Ana içeriğe geç
Sözlük

adil ile cümle

adil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O gerçekten adil değildi.That was really unfair.
O sadece adil değildi.That was just unfair.
Tom her zaman adildi.Tom was always fair.
O yeterince adil mi?Is that fair enough?
Deneme adildi.The trial was fair.
Bu adil görünüyor mu?Does this seem fair?
Bu bana adil görünüyor.That seems fair to me.
Bu adil görünüyor.This seems fair.
Bize adil muamele ediliyor.We're being treated fairly.
Onlara adil davranılıyor mu?Are they treated fairly?
O bir adil değerlendirme miydi?Was that a fair assessment?
O sadece adil olmazdı.That just wouldn't be fair.
O benim için tamamen adil görünüyor.That seems completely fair to me.
Bu yeterince adil görünüyor.That seems fair enough.
Tom adil davranmıyor.Tom isn't being fair.
Bir hakem iki takıma da adil olmalıdır.A referee must be fair to both teams.
Bu gerçekten adil görünmüyor.It really doesn't seem fair.
Ondan daha zengin olman adil değildir.It isn't fair that you are wealthier than she is.
Bunun sadece adil olduğunu düşünüyorum.I think it's only fair.
Bunun adil olduğunu düşünüyorum.I think this is fair.
Bunun adil olmadığını düşünüyorum.I think this isn't fair.
O senin için adil mi?Is that fair to you?
Bu biraz adil değil.This is a bit unfair.
O adil bir pay mı?Is that a fair share?
Bu gerçekten adil mi?Is it really fair?
O biraz adil değil gibi görünüyor.It seems a bit unfair.
Hayatın adil olduğunu kim söyledi?Who said life is fair?
Tom otoriter ama adil.Tom is strict but fair.
Bu açıkça adil değil.This is patently unfair.
Ona böyle davranmak adil değil.It doesn't seem very fair to treat him like this.
Bazı zengin insanlar vergilerde adil paylarını ödemez.Some wealthy people don't pay their fair share in taxes.
Bazı zengin insanlar ve şirketler vergilerde adil paylarını ödemez.Some rich people and corporations don't pay their fair share in taxes.
Tom bunun adil olmadığını söyler.Tom says that's not fair.
Bu adil bir soru.That's a fair question.
Biz burada adil olmak zorundayız.We have to be fair here.
Adil olmaya çalışmak istiyorum.I want to try to be fair.
Tom bunun adil olamayacağını söylüyor.Tom says this can't be fair.
Adil payına katkıda bulunmak zorundasın.You have to contribute your fair share.
Fakat bu adil değil!But it's not fair!
O bana adil değil gibi görünüyor.It seems unfair to me.
Ben bunun adil olduğunu hissettim.I felt it was fair.
Belki de bu adil değil.Maybe it's not fair.
Bunun adil olduğunu düşünüyoruz.We think it's fair.
Onun adil olmadığını düşünüyoruz.We think it isn't fair.
Tom bunun adil olmadığını söyledi.Tom said it was unfair.
Bunun adil olmadığını düşünüyoruz.We think it's unfair.
O bana adil geliyor.That sounds fair to me.
Bize adil bir şans verilmedi.We weren't given a fair chance.
Siz insanlar her zaman benim için çok adil değilsiniz.You people are always very unfair to me.
Onun adil olmadığını anlıyorum.I understand that it's not fair.
Birbirimize karşı adil olarak davranmamız gerek.We should deal fairly with each other.
Karar adil ve tarafsızdı.The verdict was fair and impartial.
Sadece şartların adil olmasını istiyoruz.We simply want things to be fair.
Yargılama tamamen adil değil.The judgment isn't entirely fair.
Tutarlı ve adil olmak istiyorum.I want to be consistent and fair.
Onun nasıl adil olabileceğini anlamıyorum.I don't see how that can be fair.
Onun adil olduğunu hiç sanmıyorum.I don't think it's fair at all.
O adil bir dövüş değildi.That was hardly a fair fight.
Lütfen adil ve tarafsız olun.Please be fair and impartial.
Talep ediyorum ama adilim.I'm demanding, but I'm fair.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod