adap ile cümle
adap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Hiçbir şey okuyamadım - sanki hiyeroglif -- çünkü Kanji idi, yani Japonca'ya adapte edilmiş Çince karakterler.Semmit nem értettem abból, ami rajta állt. Hieroglifák is lehettek volna. Merthogy Kanji volt.
Hiçbir şey okuyamadım - sanki hiyeroglif -- çünkü Kanji idi, yani Japonca'ya adapte edilmiş Çince karakterler.漢字で書いてあったのです 日本語で使われる中国生まれの文字です 何が書いてあるか先生に尋ねると
Highline'a bazı konseptleri adapte edip edemeyeceğimi sordular.고층빌딩에 적용할 수 있는지 문의해 왔죠.
Highline'a bazı konseptleri adapte edip edemeyeceğimi sordular.לכיכר טיימס או הקו הגבוה (קו רכבת עילית נטוש שהפך לגן).
Highline'a bazı konseptleri adapte edip edemeyeceğimi sordular.ساحة "تايم سكوير" او في الطرق السريعة
Highline'a bazı konseptleri adapte edip edemeyeceğimi sordular.打診を受けました この新たな柔構造のおかげで
İklim değişiminin olumsuz etkilerini yönetmeye yönelik adaptasyon önlemlerinin de alınması gerekmektedir.Esposizione della popolazione urbana: variazioni geografiche che
İnsanoğlu, bir şeyi gerçek hayatta yaşamadan kafasında tecrübe etme gibi muhteşem bir adaptasyona sahip.인체도 실제 상황이 발생하기 전에 머리속에서 미리 경험할 수 있게 해 주는 이 기묘한 장치를 발명한 것이죠.
İnsanoğlu, bir şeyi gerçek hayatta yaşamadan kafasında tecrübe etme gibi muhteşem bir adaptasyona sahip.Ľudské bytosti majú úžasnú schopnosť skutočne prežiť veci v hlave ešte predtým, ako si ich vyskúšajú naživo.
İnsanoğlu, bir şeyi gerçek hayatta yaşamadan kafasında tecrübe etme gibi muhteşem bir adaptasyona sahip.Имаме необикновената способност да си представяме преживявания, преди да се случат.
İnsanoğlu, bir şeyi gerçek hayatta yaşamadan kafasında tecrübe etme gibi muhteşem bir adaptasyona sahip.経験を頭の中ですることができるのです 実生活の中で経験するよりも先に、です これは私たちのいかなる祖先も
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.Acesta e momentul în care arunci tot balastul, toate certitudinile, pentru a te adapta noii situaţii.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.C'est le moment de larguer tout son lest, toutes ses certitudes pour s'adapter à la nouvelle situation.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.Dan gooi je alle ballast overboord, alle zekerheden om je aan de nieuwe situatie aan te passen.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.Det är då du kastar ut all din ballast, alla säkerheter, för att lyckas anpassa sig till den nya situationen.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.Đó là lúc bạn gỡ bỏ những hành trang nặng nề, những điều chắc chắn, để thích nghi với tình huống mới.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.En ese momento uno arroja todo el lastre todas las certezas para adaptarse a la nueva situación.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.É nesse momento que deitamos fora todo o lastro, todas as certezas, para nos adaptarmos à nova situação.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.Il momento in cui getti via tutta la zavorra, tutte le certezze, per adattarti alla nuova situazione.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.그 순간이 되면 여러분들은 모래주머니들, 즉 가지고 있는 확신들을 모두 던져 버리고 새로운 환경을 직면할 수 있을 것입니다.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.Tehdy vyhodíte všechnu přítěž, všechny ty jistoty, abyste se přizpůsobili nové situaci.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.Vtedy vyhodíte všetku záťaž, všetky istoty, aby ste sa prispôsobili novej situácii.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.Wtedy właśnie wyrzucasz cały balast, wszystkie pewniki, aby dostosować się do nowej sytuacji.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.Тогава изхвърляш целия баласт, всички сигурности, за да се адаптираш към новата ситуация.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.אז אתה זורק את כל הזבורית, את כל הדברים הבטוחים, כדי להתאים את עצמך למצב החדש.
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.هنا يتوجب عليك ان تلقي كل الاحمال التي تحملها كل القناعات لكي تتأقلم مع الوضع الجديد
İşte bu yeni duruma adapte olmak için bütün yükleri, kesin inançları attığınız zamandır.確実性を捨て去り 新しい状況に対応するのです 実際
Kobe Sistemi adapte olabilmekle ilgili: hızlı ve güçlü olmak.Il Kobe System riguarda l'adattamento: PERMETTE DI ATTACCARE VELOCEMENTE e CON POTENZA .
Kobe Sistemi adapte olabilmekle ilgili: hızlı ve güçlü olmak.Le Kobe System est une question d'adaptation: Attaquer vite et fort.
