adamların ile cümle
adamların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.36
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
'Vince Cable, Bilim Adamlarına Kendi Paralarını Bulmalarını Söyledi'"Vince Cable dira aux scientifiques qu'ils doivent payer leur droit de passage (NDLR: leurs recherches")
'Vince Cable, Bilim Adamlarına Kendi Paralarını Bulmalarını Söyledi'"Винс Кейбъл ще каже на учените да плащат със собствени средства"
Washington'daki adamların teknolojinin en ön saflarında bulunmaları gerekiyor.(Ironie)
Washington'daki adamların teknolojinin en ön saflarında bulunmaları gerekiyor.No tienes que escribir a tus congresistas
Washington'daki adamların teknolojinin en ön saflarında bulunmaları gerekiyor.Хората във Вашингтон би трябвало да са авангарда на технологиите.
Washington'daki adamların teknolojinin en ön saflarında bulunmaları gerekiyor.犯罪の最先端にいるはずだ
Yani çoğunlukla orta yaşlı beyaz adamların.Głównie dla białego mężczyzny w średnim wieku
Yani çoğunlukla orta yaşlı beyaz adamların.Internetul omului alb de vârstă medie, mai ales al oamenilor albi de vârstă medie.
Yani çoğunlukla orta yaşlı beyaz adamların.대개가 중년의 백인 남자들이죠.
Yani çoğunlukla orta yaşlı beyaz adamların.בעיקר גברים בגיל העמידה.
Yani çoğunlukla orta yaşlı beyaz adamların.معظم الرجال البيض بمنتصف أعمارهم اليوم.
Yani çoğunlukla orta yaşlı beyaz adamların.オジさんばっかり ヴィント・サーフ:(笑)
Yani, gecenin bir yarısı bile canım domuz pirzolası çekse adamlarınız hemen kızartacaklar mı?Chceš tým povedať, že ak chcem bravčové rezne, hoci aj uprostred noci, tvoj chlapík ich usmaží?
Yani, gecenin bir yarısı bile canım domuz pirzolası çekse adamlarınız hemen kızartacaklar mı?Jeżeli zażyczę sobie kotlety, nawet w środku nocy, to wasz facet mi je usmaży?
Yani, gecenin bir yarısı bile canım domuz pirzolası çekse adamlarınız hemen kızartacaklar mı?그건 만약 우리가 한밤중에 돼지 갈비가 먹고 싶다면 구워 줄 수 있다는 뜻이니?
Yani, gecenin bir yarısı bile canım domuz pirzolası çekse adamlarınız hemen kızartacaklar mı?Maksud anda jika saya ingin daging babi, walaupun di tengah malam, anda akan menggorengnya?
Yani, gecenin bir yarısı bile canım domuz pirzolası çekse adamlarınız hemen kızartacaklar mı?O sea que si quiero chuletas, aún en medio de la noche, ¿tu sirviente me las freirá?
Yani, gecenin bir yarısı bile canım domuz pirzolası çekse adamlarınız hemen kızartacaklar mı?Se voglio i bocconcini di maiale, anche in piena notte, il tuo ragazzo le friggerà?
Yani, gecenin bir yarısı bile canım domuz pirzolası çekse adamlarınız hemen kızartacaklar mı?Takže, když chci vepřovou kotletu, dokonce i uprostřed noci, tvůj člověk ji pro mě udělá?
Yani, gecenin bir yarısı bile canım domuz pirzolası çekse adamlarınız hemen kızartacaklar mı?Úgy érted, ha sertéskarajt akarok az éjszaka közepén, a szakács megsüti nekem?
Yani, gecenin bir yarısı bile canım domuz pirzolası çekse adamlarınız hemen kızartacaklar mı?Vrei să spui că dacă vreau cotlete de porc, chiar în mijlocul nopţii, tipul tău o să le prăjească?
