"Biz Ademin cocuklarini sereflendirdik.""We have honored the Children of Adem."
RAB Tanrı doğuda, Adende bir bahçe dikti. Yarattığı Ademi oraya koydu.Yahweh God planted a garden eastward, in Eden, and there he put the man whom he had formed.
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.Yahweh God took the man, and put him into the garden of Eden to dress it and to keep it.
Daha kapsamlı ademi merkeziyet konusunda birbirlerinden uzak olmaya devam ediyorlar.On the broader issue of decentralisation, they remain far apart.
Berişa, yerel idarenin ademi merkeziyetinin bir numaralı öncelik olmaya devam ettiğini söyledi.Decentralisation of local government remains a top priority, Berisha said.
Makedonya'da mali ademi merkeziyet başladıFiscal decentralisation starts in Macedonia
Ademi merkeziyet konusunun ele alındığı iki günlük müzakerelere Rohan başkanlık etti.The two-day talks, focusing on decentralisation, were chaired by Rohan.
Bu turda ademi merkeziyet ve azınlık hakları ele alınıyor.The focus this round is on decentralisation and minority rights.
BH'nin önde gelen partileri yeni ademi merkeziyet anlaşmasını duyurdularBiH main parties announce new decentralisation agreement
Makedon Ademi: hükümet uyum sağlamak için çalışıyorMacedonia's Ademi: government working to harmonise
Ademi: Bizi iki küçük devletiz.Ademi: We are two small states.
Ademi: Makedon halkı bütün Avrupa devletleriyle farklı ilişkilere sahiptir.Ademi: Macedonian citizens have different ties with all European states.
Kosova'nın önündeki en büyük güçlük ademi merkeziyetDecentralisation proves to be the biggest challenge for Kosovo
Kosova'nın ademi merkeziyeti, statü sürecinin karşılaşmak zorunda olduğu en büyük engel.The decentralisation of Kosovo is the biggest stumbling block the status process has had to face.
Görüşmede Radicati, AGİT'in ademi merkeziyet sürecindeki desteğinin süreceğini söyledi.He pledged continued OSCE support for the decentralisation process.
Kosova'nın ademi merkeziyeti konusunda anlaşmak zorAgreement on Kosovo decentralisation still elusive
Ademi ve Norac suçlu bulundukları takdirde 20'şer yıl hapse mahkum edilebilirler.If convicted, Ademi and Norac could each face 20 years in prison.
Görüşmelerde kültür mirasları ve ademi merkeziyet süreci üzerinde duruldu.The focus was on cultural heritage and the decentralisation process.
Ekonomik ve siyasi yetkilerin ademi merkeziyeti 1990'ların ortalarından beri tartışılan bir konuydu.Decentralisation of economic and political power has been an ongoing issue since the mid-1990s.
Ademi merkeziyet planı çerçevesinde yeni komünler kurulmasıyla ilgileniyoruz.We are interested in the creation of new communes, in the framework of the decentralisation plan.
Temas Grubundan Kosova'da ademi merkeziyete destekContact Group backs decentralisation in Kosovo
Bu toplantıda ademi merkeziyet ve azınlık hakları ele alınacak.The focus will be decentralisation and minority rights.
Cumhurbaşkanı Branko Zrvenkovski de halkı ademi merkeziyeti desteklemeye çağırdı.President Branko Crvenkovski urged the public to support decentralisation.
Makedonya Ademi Merkeziyet Planını Hayata GeçirecekMacedonia to Implement Decentralisation Plan
Viyana'daki Kosova müzakerelerinin ademi merkeziyet safhası sonuç alınamadan tamamlandıDecentralisation chapter in Kosovo talks ends in Vienna without results
Çok önemli bir diğer değişiklik de Emniyet Genel Müdürlüğünün ademi merkeziyeti olacak.Another very important change is the decentralisation of the Police Inspectorate.
Ademi merkeziyet süreci kapsamında okul yönetimi belediyelere devredildi.As part of the decentralisation process, school management has been transferred to municipalities.
Bayrağı göndere büronun başkanı Nikolay Kolev ve 7 yaşındaki Kosovalı Arnavut Deniz Ademi çekti.Bureau head Nikolai Kolev and 7-year-old Kosovo Albanian Deniz Ademi raised the flag.
Ancak Belgrad ve Priştine ademi merkeziyet konusunda bile birbirlerinden uzaklar.Even on decentralisation, however, Belgrade and Pristina are far apart.
Başkan, ademi merkeziyetin azınlık toplumlarının güvenini kazanmada anahtar olacağını kaydetti.Decentralisation, he said, will be key to gaining the trust of minority communities.