Kobe Sistemi adapte olabilmekle ilgili: hızlı ve güçlü olmak.Το Kobe System αφορά την προσαρμογή. /p> να επιτίθεσαι γρήγορα. και δυνατά.
küresel hafifletme ve adaptasyonun yüklerinin paylaşılması.Ωστόσο, επισημαίνει την υπέρβαση ορισμένων
Madde bir: Her zaman adapte edin.원칙 1: 항상 적응하라.
Madde bir: Her zaman adapte edin.Directive un : toujours s'adapter.
Madde bir: Her zaman adapte edin.Nummer één: wees flexibel.
Madde bir: Her zaman adapte edin.Pilar número uno: adaptarse todo el tiempo.
Madde bir: Her zaman adapte edin.Punto numero uno: adattatevi in continuazione.
Madde bir: Her zaman adapte edin.Säule eins: ständige Anpassung.
Madde bir: Her zaman adapte edin.Принцип номер едно: адаптирай се през цялото време.
Madde bir: Her zaman adapte edin.Принцип номер один: увесь час пристосовуйтеся.
Madde bir: Her zaman adapte edin.Пункт первый: подстраивайтесь всё время.
Madde bir: Her zaman adapte edin.רובד ראשון: להסתגל ללא הרף.
Madde bir: Her zaman adapte edin.اللوح رقم واحد: تكيف طيلة الوقت.
Madde bir: Her zaman adapte edin.私が親になった時に 気づいたんです
Onlara yüksek kalitede ürün verebilmek için teknolojiyi onların ihtiyaçlarına adapte etmelisiniz.Aber um ihnen qualitativ hochwertige Leistung zu bieten, muss man Technologie an ihre Bedürfnisse anpassen.
Onlara yüksek kalitede ürün verebilmek için teknolojiyi onların ihtiyaçlarına adapte etmelisiniz.Ale by zapewnić im wysoką jakość usług, trzeba najpierw zaadaptować technologię do ich potrzeb.
Onlara yüksek kalitede ürün verebilmek için teknolojiyi onların ihtiyaçlarına adapte etmelisiniz.고품질의 제품을 제공할 수 있어야 합니다. 이들의 필요를 충족 시키기 위해 기술을 도입해야 합니다
Onlara yüksek kalitede ürün verebilmek için teknolojiyi onların ihtiyaçlarına adapte etmelisiniz.Ma per potergli dare prodotti di alta qualità bisogna adattare la tecnologia alle loro necessità.
Onlara yüksek kalitede ürün verebilmek için teknolojiyi onların ihtiyaçlarına adapte etmelisiniz.Pero para ofrecerles productos de alta calidad es necesario adaptar la tecnología a sus necesidades.
Onlara yüksek kalitede ürün verebilmek için teknolojiyi onların ihtiyaçlarına adapte etmelisiniz.Pour pouvoir leur apporter un produit de bonne qualité, vous devez adapter la technologie à leurs besoins.
Onlara yüksek kalitede ürün verebilmek için teknolojiyi onların ihtiyaçlarına adapte etmelisiniz.Tapi untuk memberikan hasil terbaik untuk mereka Anda harus menyesuaikan teknologi dengan kebutuhan mereka.
Onlara yüksek kalitede ürün verebilmek için teknolojiyi onların ihtiyaçlarına adapte etmelisiniz.Но для того, чтобы это могло произойти, необходимо адаптировать технологии к их нуждам.
Onlara yüksek kalitede ürün verebilmek için teknolojiyi onların ihtiyaçlarına adapte etmelisiniz.אבל כדי לתת להם תוצרים באיכות גבוהה צריך להתאים את הטכנולוגיה לצרכים שלהם.
Onlara yüksek kalitede ürün verebilmek için teknolojiyi onların ihtiyaçlarına adapte etmelisiniz.ولكن لتستطيع أن توفر لهم منتجات ذات جودة عالية. لابد أن تسخر التكنولوجيا لاحتياجاتهم.
Onlara yüksek kalitede ürün verebilmek için teknolojiyi onların ihtiyaçlarına adapte etmelisiniz.技術をニーズに合わせる必要がある シーク・ジャハンギールはそうしたのです
Onlar da büyüyor ve adapte olabiliyor.Anche loro sono capaci di crescere e adattarsi.
Onlar da büyüyor ve adapte olabiliyor.De är också förmögna att växa och anpassa sig.
Onlar da büyüyor ve adapte olabiliyor.Eux aussi sont capables de croître et de s'adapter.
Onlar da büyüyor ve adapte olabiliyor. Her seyin basinda, bizim gibi, onlar da earthling.Όπως εμείς, πρώτα απ' όλα, είναι γήινοι.
Onlar da büyüyor ve adapte olabiliyor.Mereka juga mampu pertumbuhan dan Adaptasi.
Onlar da büyüyor ve adapte olabiliyor.Mereka mampu bertumbuh dan menyesuaikan diri.