afedersiniz ile cümle
afedersiniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Afedersiniz! Neden Jandi'ye böyle davranıyorsunuz?Συγγνώμη!Γιατί συμπεριφέρεστε στην ΤζανΝτι έτσι;
Afedersiniz! Neden Jandi'ye böyle davranıyorsunuz?لو سمحت , لماذا تعاملين جان دي هكذا ؟
Afedersiniz! Neden Jandi'ye böyle davranıyorsunuz?ジャンディは何の邪魔もしなかったどころか 二人がまとまるように手助けしたんですよ
Afedersiniz, sizin büyük bir hayranınızım!Entschuldigung, aber ich bin ein großer Fan!
Afedersiniz, sizin büyük bir hayranınızım!Excuse moi, mais je suis un vrai fan !
Afedersiniz, sizin büyük bir hayranınızım!Scusa eh, ma io sono un grandissimo fan!
Afedersiniz, sizin büyük bir hayranınızım!Sorry, ik ben een grote fan!
Afedersiniz, sizin büyük bir hayranınızım!Με συγχωρείς, αλλά είμαι τρελός θαυμαστής!
Afedersiniz, sizin büyük bir hayranınızım!Извини. Я твой большой фанат!
Afedersiniz, sizin büyük bir hayranınızım!テレビでみたのか?
Afedersiniz, sorunuzu iyi anlayamadı.Perdón, no entendió bien la pregunta.
Afedersiniz, yerim kalmadı.Anteeksi, tila loppui.
Afedersiniz, yerim kalmadı.Desculpe-me, Eu ultrapassei o espaço.
Afedersiniz, yerim kalmadı.Désolé, je n'ai plus de palce.
Afedersiniz, yerim kalmadı. Herneyse, bir sonrakı vidyoda görüşürüz.Нека видим, мисля, че може да сложим 4 пъти.
Afedersiniz, yerim kalmadı.죄송한데, 자리가 모자라네요.
Afedersiniz, yerim kalmadı.Lo siento, se me acabó el espacio.
Afedersiniz, yerim kalmadı.Maaf, sudah kehabisan tempat
Afedersiniz, yerim kalmadı.Mi dispiace, mi è finito lo spazio.
Afedersiniz, yerim kalmadı.Omlouvám se, nemám už místo.
Afedersiniz, yerim kalmadı.Przepraszam, zabrakło mi miejsca.
Afedersiniz, yerim kalmadı.Sorry, dass ich nicht genügend Platz habe.
Afedersiniz, yerim kalmadı.Sorry, ik had geen plaats meer.
Afedersiniz, yerim kalmadı.Ursäkta, jag fick slut på utrymme.
Afedersiniz, yerim kalmadı.Я прошу прощения, у нас заканчивается время.
Afedersiniz, yerim kalmadı.אני מצטער, נגמר לי המקום.
Afedersiniz, yerim kalmadı.عذراً، لقد نفذ الوقت مني.
Afedersiniz, yerim kalmadı.それでは、次のビデオでお会いしましょう。
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Ai anteeksi. Sain juuri viestin Nigerian prinssiltä.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Á, promiňte, právě jsem dostal zprávu od nigerijského prince.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Je viens juste de recevoir un message d'un prince nigérian.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Ó, elnézést, csak üzenetet kaptam egy nigériai hercegtől.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Oh, entschuldigung, ich habe gerade diese Nachricht von einem nigerianischen Prinzen bekommen.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Oh, lo siento, acabo de recibir este mensaje de un príncipe nigeriano.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Oh, maaf, saya baru saja mendapat pesan ini dari seorang pangeran Nigeria.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Oh, przepraszam, właśnie dostałem wiadomość od księcia Nigerii.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Oh scusate, ho appena ricevuto questo messaggio da un principe nigeriano.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Oh sorry, ik krijg net een berichtje van een Nigeriaanse prins.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Oh, xin lỗi, tôi có tin nhắn từ hoàng tử Nigeria.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Prepáčte, práve som dostal správu od nigérijského princa.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Tocmai am primit un mesaj de la un prinţ nigerian.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Undskyld, jeg fik lige en besked fra en nigeriansk prins.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Συγγνώμη, μόλις πήρα αυτό το μήνυμα από ένα Νιγηριανό πρίγκηπα.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Ой, вибачте, щойно отримав повідомлення від нігерійського принца.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.О, съжалявам, току-що получих съобщение от нигерийски принц.
Ah, afedersiniz, bir Nijerya prensinden mesaj aldım da.Прошу прощения. Только что получил сообщение от нигерийского принца.
Ah,ne alsam? Afedersiniz!Przepraszam!
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Domnule ministru, scuzati-ma, pot sa va vad intre patru ochi?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Ministre, pardon, puis-je vous parler?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Ministro, mi scusi, posso vederla in privato?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Ministrze, prosze mi wybaczyć, czy możemy się spotkać prywatnie?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Miniszter, elnézést, beszélhetek önnel négyszemközt?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Pane, promiňte, mohu vás vidět v soukromí?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Thưa mục sư, tôi có thể nói chuyện riêng với ngài không?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Verzeihen Sie, darf ich Sie um ein persönliches Gespräch bitten?
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Υπουργέ, συγγνώμη, μπορώ να σας δω ιδιαιτέρως;
Bakanım, Afedersiniz Sizinle özel olarak görebilir miyim?Министр, простите, могу я поговорить с вами на едине?
Bayım, bunu yapamazsınız afedersiniz afedersinizMonsieur, vous ne pouvez pas faire ca désolé, désolé
Bayım, bunu yapamazsınız afedersiniz afedersinizSir, bitte tun Sie dies nicht. Verzeihung!
Ben acil bir meseleyi halletmeliyim.<br />Millet afedersiniz!Aku ada masalah penting untuk diselesaikan. Permisi
İlgili Sayfalar