Ana içeriğe geç
Sözlük

agaç ile cümle

agaç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Rüzgar çok sayıda ağacı devirdi.The wind brought down a large number of trees.
Üç ağaç rüzgarda eğildi.The tree bent in the wind.
Balon ağaca takıldı.The balloon was caught in the tree.
Büyük bir gürültüyle ağacın düştüğünü duyduk.We heard the tree fall with a crash.
Birçok ağaç yıkıldı.Many trees fell down.
Yapraklar ağaçlardan düştü.The leaves fell from the trees.
Ağaçlar evimi rüzgardan koruyorlar.Trees shelter my house from the wind.
Ağaç düştü.The tree fell down.
Yol düşen ağaçlar tarafından tıkalıydı.The road was obstructed by fallen trees.
Oduncu bir baltayla bir ağacı deviriyor.The woodcutter fells a tree with an ax.
Ağaçta birkaç portakal var.There are some oranges on the tree.
O da ağaçlar hakkında daha çok şey öğrenmek istedi.He wanted to know more about the trees, too.
O da ağaçlar hakkında daha çok şey öğrenmek istiyordu.He wanted to know more about the trees, too.
Ben bir ağaca rastladım.I ran into a tree.
Ağaçlar beni yağmurdan korudu.The trees kept me out of the rain.
Ağacın altında biraz dinlenelim.Let's take a little rest under the tree.
Ben bir ağacın altına sığınmak zorunda kaldım.I had to take shelter under a tree.
Ağacın altındaki bisiklet benimkidir.The bicycle under the tree is mine.
Ağacın altında bir bank var.There is a bench under the tree.
Ağacın altında bazı erkek çocukları var.There are some boys under the tree.
Ağaçlar arasında bir ev görüyorum.I see a house among the trees.
Biz ağaçların üzerindeki kuleyi görebiliyoruz.We can see the tower above the trees.
Ağaçtaki kedi bana doğru aşağıya geldi.The cat on the tree came down to me.
Ağaçta öten kuşa bak.Look at the bird singing in the tree.
Ağaçların yaprakları sonbaharda sarıya döner.The leaves of the trees turn yellow in fall.
Ağaçların yaprakları sonbaharda kırmızılaşır.The leaves of the trees turn red in the fall.
Eğer varsa, az sayıda ağaç vardı.There were few, if any, trees.
Ağaçlar yakında yapraksız olacak.The trees will soon be bare.
Görünürde bir ağaç yoktu.There was not a tree in sight.
Bir ağaç ne kadar uzun olursa tırmanmak o kadar zor olur.The taller a tree is, the harder it is to climb.
Bir ağacın altına sığındık.We took shelter under a tree.
Ağacın altında yaşlı bir kadın görüyorum.I see an old woman under the tree.
Ağacın gölgesinde hava serindi.It was cool in the shade of the trees.
Ağaçların yaprakları kızarmaya başladı.The leaves of the trees began to turn red.
Ağaçlar zaten yapraksız.The trees are already bare.
Ağaçlar tomurcuklanmaya başlıyor.The trees are beginning to bud.
Alandaki büyük bir ağacı yıldırım çarptı.A big tree in the field was struck by lightning.
Birçok ağaç fırtına tarafından yıkıldı.Many trees were blown down by the storm.
O kız ağaçlara tırmanmayı seviyordu.That girl loved climbing trees.
Şu ağaçta yetişen tüm mangolara bak.Look at all the mangoes growing on that tree.
Onun arabası bir ağaca çarptı.His car ran into a tree.
Ahmet çocukken, yüksek ağaçlara tırmanabiliyordu.When Ahmad was a boy, he could climb tall trees.
O, ağaçtan indi.He climbed down from the tree.
Park oldukça büyüktür; Çok sayıda ağaçları ve çok sayıda çiçekleri vardır.This park is pretty big; it has a lot of trees and many flowers.
Yaklaşık bir düzine ağaç kısa sürede dikilmişti.About a dozen trees had soon been planted.
Maymun ağaçtan düştü.The monkey fell from the tree.
Ağaçlar çok nadirdi.The trees were very scarce.
Ben, bu elmaları topladığın ağaçları görmek istiyorum.I should like to see the trees from which you picked these apples.
Bahçeme elma ağacı diktim.I planted an apple tree in my garden.
Yaşlı bir adam ağacın gölgesinde dinleniyordu.An old man was resting in the shade of the tree.
Ağaç her an düşmeye hazırdı.The tree was ready to fall at any moment.
Ben ağaçtan uzağım.I am far from the tree.
Ben köpeğimi bahçedeki bir ağaca bağladım.I tied my dog to a tree in the garden.
Bahçeme bir elma ağacı diktim.I planted an apple tree in my yard.
Son kez bir ağaca ne zaman tırmandığımı hatırlamıyorum.I don't remember the last time I climbed a tree.
O dükkana giderken köpeğini ağaca bağladıHe tied his dog up to the tree while he went into the store.
O, çaba harcamadan ağaca tırmandı.He climbed up the tree without effort.
Bir zamanlar bir ağacın içinde kayboldum.Once, I got lost inside a tree.
Huş ağacı yaprakları zaten sarardı.The birch leaves have already turned yellow.
Ağacın kök sistemi otuz metre boyunca uzanır.The tree's root system stretches over thirty meters.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod