adanın ile cümle

adanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı.trưởng tộc A-ma-léc. Ðó là các trưởng tộc do nơi Ê-li-pha sanh tại xứ Ê-đôm, và là các cháu của A-đa.
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı.trưởng_tộc A-ma-léc . Ðó là các trưởng_tộc do nơi Ê - li-pha sanh tại xứ Ê - đôm , và là các cháu của A-đa .
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı.vojvoda Korah, vojvoda Gatam, vojvoda Amalek. Ti so vojvode Elifazovi v deželi Edomovi; ti so sinovi Adini.
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı.אלוף קרח אלוף געתם אלוף עמלק אלה אלופי אליפז בארץ אדום אלה בני עדה׃
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı.وامير قورح وامير جعثام وامير عماليق. هؤلاء امراء أليفاز في ارض ادوم. هؤلاء بنو عدا.
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı.可 拉 族 長 、 迦 坦 族 長 、 亞 瑪 力 族 長 . 這 是 在 以 東 地 從 以 利 法 所 出 的 族 長 、 都 是 亞 大 的 子 孫
Korah, Gatam, Amalek. Bunlar Edom ülkesinde Elifazın soyundan beylerdi ve Âdanın torunlarıydı.可 拉 族長 、 迦坦 族長 、 亞瑪 力 族長.這是 在 以東 地 從 以利 法 所 出 的 族長 、 都 是 亞大 的 子孫
Küçük adanın üzerindeki eve pembe tonlarında bir ışık demeti vurmuş,Д-р Гарріс:
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.A gdy zdrowo uszli, dopiero poznali, iż onę wyspę Melitą nazywano.
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.A keď sme už boli zachránení, vtedy sme poznali, že sa ostrov volá Melita.
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.Après nous être sauvés, nous reconnûmes que l`île s`appelait Malte.
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.A tak zachováni jsouce, teprv poznali, že ostrov ten sloul Melita.
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.Ðã được cứu như vậy rồi, chúng ta mới biết cù lao đó tên là Man-tơ.
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.Ðã được cứu như_vậy rồi , chúng_ta mới biết cù_lao đó tên là Man-tơ .
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.Da vi nu hadde berget oss, fikk vi vite at øen hette Malta.
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.Dupăce am scăpat de primejdie, am aflat că ostrovul se chema Malta.
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.És miután szerencsésen megmenekültek, akkor megtudák, hogy Melitának neveztetik az a sziget.
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.Estando já salvos, soubemos então que a ilha se chamava Malta.
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.Först sedan vi hade blivit räddade, fingo vi veta att ön hette Malta.
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.In ko smo se bili oteli, smo spoznali, da se otok imenuje Melita.
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.우리가 구원을 얻은 후에 안즉 그 섬은 멜리데라 하더라
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.Kun olimme pelastuneet, niin me sitten saimme tietää, että saaren nimi oli Melite.
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.Og da vi nu vare reddede, så fik vi at vide, at Øen hed Malta.
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.Setelah mendarat dengan selamat, baru kami tahu bahwa pulau itu bernama Malta
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.Una vez a salvo, supimos luego que la isla se llamaba Malta
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.Una volta in salvo, venimmo a sapere che l'isola si chiamava Malta
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.Und da wir gerettet waren, erfuhren wir, daß die Insel Melite hieß.
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.Και αφου διεσωθησαν, τοτε εγνωρισαν οτι η νησος ονομαζεται Μελιτη.
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.Спасшись же, бывшие с Павлом узнали, что остров называется Мелит.
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.Спасши ся ж довідались, що остров зветь ся Мелит.
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.וכאשר נמלטנו נודע לנו כי שם האי מליטי׃
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.ولما نجوا وجدوا ان الجزيرة تدعى مليطة‎.
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.我 們 既 已 得 救 、 纔 知 道 那 島 名 叫 米 利 大
Kurtulduktan sonra adanın Malta adını taşıdığını öğrendik.我 們既 已 得救 、 纔 知道 那島 名叫 米利大
O adanın size sunabileceklerini görmeniz gerekir. ve geleceği bu şekilde belirleyebilirsiniz.Man muss herausfinden, was die Insel bietet. Damit kann man die Zukunft ermitteln.
O adanın size sunabileceklerini görmeniz gerekir. ve geleceği bu şekilde belirleyebilirsiniz.Tem que descobrir o que a ilha tem para oferecer. E é através disso é que se pode determinar o futuro.
O adanın size sunabileceklerini görmeniz gerekir. ve geleceği bu şekilde belirleyebilirsiniz.Tienes que averiguar lo que la isla puede ofrecer y así es cómo podrás determinar el futuro.
O adanın size sunabileceklerini görmeniz gerekir. ve geleceği bu şekilde belirleyebilirsiniz.Vous devez savoir ce que cette île a à offrir. C'est comme cela que vous pouvez déterminer l'avenir.
O adanın size sunabileceklerini görmeniz gerekir. ve geleceği bu şekilde belirleyebilirsiniz.Трябва да разберете какво предлага островът. На основа на това може да определите бъдещето.
Sayı, Penis ve Toplar. Adanın adı neydi...Punto para Gallos y Toros. - ?Cómo se Ilama la isla...?
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.A Timna bola ženina Elifaza, syna Ezavovho, a porodila Elifazovi Amalecha. To sú synovia Ady, ženy Ezavovej.
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.에서의 아들 엘리바스의 첩 딤나는 아말렉을 엘리바스에게 낳았으니 이들은 에서의 아내 아다의 자손이며
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.Tamna pak byla ženina Elifaza, syna Ezau. Ta porodila Elifazovi Amalecha. Ti jsou synové Ady, ženy Ezau.
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.Thim-na, vợ lẽ Ê-li-pha, con trai của Ê-sau, sanh A-ma-léc cho người. Ðó là cháu của A-đa, vợ Ê-sau.
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.Timna, som var Esaus Søn Elifazs Medhustru, fødte ham Amalek. Det var Esaus Hustru Adas Sønner.
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.Фамна же была наложница Елифаза, сына Исавова, и родила ЕлифазуАмалика. Вот сыновья Ады, жены Исавовой.
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.ותמנע היתה פילגש לאליפז בן עשו ותלד לאליפז את עמלק אלה בני עדה אשת עשו׃
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.وكانت تمناع سرية لاليفاز بن عيسو فولدت لاليفاز عماليق. هؤلاء بنو عدا امرأة عيسو.
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.亭 納 是 以 掃 兒 子 以 利 法 的 妾 . 他 給 以 利 法 生 了 亞 瑪 力 . 這 是 以 掃 的 妻 子 亞 大 的 子 孫
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.亭 納 是 以 掃兒 子 以利 法的妾 . 他 給以利 法 生 了 亞瑪力 . 這是 以 掃 的 妻子 亞大 的 子孫
Ve bu adanın üstünde, sadece bir adam olduğunu.Esta tiene una casa y tierras donde se puede cultivar productos agrícolas.
Ve bu adanın üstünde, sadece bir adam olduğunu.Han börjar med att grunda en del institutioner som börjar likna de som vi brukar se i mera komplesa ekonomier.
Ve bu adanın üstünde, sadece bir adam olduğunu.Той се заема да създаде някои институции, които наподобяват това, което можем да видим в по-развити икономики.
Ve bu adanın üstünde, sadece bir adam olduğunu.そしてその島には、一人の男の人だけが住んでおり、
Ve evet, adanın tepesindeki evi daha İsveç tarzı görünmesi için kırmızıya bile çevirdim.A áno, aj dom na vrchole ostrova som prefarbil na červeno, aby vyzeral viac švédsky.
Ve evet, adanın tepesindeki evi daha İsveç tarzı görünmesi için kırmızıya bile çevirdim.A přiznávám, dokonce jsem obarvil dům na ostrově na červeno, aby vypadal víc švédsky.
Ve evet, adanın tepesindeki evi daha İsveç tarzı görünmesi için kırmızıya bile çevirdim.Dan ya, saya mengubah rumah di atasnya menjadi merah supaya terlihat seperti rumah swedia.
Ve evet, adanın tepesindeki evi daha İsveç tarzı görünmesi için kırmızıya bile çevirdim.E até pintei de vermelho a casa no alto da ilha para fazê-la parecer mais sueca.
Ve evet, adanın tepesindeki evi daha İsveç tarzı görünmesi için kırmızıya bile çevirdim.És a sziget tetején álló házat is pirosra festettem, hogy svédebbnek tűnjön.
Ve evet, adanın tepesindeki evi daha İsveç tarzı görünmesi için kırmızıya bile çevirdim.E sì, ho persino colorato la casa sull'isola di rosso per darle un look più svedese.
İlgili Sayfalar