Yani, gecenin bir yarısı bile canım domuz pirzolası çekse adamlarınız hemen kızartacaklar mı?Ý ông là nếu tôi muốn ăn thịt bò miếng, kể cả vào nửa đêm, người của ông sẽ nướng cho tôi chứ?
Yani, gecenin bir yarısı bile canım domuz pirzolası çekse adamlarınız hemen kızartacaklar mı?Θέλεις να πεις πως αν θέλω παϊδάκια μες στη νύχτα, ο άνθρωπός σου θα μου τα ετοιμάσει;
Yani, gecenin bir yarısı bile canım domuz pirzolası çekse adamlarınız hemen kızartacaklar mı?Искаш да кажеш, че ако искам свински пържоли, дори посред нощ, вашият човек ще ми ги изпържи?
Yani, gecenin bir yarısı bile canım domuz pirzolası çekse adamlarınız hemen kızartacaklar mı?Ты имеешь в виду, что если я захочу свиную отбивную даже глубокой ночью, твой человек поджарит мне её?
Yani, gecenin bir yarısı bile canım domuz pirzolası çekse adamlarınız hemen kızartacaklar mı?אתם מתכוונים אם אתם רוצים צלעות חזיר, אפילו באמצע הלילה, האיש שלכם יצלה אותן?
Yani, gecenin bir yarısı bile canım domuz pirzolası çekse adamlarınız hemen kızartacaklar mı?يعني لو كنت أريد شرائح لحم الخنزير، وحتى في منتصف الليل، صاحبك سيقليها لك؟
Yani, gecenin bir yarısı bile canım domuz pirzolası çekse adamlarınız hemen kızartacaklar mı?彼が持って来てくれるのかい? もちろん そのために彼を雇ったんだから
Yani piyasa, bilim adamlarını, iletişimcileri, düşünürleri, hükümetleri doğru işler yapmaya zorlamıyor.Adica, piata nu determina oamenii de stiinta, comunicatorii, ganditorii, guvernele, sa faca lucrurile juste.
Yani piyasa, bilim adamlarını, iletişimcileri, düşünürleri, hükümetleri doğru işler yapmaya zorlamıyor.시장논리의 한계 때문이랄까요, 시장은 과학자, 철학자, 정부 등등이 "옳은 일"을 하도록 유인하지 않으니까요.
Yani piyasa, bilim adamlarını, iletişimcileri, düşünürleri, hükümetleri doğru işler yapmaya zorlamıyor.Teda, že trh neženie vedcov, spravodajcov, mysliteľov a vlády, aby robili správne veci.
Yani piyasa, bilim adamlarını, iletişimcileri, düşünürleri, hükümetleri doğru işler yapmaya zorlamıyor.Tedy, že trh neláká vědce, zpravodajce, myslitele, vlády, aby dělali správné věci.
Yani piyasa, bilim adamlarını, iletişimcileri, düşünürleri, hükümetleri doğru işler yapmaya zorlamıyor.То есть, рынок не стимулирует ученых, масс-медиа, мыслителей, правительства делать правильные вещи.
Yani piyasa, bilim adamlarını, iletişimcileri, düşünürleri, hükümetleri doğru işler yapmaya zorlamıyor.כי השוק איננו דוחף את המדענים, את אנשי-התקשורת, את ההוגים, את הממשלות לעשות את הדברים הנכונים.
Yani piyasa, bilim adamlarını, iletişimcileri, düşünürleri, hükümetleri doğru işler yapmaya zorlamıyor.بمعنى أن المجال لا يحمس العلماء ولا المتحدثين, أو المفكرين, أو الحكومات للقيام بالأعمال المطلوبة
Yani piyasa, bilim adamlarını, iletişimcileri, düşünürleri, hükümetleri doğru işler yapmaya zorlamıyor.マスコミ、哲学者、政府に 適切な行動をするよう働きかける事はありません。 ですから、重要な問題に関心を持つ優れた人々が