adamları ile cümle

adamları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ama ilginç olan tarafı, ilk gidecek olanların ticari adamların olması.O que é interessante é que o pessoal do comercial irá primeiro.
Ama ilginç olan tarafı, ilk gidecek olanların ticari adamların olması.Pero lo interesante es que las personas (área comercial) irán primero.
Ama ilginç olan tarafı, ilk gidecek olanların ticari adamların olması.Αλλά το ενδιαφέρον είναι ότι το εμπόριο θα το κάνει πρώτο.
Ama ilginç olan tarafı, ilk gidecek olanların ticari adamların olması.Найцікавіше, що бізнесмени зроблять це першими.
Ama ilginç olan tarafı, ilk gidecek olanların ticari adamların olması.Но интересная вещь насчет этого - то, что бизнесмены будут делать это первыми.
Ama ilginç olan tarafı, ilk gidecek olanların ticari adamların olması.Но интересното нещо в това е, че хората в комерсиалния сектор ще направят това първи.
Ama ilginç olan tarafı, ilk gidecek olanların ticari adamların olması.אבל הדבר הדבר המעניין בקשר לזה הוא שהחבר'ה המסחריים ילכו על זה ראשונים.
Ama ilginç olan tarafı, ilk gidecek olanların ticari adamların olması.لكن الشيء المشوق هو أن القطاع التجاري هم من سيذهب أولاً.
Ama ilginç olan tarafı, ilk gidecek olanların ticari adamların olması.これを、「資本主義による宇宙開発競争」と呼びましょう。反対に・・・
Ama Nasa'nın bana asıl sorduğu " Bu adamların biyosinyatü rü var mı? idi.De amit valójában a NASA emberei kérdeztek tőlem az volt, hogy "Van ezeknek a fickóknak bioazonosítójuk?
Ama Nasa'nın bana asıl sorduğu " Bu adamların biyosinyatü rü var mı? idi.Ma quello che i ragazzi della NASA mi avevano chiesto in realtà era "Questi ragazzi hanno un firma bilogica?
Ama Nasa'nın bana asıl sorduğu " Bu adamların biyosinyatü rü var mı? idi.Nhưng cái mà NASA đã hỏi tôi thực sự là, "Có phải chúng có một dấu hiệu sinh học?
Ama Nasa'nın bana asıl sorduğu " Bu adamların biyosinyatü rü var mı? idi.Αλλά αυτό που πραγματικά μου ζήτησαν οι άνθρωποι της NASA ήταν, "Αυτοί οι τύποι έχουν βιοϋπογραφές;
Ama Nasa'nın bana asıl sorduğu " Bu adamların biyosinyatü rü var mı? idi.Але що хотіли працівники НАСА довідатись було :" Чи вони мають біосигнатуру?
Ama Nasa'nın bana asıl sorduğu " Bu adamların biyosinyatü rü var mı? idi.Но това, което хората от НАСА всъщност искаха от мен беше: " Дали тези неща имат биоследи?
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.Ale ciebie wybawię onegoż dnia, mówi Pan, i nie będziesz podany w rękę mężów, których się ty oblicza boisz.
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.Ale ťa vytrhnem toho dňa, hovorí Hospodin, a nebudeš vydaný do ruky mužov, ktorých tvári sa bojíš.
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.Ale vysvobodím tě v ten den, dí Hospodin, aniž budeš vydán v ruku mužů těch, jejichž oblíčeje se lekáš.
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.A ti, porém, eu livrarei naquele dia, diz o Senhor, e não serás entregue na mão dos homens a quem temes.
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.Dar pe tine te voi izbăvi în ziua aceea, zice Domnul, şi nu vei fi dat în mînile oamenilor de cari temi.
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.És azon a napon megszabadítlak téged, azt mondja az Úr, és nem adatol amaz emberek kezébe, a kiktõl félsz.
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.나 여호와가 말하노라 내가 그날에 너를 구원하리니 네가 그 두려워하는 사람들의 손에 붙이우지 아니하리라
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.Maar u zal Ik redden. U zult niet worden gedood door hen, voor wie u zo bang bent.
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.Men jeg vil redde dig på den dag, sier Herren, og du skal ikke bli overgitt i de menns hånd som du gruer for.
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.Tetapi Aku, TUHAN, akan melindungimu. Engkau tidak akan diserahkan kepada orang-orang yang kautakuti
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.но тебя Я избавлю в тот день, говорит Господь, и не будешь предан в руки людей, которых ты боишься.
