adi ile cümle

adi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onun adı lekelendi.His name is mud.
Onlar kedilerine Tom ve Jerry adını verdiler.They named their cats Tom and Jerry.
Kedilerine Tom ve Jerry adını verdiler.They named their cats Tom and Jerry.
Deftere adını yazdı.He wrote down her name in the notebook.
İlk defa onun adından bahsetti.He mentioned her name for the first time.
O, büyük bir aceleyle yol boyunca uzun adımlarla yürüdü.He strode along the road in a great hurry.
O, Küçük John adında büyük bir adamdı.He was a big man called Little John.
Ona kralın adı verildi.He was named after the king.
Bir şey yapmaya başladığı zaman, o kendini ona adıyor.When he begins to do anything, he devotes himself to it.
Okula iki adım uzaklıkta yaşıyor.He lives within a stone's throw of the school.
Okula iki adım uzaklıkta oturuyor.He lives within a stone's throw of the school.
O senin adından bana bahsetti.He mentioned your name to me.
Bana adımın ne olduğunu sordu.He asked me what my name was.
O bana yaşımı, adımı, adresimi ve benzeri şeyleri sordu.He asked me my age, my name, my address, and so forth.
O krallığı adil şekilde yönetti.He ruled his kingdom fairly.
O, köpeğine Popeye adını verdi.He named his dog Popeye.
O, eniğine Pooch adını verdi.He named his puppy Pooch.
Oğlu Robert'a kendi babasının adını verdi.He named his son Robert after his own father.
Kendi babasının anısına hürmeten oğluna John adını verdi.He named his son John after his own father.
Adının çağrıldığını duyduğunda neredeyse uyuyordu.He was almost asleep when he heard his name called.
O, adının çağrıldığını duymadı.He didn't hear his name called.
Yavaşça adını tekrarladı.He repeated his name slowly.
O kendi adını bile yazamaz.He cannot so much as write his own name.
O adını güçlükle yazabiliyor.He can scarcely write his name.
O kendi adına hareket etmektedir.He is acting on his own behalf.
O kendi adını yazamıyor.He cannot write his own name.
Ona amcasının anısına Jim adı konuldu.He is named Jim after his uncle.
O, oğluna James adını verdi.He named his son James.
Adil şekilde cezalandırıldı.He was rightly punished.
O, adi davranış sergiledi.He behaved in a cheap manner.
O, adice davrandı.He behaved in a cheap manner.
O, düşüncelere dalmışken, adının çağrıldığını duydu.While he was lost in thought, he heard his name called.
O, adı gibi griydi.He was gray, like his name.
Kazananın adını bağırarak söyledi.He called out the name of the winner.
Takımlarının adı NWO.Their team's name is NWO.
Onların erkek çocuğunun adı John.Their son's name is John.
Onların çocuklarına Edward adı verildi.Their boy was named Edward.
Uzay gemisine "Discovery" adını koydular.They named the spaceship "Discovery."
Köpeğe Shiro adını koydular.They named the dog Shiro.
Gemiye Mayflower adını verdiler.They named the ship the Mayflower.
Köye New Amsterdam adını verdiler.They called the village New Amsterdam.
Onlar çocuklarına Thomas adını verdiler.They named their child Thomas.
Onlar bana adımın ne olduğunu, nereli olduğumu ve neden geldiğimi sordu.They asked me what my name was, where I came from, and why I had come.
Onlar benim adımı bilmiyorlar.They don't know my name.
Onlar köpeklerine Lucky adını verdiler.They named their dog Lucky.
Amcasının anısına bebeğe Graham adını koydular.They named the baby Graham after their uncle.
Onlar bebeğe Jane adını verdiler.They named their baby Jane.
Onlar bebeklerine Jane adını verdiler.They named their baby Jane.
Onlar oğullarına John adını verdiler.They named their son John.
Onlar düşmanla adil bir savaşla savaştı.They fought a fair battle with the enemy.
Onlar onun adını listeye girdiler.They entered his name on the list.
Onlar kızlarına Helen adını verdiler.They named their daughter Helen.
Eğer ona adil bir şekilde davranırsan, o sana adil olacaktır.If you treat him fairly, he will be fair with you.
Onun gidebilmesi ve benim gidememem adil değil.It's not fair that she can go and I can't.
Onun Mary adında bir kızı var.She has a daughter whose name is Mary.
Onun adına toplantıya katıldım.I attended the meeting on her behalf.
Onun adına toplantıya kim katılacak?Who will attend the meeting on her behalf?
Ona yetişmek için adımlarımı hızlandırdım.I quickened my steps to catch up with her.
Onun adı Lucifera.Her name is Lucifera.
Ben ona adıyla biliyorum.I know her by name.

İlgili Sayfalar