Eski Hırvat General Rahim Ademi. [AFP]Former Croatian General Rahim Ademi. [AFP]
AGİT anketine göre Makedonya'da ademi merkeziyet başarılı oldu, vergi tahsilatı hâlâ zorOSCE poll finds decentralisation successful in Macedonia, tax collection still a challenge
Bu, şu anda başarılı bir şekilde uygulanmış olan ademi merkeziyetin ön şartıydı.It was a precondition for decentralisation that has now been implemented successfully.
Musliu, Sırbistan'ın yeterli seviyede bir ademi merkeziyete henüz ulaşmadığını ifade etti.Serbia still has not achieved a sufficient degree of decentralisation, he said.
Ademi merkeziyetin başlamasını ülkedeki uluslararası temsilciler de memnuniyetle karşıladılar.International representatives in the country have welcomed the start of decentralisation.
Kuki'ye göre, Kosovalı Sırplar ademi merkeziyeti destekliyorlarsa oy da kullanmalılar.According to Kuci, if Kosovo Serbs back decentralisation, they need to vote.
Ayrıca, nihai sonuca ilişkin büyük belirsizlikle, ademi merkeziyet de devam ediyor.In addition, decentralisation is under way, with considerable uncertainty about the final outcome.
François Chalais Ödülü: The Perfect Circle (Savrseni krug) ile Ademir Kenović [1]François Chalais Award: The Perfect Circle (Savrseni krug) by Ademir Kenović[17]
Rahim Ademi (d. 30 Ocak 1954), Kosovalı Arnavut kökenli emekli bir Hırvat Ordusu generalidir.Rahim Ademi (born 30 January 1954) is a retired Croatian Army general of Kosovar Albanian origin.
Mart 2010'da, Hırvatistan Yüksek Mahkemesi Ademi'nin beraatını onadı.[1]In March 2010, the Supreme Court of Croatia upheld Ademi's acquittal.[4]
2001) 1922 - Ademir Marques de Menezes, Brezilyalı futbolcu (ö.1922: Ademir Marques de Menezes, futbolista brasileño (f.
Daha çok Ademir olarak tanınırdı.Fu molto apprezzato come confessore.
Ademir, 1956 yılında futbolu bırakmıştır.Blaise stopte in 1956 met voetballen.
Ademira, opera seria: 1784'te İsveç Kralı III. Gustavus ziyereti için hazırlandı.Hans opera ’Ademira’ framfördes i Venedig (maj 1784) för att hedra besöket av Sveriges kung Gustav III.
1912) 1996 - Ademir Marques de Menezes, Brezilyalı futbolcu (d.1919) 1996: Ademir Marques de Menezes, fotbalist brazilian (n.
Daha çok Ademir olarak tanınırdı.Bolj znan je kot pripovednik.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.A Hospodin Bôh ho poslal preč z raja, zo zahrady Édena, aby obrábal zem, z ktorej bol vzatý.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Da wies ihn Gott der HERR aus dem Garten Eden, daß er das Feld baute, davon er genommen ist,
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Deaceea Domnul Dumnezeu l -a izgonit din grădina Edenului, ca să lucreze pămîntul, din care fusese luat.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Et l`Éternel Dieu le chassa du jardin d`Éden, pour qu`il cultivât la terre, d`où il avait été pris.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Giê-hô-va Ðức Chúa Trời bèn đuổi loài người ra khỏi vườn Ê-đen đặng cày cấy đất, là nơi có người ra.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Giê-hô-va Ðức_Chúa_Trời bèn đuổi loài_người ra khỏi vườn Ê - đen đặng cày_cấy đất , là nơi có người ra .
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Il Signore Dio lo scacciò dal giardino di Eden, perché lavorasse il suolo da dove era stato tratto
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.I vypustil jej Hospodin Bůh z zahrady Eden, aby dělal zemi, z níž vzat byl.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.I wypuścił go Pan Bóg z sadu Eden, ku sprawowaniu ziemi, z której był wzięty.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Kiküldé õt az Úr Isten az Éden kertjébõl, hogy mívelje a földet, a melybõl vétetett vala.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.여호와 하나님이 에덴 동산에서 그 사람을 내어 보내어 그의 근본된 토지를 갈게 하시니라
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Maka TUHAN Allah mengusir manusia dari taman Eden dan menyuruhnya mengusahakan tanah yang menjadi asalnya itu
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Niin Herra Jumala ajoi hänet pois Eedenin paratiisista viljelemään maata, josta hän oli otettu.
Böylece RAB Tanrı, yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı.Och HERREN Gud förvisade honom ur Edens lustgård, för att han skulle bruka jorden, varav han var tagen.