Köpeğinizi ağaca zincirlenmiş tutun.Keep your dog chained up to the tree.
Parkta birçok ağaç var mı?Are there many trees in the park?
Parkta çok ağaç var mı?Are there many trees in the park?
Parkta kiraz ağacının altında bankta yatan genç bir adam gördüm.I saw a young man lying on the bench under the cherry tree in the park.
Parktaki tüm kiraz ağaçları tamamen çiçek açmış.All the cherry trees in the park are in full bloom.
Parkın her yanı ağaçlık.The park is well wooded.
Uzun boylu çam ağaçları gölün etrafında bir halka yapmaktadır.Tall pine trees make a ring around the lake.
Uzun boylu bir ağaç evini bizim bakışımızdan sakladı.A tall tree hid his house from our view.
Yüksek ağaç tepesinde yakalanmış siyah bir şapka var.There's a black hat caught in the high tree top.
Komşunun çocuğu bir ağaçtan tepe üstü düştü.The boy next door fell head first from a tree.
Bu yıl elma ağaçları erken çiçek açtı.The apple trees blossomed early this year.
Ağaçlar bu yılın başlarında tomurcuklanıyor.The trees are budding early this year.
Kiraz ağaçları çiçek açmak üzereThe cherry trees are about to blossom.
Kiraz ağaçları yolun iki tarafında ekilir.The cherry trees are planted on either side of the road.
Kiraz ağaçları çiçek açmaya hazırlanıyor.The cherry trees are getting ready to bloom.
Kiraz ağaçları tamamen çiçeklenmişler.The cherry trees are in full blossom.
Bir ağaç meyvesinden tanınır.A tree is known by its fruit.
Çocuklar ağaçlara tırmanmayı severler.Children like climbing trees.
Yavru kedi ağaçtan inemedi.The kitten couldn't get down from the tree.
Bahçemizin iki kiraz ağacı vardır.Our garden has two cherry trees.
Biz yağmurdan dolayı bir ağacın altında sığındık.We took shelter from the rain under a tree.
Biz ağaçtan fındıkları salladık.We shook nuts from the tree.
Biz ağaçlarla çevrili bir otelde kaldık.We stayed at a hotel surrounded by trees.
Evimin önünde bir kiraz ağacı var.There is a cherry tree in front of my house.
Evimin önünde uzun bir ağaç var.There is a tall tree in front of my house.
Köpeğimi bahçemizdeki ağacın altında uzanırken buldum.I found my dog lying under the tree in our yard.
Erkek kardeşim bir ağaçtan düştü ve bacağını kırdı.My brother fell off a tree and broke his leg.
Benim önerim caddeler boyunca daha fazla ağaç ekilmesidir.My suggestion is for more trees to be planted along the streets.
Bir ağacın üzerinde uçan bir kuş gördüm.I saw a bird flying over a tree.
Şu ağacın altında duran bir kız görüyorum.I see a girl standing under that tree.
Bu cins bir ağacı daha önce hiç görmedim.I've never seen that kind of tree before.
Köpeğimi avludaki ağaca bağladım.I tied my dog to the tree in the yard.
Bir ağacın gölgesine oturup kitabı okudu.I sat down in the shade of a tree and read the book.
Ben bir ağacı keserek devirdim.I chopped a tree down.
Kağıt ağaçtan yapılır.Paper is made from wood.
Ağaç meyvelerin ağırlığı altında eğildi.The tree bent under the weight of the fruit.
Araba ağaca çarptı.The car bumped the tree.
Araba, ağaca tosladı.The car bumped the tree.
Araba bir ağaca çarptı.The car ran into a tree.
Ağaçlar oksijen yayar ve karbon dioksit emer.Trees give off oxygen and absorb carbon dioxide.
Sonbaharda, yapraklar ağaçlardan düşer.In autumn, leaves fall from trees.
Kuşlar ağaçlarda neşeyle ötüyorlar.Little birds are singing merrily in the trees.
Kuşlar ağaçlarda ötüyorlar.Birds are singing in the trees.
Kuşlar ağaçta şarkı söylüyorlardı.Birds were singing up in the tree.
Erkek çocuğu ağacın üzerine adını kazıdı.The boy carved his name on the tree.
Bahçıvana bazı ağaçlar diktirdim.I had the gardener plant some trees.
Ağaç kuşlarla dolu.The wood is alive with birds.
Orada büyük bir sedir ağacı vardı.There used to be a large cedar tree there.
Tapınağın yanında uzun bir ağaç vardı.There used to be a tall tree near the temple.
Eskiden evimin önünde büyük bir çam ağacı vardı.There used to be a big pine tree in front of my house.
Birçok ağaç kışın çıplaktır.Many trees are bare in winter.
Birçok ağaç kışın yapraksızdır.Many trees are bare in winter.
Tayfun bir ağacın benim bahçeme yıkılmasına neden oldu.The typhoon caused a tree to tumble on my yard.
Büyük bir ağaç fırtınada düştü.A big tree fell in the storm.
Büyük ağaca yıldırım düştü.The big tree was struck by lightning.
Ağaçlar bozkırlarda yetişmez.Trees do not grow on prairies.
Fırtınada büyük bir ağaç devrildi.A big tree has fallen in the storm.
Büyük bir ağacın arkasına sığındık.We took refuge behind a big tree.
Ağacı kim dikti?Who planted the tree?
Havuzun etrafında bir sürü ağaç var.There are a lot of trees around the pond.