae in the foreground -- and an octopus.
ah, özür dilerim, Doktor.There's, um, plenty of food for the weekend? Oh, yes, sir. Everything was provided for.
Ah, ben , ben bilmiyordum.Dr. Armstrong, one vote. Rogers, one vote. Ms. Brent, one vote.
Ah, hayallerimizde adalar inşa ederiz. kaçışları temsil eden.Well, but, but, who's gonna keep it? [LOUD KNOCKlNG] Rogers!
Ah, onlara masal anlatıyorum.Yes, we all overslept. I heard her get up. She must have gone downstairs.
Hey, Kismet. Ah, işte.Hey, Kismet, ah, there it is.
Senin tenin Ah, tenin ve kemiklerinYour skin, oh yeah, your skin and bones
Senin tenin Ah tenin ve kemiklerinYour skin, oh yeah, your skin and bones
Adamın oğlu üç kilometere ötedeki inek ahırında yaşamaya zorlanmış.The man's sons were banished to live three kilometers away, in a cowshed.
"Ah, Pixar'ın bir prenses filmi yaptığına inanamıyorum.""Aw, I can't believe Pixar made a princess movie."
Ben ise " Ah, bir dakika.And I said, "Oh ...
Derken annem dedi ki, "Ah, Bob, yeter artık.And my mother said, "Oh, Bob, stop it.
Ah, hayat bazen ne kadar da zalim olabiliyor.Oh, life can be so cruel.
Dedim ki, "Ah, şimdi, benim rahmim yok çünkü bir kaç yıl önce kansere yakalandım.I said, "Oh. Now, I don't have a uterus, because I had cancer a few years ago.
- Ah, hayýr!- Sim, virei correndo!
Ki bu yasalar belki de Eski Ahit'in on emrinin öncülleriydi.Which perhaps predate the legal codes, the commandments of the Old Testament.
Ah, Pinokyo.Ah, Pinocchio.
Şikayeti aldım ve Bayan Ah Young'ın açıklamasını dinledim! Ben olayı senden daha iyi biliyorum!But I received the report and I heard your friend's explanation, I know more than you.
Dear Ah YoungDear Ah Young,
Şimdi bunu Ah young'a yollayacağım.I'm going to send it to Ah Young right now, so...
Ama ah, onun o sabunu yok mu!But oh, her soap!
Çünkü bu odada ahlaksız olduğunu söylediği görüntüler vardı.Because there were images in it he said were licentious.
Ah, aslında vardı.Yeah, actually, I did.
Ah hayır, artık acayip bi hale geldiniz.Oh no, now you are grotesque.
Bu ahlaksızca.It's immoral.
Ah, zavallı Min-Ha, ne yapsak?Oh, poor MinHa...what shall we do about this?
Ah, ben Jan-Di Kuru Temizleme Servisi'nden teslimat getirmiştim.I have a delivery from JanDi's Dry Cleaning Service....
Ah, haha, ben... Otuz dolar tutuyor. - Ah, tanrım.Oh, hehhh. i'm . . . i have a delivery for you!
-Ben öldükten sonra ailemle hallet. - Ah, böyle davranmasana...After I die, settle it with my family... Oh! Don't be like that...
-Ah, o tarafta mı?Oh, that way?
Ve herkes bal mı yedi? Nasıl buna seyirci kalıyorlar Ah, tanrımHow can they just stand there? oh my god
Ah, sahi, JoonPyoOh right, JoonPyo
Ah, işte burada.Oh, here it is.