adam ile cümle
adam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu adam Tom'un yolunu kesti ve Tom ona el hareketi çekti.This guy cut Tom off, and Tom gave him the finger.
Bu adamı dinleme.Don't listen to this man.
Bir sanayi adamı hayatta başarılı olacaktır.A man of industry will succeed in life.
Adam fasulye yiyor.The man eats beans.
O, bir gaddar adamla evlendiğini bilmiyordu.She didn't know she had married a monster.
Onların arkasındaki adam piyano çalıyor.The man behind them plays the piano.
Ne tuhaf adam.What a weird guy.
Bir adam görüyorum.I see a man.
Bilim adamları Mars'ta su buldu.Scientists have found water on Mars.
Yaşlı adam oturuyor.The old man is sitting.
Sincap adamın süper gücü bir sincaba dönüşebilmesidir.Squirrelman's superpower is that he can turn into a squirrel.
Bu adam bunun için değil.The man isn't made for this.
Tom hâlâ evli bir adam.Tom was still a married man.
Yaşlı adam o sabah çok geç uyudu.The old man slept very late that morning.
Bir zamanlar yaşlı bir adam ve karısı küçük bir köyde birlikte yaşarmış.Once upon a time an old man and his wife lived together in a little village.
Bu adam mutlu.This man is happy.
Onun o genç adama baktığını gördün mü?Did you see her stare at that young man?
Tom Mary'yi öldürmesi için bir adam tuttu.Tom hired a man to kill Mary.
Adam Tom'a benzer yürüdü.The man walked similar to Tom.
Tom'un babası acımasız bir adamdı.Tom's father was a cruel man.
Tom kiliseye giden bir adamdı.Tom was a church-going man.
Tom yakışıklı ve kibar bir adamdı.Tom was a handsome and kind man.
Tom açgözlü bir adamdı.Tom was a greedy man.
Bir cümleyi sahiplenmek için, beyaz adam simgesine tıklayın.To adopt a sentence, click on the white person icon.
Mary genç adamı yanağından öptü.Mary kissed the young man on the cheek.
O, yaşlı adamın yolu geçmesine yardımcı oldu.She helped the elderly man cross the road.
Tom'un kız arkadaşı onunla ilişkiyi kesti ve başka bir adamla çıkmaya başladı.Tom's girlfriend broke up with him and started going out with another guy.
Yaşlı bir adam gibi konuşmaya başladın.You're starting to sound like your old man.
Senin o adamla evlenmene izin vermeyi reddediyorum.I refuse to let you marry that man.
Onun babası "O adamla evlenmene izin vermeyi reddediyorum" dedi."I refuse to let you marry that man," said her father.
Tom şimdiye kadar rastladığım en zeki adamlarından biridir.Tom is one of the most intelligent men I've ever met.
Dün tanıştığım adam hiç Fransızca bilmiyordu.The man I met yesterday didn't know French at all.
Tom Jackson, Boston'un en zengin adamlarından biridir.Tom Jackson is one of the richest men in Boston.
Silahlı bir adam Tom'a arabaya binmesini söyledi.A man with a gun told Tom to get into the car.
Tom şimdiye kadar tanıştığım en zeki adamlardan biridir.Tom is one of the smartest men I've ever met.
Tom sınıfta en yakışıklı adam.Tom is the best-looking guy in the class.
Tom kırmızı kravat takan adam.Tom is the man wearing the red tie.
Orada duran adam Tom'dur.The guy standing over there is Tom.
Oradaki şu adam Tom'a benziyor.That guy over there looks like Tom.
Tom tanıdığım en zengin adam.Tom is the richest guy I know.
Tom çok rekabetçi bir adam.Tom is a very competitive guy.
Tom varlıklı bir adam oldu.Tom has become a wealthy man.
Tom memnun etmesi zor bir adam.Tom is a hard man to please.
Tom soldaki adam.Tom is the man on the left.
Tom çok yakışıklı bir adam.Tom is a very handsome man.
Tom berbat bir adamdır.Tom is a horrible person.
Bu adamı severim!I love this man!
O çok basit bir adamdı, ama o diğerlerini hiç aldatmadı.He was a very simple man, but he never cheated on others.
Tom'un yaşlı bir adama benzediğini düşünüyor musun?Do you think Tom looks like an old man?
Tom koltuğunu yaşlı bir adama verdi.Tom gave his seat to the old man.
Tom tam tanıdığım bir adama benziyor.Tom looks just like a guy I know.
Tom'un dürüst bir adam olduğunu düşünüyorum.I think that Tom is an honest man.
Adam pis giysiler giyiyor.The man is wearing grubby clothes.
Çelimsiz yaşlı adam inatla bir tekerlekli sandalyeyi kullanmayı reddetti.The frail old man stubbornly refused to make use of a wheelchair.
Ben bu adamı seviyorum!I love this man.
Tom zaten bir adam.Tom is already a man.
Tom artık bir adam.Tom is a man now.
Polis, bıçaklı cinayete adı karışan adamı teslim olmaya çağırdı.Police have urged the man involved in a fatal stabbing to turn himself in.
Adam, sen kahrolası bir enayisin.Man, you're a fucking dupe.
Tom çok yetenekli bir iş adamı.Tom is a very capable businessman.