Pakistan ile Afganistan arasındaki sınır yakınlarında yer almaktadır.Asub Valgevene ja Ukraina piiri lähedal.
Peştun dili ile birlikte Afganistan'ın resmi dillerinden biridir. ^Dari keel on Afganistanis koos puštu keelega ametlik keel.
Afganistan devlet başkanları listesiAfganistani riigipeade loend
Kabul University (KU) is Afganistan'ın başkenti Kabil'de bulunmaktadır.Kabuli Ülikool (dari keeles پوهنتون کابل ) on ülikool Afganistani pealinnas Kabulis.
Peştunlar Afganistan'daki en büyük ve Pakistan'daki en büyük ikinci etnik gruptur.See on Sambia suurim ja Aafrikas suuruselt teine rahvuspark.
1990 yılında, Afganistan'da büyük politik değişiklikler oldu.Järgnevatel aastatel toimusid Aafrikas tohutud sotsiaalsed muutused.
Paştun kayıtlarında İsrailoğullarının Afganistan'ın Ghor şehrine yerleştikleriyle ilgili bilgiler bulunur.Tänu tema väliuuringutele on meil üksikasjalikke andmeid afgaani rebase eluviisist Iisraelis.
1978 - Sovyetler Birliği, Afganistan ile 20 yıllık dostluk anlaşması imzaladı.1928 – Itaalia kirjutas Etioopiaga alla sõpruslepingu 20 aastaks.
Afganistan'ın başkenti Kabil'de bir kadın linç edilerek öldürüldü.Afganistani pealinnas Kabulis rünnati välismaalaste seas populaarset restorani.
Afganistan'ın güneyindeki Helmand kentinde bir banka şubesine düzenlenen saldırıda 7 kişi öldü.Afganistani lõunaosas Helmandi provintsis leiti 17 maha raiutud peadega tsiviilisiku surnukehad.
A-10, I. Körfez, Kosova, Afganistan ve II. Körfez Savaşlarında görev yapmıştır.B-2 Spiritit on kasutatud Kosovo sõjas, Afganistani ja Iraagi sõjas.
Afganistan'ın resmi armasıdır.Horugis on avatud Afganistani esindus.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.2001년 2002년 사이의 겨울에 제가 아프가니스탄을 보았을 때 저는 다음과 같은 것을 보게되었 습니다.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Als ich quer durch Afghanistan wanderte, im Winter 2001-2002, sah ich Szenen wie diese.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Amikor Afganisztánban jártam 2001-2002 telén, ilyen jeleneteket láttam.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Când am mers prin Afganistan, în iarna dintre 2001-2002, asta este ceea ce am văzut.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Cuando anduve por Afganistán en el invierno del 2001-2002, vi escenas como esta.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Gdy przemierzałem Afganistan zimą 2001/2002 roku, widziałem takie sceny.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Když jsem procházel Afghánistánem v zimě 2001-2002, viděl jsem scény, jako je tato.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Keď som prechádzal Afganistanom v zime na prelome rokov 2001 a 2002, tak som videl scény ako sú tieto.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Khi tôi đặt chân tới Afghanistan vào mùa đông 2001 - 2002, tôi đã nhìn thấy những quang cảnh như thế này.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.När jag gick genom Afghanistan på vintern mellan 2001-2002, såg jag saker som detta.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Quand j'ai parcouru l'Afghanistan durant l'hiver 2001-2002, j'ai vu des scènes comme celle-là.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Quando percorri o Afeganistão, no inverno de 2001-2002, vi cenas como esta.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Saat saya berjalan melintasi Afganistan pada musim dingin 2001-2002, saya melihat pemandangan seperti ini.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Toen ik door Afghanistan liep in de winter van 2001-2002, zag ik taferelen als dit.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Όταν διέσχισα το Αφγανιστάν με τα πόδια το χειμώνα του 2001-2002, είδα σκηνές σαν αυτή.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Когато през зимата на 2001 - 2002 г. обикалях Афганистан, гледките на които се натъкнах бяха ето такива.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Когда я гулял по Афганистану зимой 2001-2002 года, то, что я увидел - это сцены как эта.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.כשסיירתי באפגניסטן בחורף 2002-2001, ראיתי מראות כאלה.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.عندما تجولت في أفغانستان في شتاء 2001-2002 مارأيته كان هذا ..
