Ana içeriğe geç
Sözlük

afgan ile cümle

afgan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
1919 - Afganistan, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.1919 – Afganistan sai Suurbritanniast sõltumatuks.
Pakistan ile Afganistan arasındaki sınır yakınlarında yer almaktadır.Asub Valgevene ja Ukraina piiri lähedal.
Peştun dili ile birlikte Afganistan'ın resmi dillerinden biridir. ^Dari keel on Afganistanis koos puštu keelega ametlik keel.
Afganistan devlet başkanları listesiAfganistani riigipeade loend
Kabul University (KU) is Afganistan'ın başkenti Kabil'de bulunmaktadır.Kabuli Ülikool (dari keeles پوهنتون کابل ) on ülikool Afganistani pealinnas Kabulis.
Peştunlar Afganistan'daki en büyük ve Pakistan'daki en büyük ikinci etnik gruptur.See on Sambia suurim ja Aafrikas suuruselt teine rahvuspark.
1990 yılında, Afganistan'da büyük politik değişiklikler oldu.Järgnevatel aastatel toimusid Aafrikas tohutud sotsiaalsed muutused.
Paştun kayıtlarında İsrailoğullarının Afganistan'ın Ghor şehrine yerleştikleriyle ilgili bilgiler bulunur.Tänu tema väliuuringutele on meil üksikasjalikke andmeid afgaani rebase eluviisist Iisraelis.
1978 - Sovyetler Birliği, Afganistan ile 20 yıllık dostluk anlaşması imzaladı.1928 – Itaalia kirjutas Etioopiaga alla sõpruslepingu 20 aastaks.
Afganistan'ın başkenti Kabil'de bir kadın linç edilerek öldürüldü.Afganistani pealinnas Kabulis rünnati välismaalaste seas populaarset restorani.
Ana madde: Afgan mülteciler Devam eden savaş sebebiyle, yaklaşık altı milyon Afgan ülkesinden kaçtı.Nende tagasi tõmbumise järel 2001. aastal naasid peaaegu 6 miljonit afgaani pagulast oma kodumaale.
Afganistan'ın güneyindeki Helmand kentinde bir banka şubesine düzenlenen saldırıda 7 kişi öldü.Afganistani lõunaosas Helmandi provintsis leiti 17 maha raiutud peadega tsiviilisiku surnukehad.
A-10, I. Körfez, Kosova, Afganistan ve II. Körfez Savaşlarında görev yapmıştır.B-2 Spiritit on kasutatud Kosovo sõjas, Afganistani ja Iraagi sõjas.
Afganistan'ın resmi armasıdır.Horugis on avatud Afganistani esindus.
200.000'in üzerinde Afgan Güvenlik Kuvveti mensubuna temel seviyede okuma ve yazma öğrettik.200 000 армейцев научились читать и писать.
200.000'in üzerinde Afgan Güvenlik Kuvveti mensubuna temel seviyede okuma ve yazma öğrettik.우리는 20만 아프간 치안 병사들이 기본적으로 읽고 쓸 수 있도록 잘 가르쳐 왔습니다.
200.000'in üzerinde Afgan Güvenlik Kuvveti mensubuna temel seviyede okuma ve yazma öğrettik.Chúng tôi dạy cho hơn 200,000 người Afghanistan trong lực lượng an ninh cách đọc và viết ở mức độ cơ bản.
200.000'in üzerinde Afgan Güvenlik Kuvveti mensubuna temel seviyede okuma ve yazma öğrettik.Hemos enseñado a más de 200 000 afganos de las fuerzas de seguridad a leer y escribir a un nivel básico.
200.000'in üzerinde Afgan Güvenlik Kuvveti mensubuna temel seviyede okuma ve yazma öğrettik.Już ponad 200 tys. członków afgańskich służb bezpieczeństwa umie dzięki nam czytać i pisać.
200.000'in üzerinde Afgan Güvenlik Kuvveti mensubuna temel seviyede okuma ve yazma öğrettik.We hebben meer dan 200.000 Afghaanse veiligheidstroepen de basis van lezen en schrijven bijgebracht.
200.000'in üzerinde Afgan Güvenlik Kuvveti mensubuna temel seviyede okuma ve yazma öğrettik.Ми навчили понад 200,000 афганських вояків читати і писати.
200.000'in üzerinde Afgan Güvenlik Kuvveti mensubuna temel seviyede okuma ve yazma öğrettik.Обучили сме над 200 000 афганистански сили за сигурност да четат и пишат на основно ниво.
200.000'in üzerinde Afgan Güvenlik Kuvveti mensubuna temel seviyede okuma ve yazma öğrettik.לימדנו הרבה יותר מ-200,000 אנשי ביטחון אפגאנים לקרוא ולכתוב ברמה בסיסית.