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.והצלתיך ביום ההוא נאם יהוה ולא תנתן ביד האנשים אשר אתה יגור מפניהם׃
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.ولكنني انقذك في ذلك اليوم يقول الرب فلا تسلم ليد الناس الذين انت خائف منهم.
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.耶 和 華 說 、 到 那 日 我 必 拯 救 你 . 你 必 不 至 交 在 你 所 怕 的 人 手 中
Ama o gün seni kurtaracağım diyor RAB. Korktuğun adamların eline teslim edilmeyeceksin.耶和華 說 、 到 那日 我 必 拯救 你 . 你 必不 至交 在 你 所 怕 的 人 手中
Ama sonra, IRDNC'nin adamları Joshua'ya bir teklifte bulundular:Ale potom ľudia z IRVZP (orig. IRDNC) navrhli Joshuovi:
Ama sonra, IRDNC'nin adamları Joshua'ya bir teklifte bulundular:Dar atunci, oamenii din DRICN i-au propus lui Joshua:
Ama sonra, IRDNC'nin adamları Joshua'ya bir teklifte bulundular:그 때, IRDNC 분들이 요수아 촌장님을 뵈러 왔어요.
Ama sonra, IRDNC'nin adamları Joshua'ya bir teklifte bulundular:Les gens de l'IRDNC ont alors proposé à Joshua la chose suivante:
Ama sonra, IRDNC'nin adamları Joshua'ya bir teklifte bulundular:Ma poi, l'IRDNC fece una proposta a Joshua:
Ama sonra, IRDNC'nin adamları Joshua'ya bir teklifte bulundular:Mas então, as pessoas da IRDNC propuseram a Joshua:
Ama sonra, IRDNC'nin adamları Joshua'ya bir teklifte bulundular:Pero luego, la gente del IRDNC le propuso a Joshua:
Ama sonra, IRDNC'nin adamları Joshua'ya bir teklifte bulundular:Rồi, người từ IRDNC nói với Joshua:
Ama sonra, IRDNC'nin adamları Joshua'ya bir teklifte bulundular:Αλλά τότε, οι άνθρωποι της IRDNC έκαναν μια πρόταση στον Τζόσουα:
Ama sonra, IRDNC'nin adamları Joshua'ya bir teklifte bulundular:Но потом работники IRDNC предложили Джошуа:
Ama sonra, IRDNC'nin adamları Joshua'ya bir teklifte bulundular:Но тогава хората от ИСРП предложиха на Джошуа:
Ama sonra, IRDNC'nin adamları Joshua'ya bir teklifte bulundular:ואת כל הקהילות שלנו.
Ama sonra, IRDNC'nin adamları Joshua'ya bir teklifte bulundular:لكن عندئذ، أقترح موظفو IRDNC لجوشوا:
Ama sonra, IRDNC'nin adamları Joshua'ya bir teklifte bulundular:コミュニティの中に草原と野生動物のことを
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Aber natürlich konnten die Wissenschaftler nicht anders.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Dar sigur că oamenii de ştiinţă nu s-au putut abţine.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar. Kendi oyunlarını yapmaya başladılar.Mais évidemment, ces scientifiques n'ont pas résisté et ils ont commencé à créer leurs propres jeux vidéo.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar. Kendi oyunlarını yapmaya başladılar.Persze a kutatók sem tudták megállni, elkezdtek saját játékokat gyártani rá.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar. Kendi oyunlarını yapmaya başladılar.Samozřejmě, že vědci si nemohli pomoct, a začali dělat svoje vlastní video hry.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar. Kendi oyunlarını yapmaya başladılar.Але, звісно, вчені не втрималися й почали робити власні ігри.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.하지만 역시 과학자들은 어쩔 수 없지요.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Ma ovviamente gli scienziati non sanno frenarsi
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Natuurlijk konden de wetenschappers zich niet beheersen.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Nhưng tất nhiên là các nhà khoa học cũng không khá hơn.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Oczywiście naukowcy nie mogli się powstrzymać.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Pero, claro los científicos no pudieron consigo mismos.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Tapi tentu saja para ilmuwan tidak dapat menahan diri.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Φυσικά οι επιστήμονες δεν μπορούσαν να αντισταθούν.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Но, конечно же, учёные не могли ничего с собой поделать.
Ama tabi bilim adamları kendilerini tutamadılar.Но, разбира се, учените не можеха да се сдържат.
İlgili Sayfalar