adamca ile cümle

adamca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
33
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tom için kendimi çok üzgün hissediyorum, zavallı adamcağız.I feel very sorry for Tom, poor fellow.
Çünkü adamcağız başına gelecekleri önceden değerlendirip kaçmıştı!The creature vanished as it bounded past.
Bu adamcağız hala B noktasına gitmek zorunda. .So now this guy, this poor poor captain, he said so how far do I still have to go to get to point B?
- Adamcağızı öldürecek.She'll be his death!
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.At a certain point, the man, still hiccupping, had sex with his wife.
Arkadaşiyle konuşurken ona; "Ben malca senden zenginim, adamca da senden güçlüyüm." dedi.Arguing one day with his friend he said: "I have more wealth than you and more powerful kinsmen."
Bu dalgalar adamcağızın kayığını denizin dibine çeker.L'un des arcs couronne le buste de Le Nôtre.
Yalnız "er ahladı" sözü vardır; ‘adamcağız göğsünü geçirdi, ah dedi, ahladı.’ demektir."분(bún)"은 "얇은 쌀국수"를 뜻하며, "보(bò)"는 "쇠고기"라는 뜻이다.
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.A dado momento, o homem, ainda aos soluços, teve sexo com a mulher.
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.À un certain point, l'homme, toujours atteint du hoquet, eu des relations sexuelles avec sa femme.
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.Až jednou tento muž, stále škytající, měl sex se svou ženou.
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.Až raz tento muž, stále štikútajúci, mal sex so svojou manželkou.
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.Đến một lúc, người đàn ông này, vẫn nấc cụt, đã quan hệ với vợ mình.
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.Egyszer, a férfi, miközben még mindig csuklott, szeretkezett a feleségével.
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.La un anumit momentul, bărbatul, încă sughițând, a făcut sex cu nevasta sa.
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.Op een gegeven moment had de man, nog steeds hikkend, sex met zijn vrouw.
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.På et tidspunkt, manden, stadigt hikkende, havde han sex med sin kone.
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.Sampai suatu saat, pria ini masih cegukan, berhubungan intim dengan istrinya.
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.Till slut hade mannen, fortfarande hickande, sex med sin fru.
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı. Ve işe bakın, hıçkırık kayboldu.Un giorno, sempre col singhiozzo, fece sesso con la moglie, e improvvisamente il singhiozzo sparì.
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.Zu einem bestimmten Zeitpunkt hatte der Mann dann, immer noch mit Schluckauf, Sex mit seiner Frau.
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.Και σε κάποιο σημείο ο άνδρας, ακόμα έχοντας λόξυγγα, έκανε έρωτα με τη γυναίκα του.
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.В един момент човекът, все още хълцайки, правил секс с жена си.
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.В какой-то момент этот мужчина, не переставая икать, занялся сексом с женой.
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.עדיין מגהק, קיים יחסי מין עם אשתו.
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.وكانت مازالت الحازوقة مستمرة، وعندما كان يمارس الجنس مع زوجته
Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.すると驚いたことに しゃっくりが止まりました
Bu adamcağız hala B noktasına gitmek zorunda. .이제 저 불쌍하고도 불쌍한 선장은, "내가 점 B에 가려면 얼마나 더 가야 하지?"라고 합니다.
Bu adamcağız hala B noktasına gitmek zorunda. .Значит, этому бедному капитану надо понять, сколько ему еще плыть до точки B.
Bu adamcağız hala B noktasına gitmek zorunda. .Сега, горкият капитан се пита колко още трябва да преплава, за да достигне точка В
Günler geçti. Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.Pasaron los días, en un cierto punto, el hombre todavía con hipo, tuvo sexo con su mujer.
Günler geçti. Bir noktada, adamcağız bir yandan hıçkırarak, karısıyla seks yaptı.Po kilku dniach czkający mężczyzna poszedł z żoną do łóżka.
- Son sözü hep o söyler. - Adamcağızı öldürecek.Τζούλια, ο καλός σου!
İlgili Sayfalar