affedilme ile cümle

affedilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
O affedilmezdi.It was unpardonable.
O affedilmez bir hataydı.That was an unforgivable error.
Bir dizi affedilmez suç işledi.He committed a series of unforgivable crimes.
Tom'un affedilmesi vali tarafından onaylandı.Tom's pardon was granted by the governor.
Tom'un partideki davranışı affedilmezdi.Tom's behavior at the party was inexcusable.
Yaptığım şey affedilmez.What I've done is unforgivable.
Yaptığın şey affedilmez.What you're doing is unforgivable.
Davranışın affedilmezdi.Your behavior was inexcusable.
Tom'un davranışı affedilmez.Tom's behavior was inexcusable.
Bunlar affedilmez hatalar.These are inexcusable mistakes.
Bu affedilmez.This is inexcusable.
Bu düzensizlik affedilmez.This disorderliness is inexcusable.
Tom asla affedilmeyecek.Tom will never be forgiven.
Yaptığın şey kesinlikle affedilmez.What you have done is absolutely inexcusable.
Tom affedilmek için dua etti.Tom prayed for forgiveness.
Bu tamamen affedilmez.This is entirely inexcusable.
Tom'un yaptığı şey affedilmezdi.What Tom did was unforgivable.
O gün Tom'la benim yaptığım şey affedilmezdi.What Tom and I did that day was unforgivable.
Tom muhtemelen affedilmeyecek.Tom won't likely be forgiven.
Tom, Mary'nin affedilmediğini söyledi.Tom said Mary hasn't been forgiven.
Tom affedilmeli.Tom should be forgiven.
Tom affedilmeyecek.Tom won't be forgiven.
Sami'nin Leyla'ya yaptığı şeyler affedilmezdi.The things Sami had done to Layla were unforgivable.
12. konuda peygamber İsrail'in affedilmesi için yalvarır.Then, in Chapter 12, the prophet pleads for Israel's repentance.
Buffy daima kötüleri yenip dünyayı kurtarma çabasında, ama Angel her zaman affedilme arayışındadır.Buffy is always the underdog trying to save the world, but Angel is looking for redemption.
Şimdi bile affedilmeye bir yol açıldı.Forgiveness is a form of charity (sadaqat).
Affetme, affedilme isteği, şok.Reaction to Shvarts: Outrage, shock, disgust.
Vaktinin önemli bir bölümünü önceki günahlarının affedilmesi için tövbe etmekle geçirmiştir.He made his debut against the former, coming on as a late substitute for Todor Nedelev.
Affedilmez çok hatalar yaptı.We made the mistakes that won't be forgiven.
Affedilmesi mümkün olmayan çok büyük bir şey yaptı.He committed something so big, there is no way of forgiving.
Bunların, Allah tarafından affedilmeleri umulur. Allah affedicidir, günahları bağışlayıcıdır.May well hope for the mercy of God; and God is full of mercy and grace.
Böylelerinin ALLAH tarafından affedilmesi umulur. ALLAH Affedicidir, Bağışlayandır.May well hope for the mercy of God; and God is full of mercy and grace.
Affedilmeyi hakkedeni affeder, cezayı hakkedeni cezalandırır.He forgiveth whomsoever He listeth, and tormenteth whomsoever He listeth.
İşte bunlar hidayeti satıp şaşkınlığı, affedilmeyi satıp azabı almışlardır.It is they who exchange guidance for error, and forgiveness for punishment.
Bunların, Allah tarafından affedilmeleri umulur.These—God may well pardon them.
İşte onlar, hidayeti verip sapıklığı, affedilmeyi bırakıp azabı satın alan kimselerdir.It is they who exchange guidance for error, and forgiveness for punishment.
Onlar, hidayet karşılığında sapıklığı ve affedilme karşılığında azabı satın almışlardır.It is they who exchange guidance for error, and forgiveness for punishment.
Böylelerinin ALLAH tarafından affedilmesi umulur.These—God may well pardon them.
Affedilmeselerdi, Dimovska ve Cvetkov üç yıla kadar hapis cezası alabilirlerdi.Had they not been pardoned, Dimovska and Cvetkov would have faced sentences of up to three years.
1895 yılında affedilmesi neticesinde Habarovsk'a yerleşti ve burada birkaç iş kurdu.He settled in Khabarovsk where he started several businesses.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından affedilmeden önce cezasının üç yılını çekti.He served three years of the sentence before being pardoned by President Ahmet Necdet Sezer.
Şimdi bile affedilmeye bir yol açıldı.Vergebung: Wege der Befreiung.
Affetme, affedilme isteği, şok.Reinheit, Ehre, Todesverachtung.
O affedilmezdi.Fue imperdonable.
İskoçya ile yapılan gizli antlaşmanın ortaya çıkması, affedilmez bir vatana ihanet eylemi olarak görülüyordu.Cualquier acto de alianza con el papa era considerado traición.
Affedilmeyen 3 lanetten biridir.Fa parte delle 3 maledizioni senza perdono.
Şimdi bile affedilmeye bir yol açıldı.قَالَ : وَ " مَا " تَدُلّ عَلَى الْمُجَازَاة .
Bu şâirler Divanyolu'nda İbrahim Paşa'yı karşılayıp Hasbî'nin affedilmesi için şefaat ederler.Abraão então ora por Abimeleque, que é perdoado.
Affetme, affedilme isteği, şok.Perdão é uma escolha, uma decisão, uma restituição.
12. konuda peygamber İsrail'in affedilmesi için yalvarır.É o dia do perdão, quando Deus perdoa a todo Israel.
Aforozu gerektiren suç, muhakkak cezayı kaldırmaya yetkin bir piskopos ya da papaz tarafından affedilmeli.Dificuldades maiores encontradas por elas devem ser reportadas ao bispo ou outro superior legal.
Buffy daima kötüleri yenip dünyayı kurtarma çabasında, ama Angel her zaman affedilme arayışındadır.Com pena, Jody solta-o na floresta, mas ele teima sempre em voltar.
Şimdi bile affedilmeye bir yol açıldı.Soms bestaat er een (weerlegbaar) vermoeden van toestemming.
Affetme, affedilme isteği, şok.Lust, lidelse och längtan.
Lakin son affedilme ve Metro’ya dönüş umutları da suya düşer.Тому єдиним виходом і надією на порятунок було подальший відступ до Кордуени.
Bu düzensizlik affedilmez.Aceste nereguli sunt de neiertat.
Affedilmeyen 3 lanetten biridir.Yksi kolmesta Anteeksiantamattomasta kirouksesta.
Aforozu gerektiren suç, muhakkak cezayı kaldırmaya yetkin bir piskopos ya da papaz tarafından affedilmeli.Biskoppen ville give ham forladelse, hvis han ville bøde stort til kirke og biskop.
Uygulanması yasak olan ve cezası çok ağır olan 3 Affedilmez Lanetten birisidir.Torturforbannelsen, og en av de tre utilgivelige forbannelser.
Klip çekilen şarkıları "Sebebim", "Asla Affedilmez" ve "Sakın Vazgeçme"dir.Lever etter mottoet «Aldri gi opp, aldri lyve, aldri be om unnskyldning».

İlgili Sayfalar