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.アフガニスタンを歩き回った時に、 こんな光景を目にしました。 暗い部屋の片隅で女の子が
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.和这些冲锋枪—— 使得情况恶化,而非缓解。 2001到2002年的冬天
2005'te Afganistan'a dışişleri bakanı olarak ilk geldiğimde,제가 2005년 외무부 장관으로서 아프가니스탄에 왔을 때,
2005'te Afganistan'a dışişleri bakanı olarak ilk geldiğimde,Când am venit pentru prima oară în Afganistan în 2005 ca ministru de externe,
2005'te Afganistan'a dışişleri bakanı olarak ilk geldiğimde,W 2005 roku pierwszy raz byłem w Afganistanie jako minister spraw zagranicznych.
2005'te Afganistan'a dışişleri bakanı olarak ilk geldiğimde,כשבאתי לראשונה לאפגניסטן בשנת 2005 כשר חוץ,
2005'te Afganistan'a dışişleri bakanı olarak ilk geldiğimde,عندما زرت افغانستان اول مرة في 2005 كوزير للخارجية
2005'te Afganistan'a dışişleri bakanı olarak ilk geldiğimde,国際治安支援部隊(ISAF)の
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.2006-ban becslések szerint körülbelül 6610 tonn ópiumot állítottak elő, ennek 92%-át Afganisztánban.
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.Calcula-se que tenham sido produzidas cerca de 6 610 toneladas de ópio em 2006, 92% das quais no Afeganistão.
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.Det anslås, at der blev produceret ca. 6 610 tons opium i 2006, heraf 92 % i Afghanistan.
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.Im Jahr 2006 wurden schätzungsweise 6 610 Tonnen Opium hergestellt, davon 92 % in Afghanistan.
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.Man uppskattar att omkring 6 610 ton opium producerades 2006, varav 92 % framställdes i Afghanistan.
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.Naar schatting is in 2006 6 610 ton opium geproduceerd, waarvan 92 % in Afghanistan.
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.Odhaduje sa, že v roku 2006 sa vyrobilo asi 6 610 ton ópia, z čoho 92 % v Afganistane.
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.Odhaduje se, že v roce 2006 bylo vyrobeno asi 6 610 tun opia, z toho 92 % v Afghánistánu.
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.On estime à 6 610 tonnes la quantité d’opium produite en 2006, dont 92 % en Afghanistan.
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.Se estima que en 2006 se produjeron alrededor de 6 610 toneladas de opio, un 92 % de las cuales en Afganistán.
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.Szacuje się, że w 2006 r. wyprodukowano około 6610 ton opium, z czego 92% w Afganistanie.
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.Υpiολογίζεται ότι το 2006 piαράχθηκαν piερίpiου 6 610 τόνοι οpiίου, 92 % του οpiοίου στο Αφγανιστάν.
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.Според оценките през 2006 г. са произведени около 6610 т опиум, като 92 % от тях в Афганистан.
23 yıl aradan sonra Afganistan'a geri döndüğümde, boşluk büyümüştü.20세 미만이고
23 yıl aradan sonra Afganistan'a geri döndüğümde, boşluk büyümüştü.Dnešní svět globalizace je rychlý.
23 yıl aradan sonra Afganistan'a geri döndüğümde, boşluk büyümüştü.là ở dưới độ tuổi 20 và số người trong độ tuổi này ngày càng tăng nhanh.
23 yıl aradan sonra Afganistan'a geri döndüğümde, boşluk büyümüştü.legalább, 10-20 éves távlatból kell nézni.
23 yıl aradan sonra Afganistan'a geri döndüğümde, boşluk büyümüştü.Mais dans mon monde, dans cet Afghanistan où je suis revenu après 23 ans,
23 yıl aradan sonra Afganistan'a geri döndüğümde, boşluk büyümüştü.Ma nel mio mondo, sapete, quando sono tornato in Afganistan dopo 23 anni,
23 yıl aradan sonra Afganistan'a geri döndüğümde, boşluk büyümüştü.Pero en mi mundo -- sabes, cuando fui de vuelta a Afganistán tras 23 años, el espacio se había expandido.
23 yıl aradan sonra Afganistan'a geri döndüğümde, boşluk büyümüştü.Вернувшись после 23 лет в Афганистан, я обнаружил, что расстояния увеличились.