200.000'in üzerinde Afgan Güvenlik Kuvveti mensubuna temel seviyede okuma ve yazma öğrettik.لقد قمنا بتعليم مايفوق ال200,000 عسكرى أفغانى القراءة والكتابة بمستوى أساسى
200.000'in üzerinde Afgan Güvenlik Kuvveti mensubuna temel seviyede okuma ve yazma öğrettik.初歩的な読み書きを教えてきました アフガニスタンでは 読み書きができるようになると
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.2001년 2002년 사이의 겨울에 제가 아프가니스탄을 보았을 때 저는 다음과 같은 것을 보게되었 습니다.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Als ich quer durch Afghanistan wanderte, im Winter 2001-2002, sah ich Szenen wie diese.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Amikor Afganisztánban jártam 2001-2002 telén, ilyen jeleneteket láttam.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Când am mers prin Afganistan, în iarna dintre 2001-2002, asta este ceea ce am văzut.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Cuando anduve por Afganistán en el invierno del 2001-2002, vi escenas como esta.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Gdy przemierzałem Afganistan zimą 2001/2002 roku, widziałem takie sceny.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Když jsem procházel Afghánistánem v zimě 2001-2002, viděl jsem scény, jako je tato.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Keď som prechádzal Afganistanom v zime na prelome rokov 2001 a 2002, tak som videl scény ako sú tieto.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Khi tôi đặt chân tới Afghanistan vào mùa đông 2001 - 2002, tôi đã nhìn thấy những quang cảnh như thế này.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.När jag gick genom Afghanistan på vintern mellan 2001-2002, såg jag saker som detta.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Quand j'ai parcouru l'Afghanistan durant l'hiver 2001-2002, j'ai vu des scènes comme celle-là.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Quando percorri o Afeganistão, no inverno de 2001-2002, vi cenas como esta.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Saat saya berjalan melintasi Afganistan pada musim dingin 2001-2002, saya melihat pemandangan seperti ini.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Toen ik door Afghanistan liep in de winter van 2001-2002, zag ik taferelen als dit.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Όταν διέσχισα το Αφγανιστάν με τα πόδια το χειμώνα του 2001-2002, είδα σκηνές σαν αυτή.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Когато през зимата на 2001 - 2002 г. обикалях Афганистан, гледките на които се натъкнах бяха ето такива.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Когда я гулял по Афганистану зимой 2001-2002 года, то, что я увидел - это сцены как эта.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.כשסיירתי באפגניסטן בחורף 2002-2001, ראיתי מראות כאלה.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.عندما تجولت في أفغانستان في شتاء 2001-2002 مارأيته كان هذا ..
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.アフガニスタンを歩き回った時に、 こんな光景を目にしました。 暗い部屋の片隅で女の子が
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.和这些冲锋枪—— 使得情况恶化,而非缓解。 2001到2002年的冬天
2005'te Afganistan'a dışişleri bakanı olarak ilk geldiğimde,제가 2005년 외무부 장관으로서 아프가니스탄에 왔을 때,
2005'te Afganistan'a dışişleri bakanı olarak ilk geldiğimde,Când am venit pentru prima oară în Afganistan în 2005 ca ministru de externe,
2005'te Afganistan'a dışişleri bakanı olarak ilk geldiğimde,W 2005 roku pierwszy raz byłem w Afganistanie jako minister spraw zagranicznych.
2005'te Afganistan'a dışişleri bakanı olarak ilk geldiğimde,כשבאתי לראשונה לאפגניסטן בשנת 2005 כשר חוץ,
2005'te Afganistan'a dışişleri bakanı olarak ilk geldiğimde,عندما زرت افغانستان اول مرة في 2005 كوزير للخارجية
2005'te Afganistan'a dışişleri bakanı olarak ilk geldiğimde,国際治安支援部隊(ISAF)の
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.2006-ban becslések szerint körülbelül 6610 tonn ópiumot állítottak elő, ennek 92%-át Afganisztánban.
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.Calcula-se que tenham sido produzidas cerca de 6 610 toneladas de ópio em 2006, 92% das quais no Afeganistão.
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.Det anslås, at der blev produceret ca. 6 610 tons opium i 2006, heraf 92 % i Afghanistan.
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.Im Jahr 2006 wurden schätzungsweise 6 610 Tonnen Opium hergestellt, davon 92 % in Afghanistan.
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.Man uppskattar att omkring 6 610 ton opium producerades 2006, varav 92 % framställdes i Afghanistan.
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.Naar schatting is in 2006 6 610 ton opium geproduceerd, waarvan 92 % in Afghanistan.
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.Odhaduje sa, že v roku 2006 sa vyrobilo asi 6 610 ton ópia, z čoho 92 % v Afganistane.
2006 yılında, % 92’si Afganistan’da olmak üzere, yaklaşık 6.610 ton afyon üretildiği tahmin edilmektedir.Odhaduje se, že v roce 2006 bylo vyrobeno asi 6 610 tun opia, z toho 92 % v Afghánistánu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod