ah ile cümle
ah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
"Ah! o ölür! "diye bağırdı, oldukça anlam.Mary gave a little involuntary jump. "Oh! did she die!" she exclaimed, quite without meaning to.
En büyük olanlar th 'inek ahırında gider ve orada oynar.The biggest ones goes out in th' cow-shed and plays there.
"Ah! Sen iyi bir kızsın!"Oh! you're a good girl!"
O, bu yol üzerinde yürümek gibi. " Ah!He'll like to walk over this way."
"Ah! ona bak! "Mary bağırdı."Oh! look at him!" exclaimed Mary.
Ve bence bu ahlaksal egzersiz için iyi bir şeydir.And I think it's good moral exercise.
Ama ah o öpüşmesi yok mu![Giulio] Holy crap, how he kisses though.
-Ah, tabi, tencere ve kapak olayı, o kızı neden getirmedin?Ah, right, the ball and chain: why didn't you bring her?
Ah, tamam, teşekkür ederim.Uh, well, thank you.
Patronları dedi ki, " Ah, bu güzel haber.And he said, "Oh, that's great.
Yoon Ah-rim, biraz kilo ver.Yoon Ah-rim, lose some weight.
Seni ahmak.You, Chief! Idiot.
Ah başım! Acıyor!My head.
Ahmak Hyun-wookDarn Hyun-wook.
Yoon Ah Rim!Yoon Ah Rim!
Ah Rim'in kendi başına kaçacağını biliyordum.I knew Ah-rim will run away on her own.
O ahlaksız pisliğin intihar ettiğini duymuştum.I heard that sick jerk committed suicide.
Öldükten sonra da ahlaksızdı, hatta geri döndü.He turned even more vicious after he died.
Ahşap el sanatlarının hayranı olduğunu söyledi.He said he was a manic fan of wooden crafts.
Fakat paylaţmak ahlaken yanlýţ deđildir, aksine ahlaki bir buyruktur."But sharing isn't immoral — it's a moral imperative."
MIT'nin bu duruma engel olmak için ahlaki bir yükümlülüđü vardý.They had the moral authority to stop it in its tracks.
MIT'nin davranýţlarý, kendi ahlaki deđerleriyle çeliţiyordu.MlT's behaviour seemed really at odds with the MlT ethos.
Ah ... bu ...Ah... that was...
Napıyorsun bir köylu ahjussi gibi?<br />Bu pasaklı şapkayi nerden aldın?What are you doing like a village ahjussi? Where did you get that dowdy hat?
Ah! öyle mi?Ah! Is that so?
Ah Cidden!Ah, seriously!
Ah, niye?Ah, why?
Ah! cidden, acıyor...Beni dinleyinAh, really, it hurts... listen to me.
Ah, evet.Uh, yes.
Ah, evet...Uh, yeah...
Eski Ahit çok önemsiz olabilir. ♫The Old Testament God can be so petty. ♫
Ah, merhaba Makarov.Oh, hello Makarov.
Hayır! Trev. Trev, sorun yok, ahbap.NO!
- Evet, iyiyim, ahbap.Yeah, I'm good, man. Alright.
- Bana dokunma, ahbap!Don't fucking touch me, man!
- Ama bu Tangles, ahbap.Fucking Tangles, man.
Hadi, ahbap!Come on, man!
Ahududulu tart üç porsiyon creme bruleeRaspberry tart Three servings of creme brulee
Ah, bir de tepeler daha düzleşmiş.Oh, and the hills over there became steeper as well.
Ah...ne yapmalıyım? <i>Jang Man Ok?Ah, what should I do? Jang Man Ok! Look at your posture.
Bu Ahjumma gerçekten çatlak mı?Is this Ahjumma really crazy?
Bu Ahjussi, provalar için bir yere ihtiyacı olduğunu söyledi...This ahjussi said that he needs a place for his association to practice.
Ahjussi, göçmen kuşun matemini biliyor musunuz?Ahjussi, do you know the sorrow of a migratory bird? He settles down with difficulty.
Ahjussi, lütfen hapishanede çok kalmayacağım şekilde ayarlayın.Ahjussi, get me a short sentence this time.
Ah, cidden!<br />Seni bir elime geçirirsem, öldün sen!Ah, seriously! If I catch you with my hands, you are dead!
Ah doğru, teslimattan önce aramalıydım.That's right! I was asked to call before making the delivery.
Sen ahlaksızsın!You are wicked!
Ahlaksız mı?Wicked?
Ne dedin?<br />-Sorun nerde?<br />-Ahlaksız mı?What did you say? - What is the problem? - Wicked?
Ah elbette.Ah, of course.
Dok Go Min Ah çok doğru söyledi.Dok Go Min Ah said something right.
Ha Ni ah!Ha Ni ah!
Ha Ni Ah.Ha Ni ah.
Ah seni serseri.Ah brat.
Ahh, o Tennis Klübüne gitti.Ahh, he went to the Tennis Club.
Ah Oh Ha Ni?Ah Oh Ha Ni?
Ah bir dakika bekleyin...Ah wait a min...
Ah haklıyım!Ah I was right!
Oh Joo Ri, Min Ah!Oh Joo Ri, Min Ah!
Ah, dediğimi yapsana!Ah, come on!