adam ile cümle
adam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom yaratıcı bir adam.Tom is a creative guy.
Neden o adam bu kadar tanıdık geliyor?Why does that man look so familiar?
Diğer adamlar ne yapıyorlar?What are the other men doing?
Benim ne tür bir adam olduğumu düşünüyorsunuz?What kind of guy do you think I am?
Tom üç yıl önceki aynı adam değil.Tom isn't the same man he was three years ago.
Bilim adamları, sadece Antarktika'da yaşayan bir uçan penguen kolonisi keşfetti.Scientists have just discovered a colony of flying penguins living in Antarctica.
Şu adamlar Fransızca konuşuyorlar.Those men are speaking French.
Şu adamlar Fransızca konuşuyor.Those men are speaking French.
O adamlar Fransızca konuşuyorlar.Those men are speaking French.
O adamlar Fransızca konuşuyor.Those men are speaking French.
Ne kadar korkunç! Onlar ölümüne adam taşladılar.How horrible! They stoned the man to death.
Adam paraya para demiyor.That dude is rolling in dough.
Genç kız, yaşlı bir adam tarafından kovalanıyor.A young girl is chased by an old man.
Çocuğunuzun adamakıllı konuşulmaya ihtiyacı var.That child of yours needs a good talking to.
Tom böylesine çekingen bir adam. O oldukça kendine güvensiz gibi görünüyor.Tom is such a diffident man. He seems to have quite low self-esteem.
Ben o adamın kim olduğunu bilmek istiyorum.I want to know who that guy is.
O adamla nereye gittin?Where did you go with that guy?
Başkanın adamları ipten alacak gücü vardı, bir kalem oynatmaya bakardı iş.The President had the power to save the men from execution at the stroke of a pen.
Tom çok akıllı bir adam.Tom is a very intelligent man.
Oradaki şu adam kim?Who's that man over there?
O adamın ismi ne?What's that guy's name?
O adamın ismini hatırlayamıyorum.I can't remember that guy's name.
Adam flütü göle attı.The man threw his flute into the lake.
Adam, atları suya götürür.The man takes the horses to the water.
Kimliği bir başkasıyla karıştırılan bir adam vuruldu.A man was shot in a case of mistaken identity.
Bu adamı zaten gördüm.I have already seen this man.
Kurt adamlar, vampirlerden daha iyidirler.Werewolves are better than vampires.
O adamı daha önce bir yerde gördüğüme eminim.I'm sure I've seen that guy somewhere before.
Sanırım o adamı daha önce bir yerde gördüm.I think I've seen that guy somewhere before.
Yakışıklı adam bir Arap mı yoksa Hintli mi?Is the handsome man an Arab or an Indian?
Ben hazırım, adamım. Onu getir!I'm ready, man. Bring it!
Şu adam bir gazete köşe yazarı.That man is a newspaper columnist.
Eğer bunu yapmazsan ölü bir adam olacaksın.If you don't do that, you will be a dead man.
Senin gördüğün adam aslında bir kadın.The "man" that you saw is actually a woman.
Dinsiz adamlar tapınağı yağmaladı.Ungodly men ransacked the temple.
Tom, dairemi paylaştığım adam, geçen ay taşındı.Tom, the guy who'd shared my apartment, moved out last month.
Babam sakin bir adamdır.My father is a silent person.
Büyük bıyıklı bir adam beni takip etmeye başladı.A guy with a big mustache started following me.
Tom ferahlatıcı, dürüst ve iyi bir genç adam.Tom is refreshing, honest and a good young man.
Yaşlı adam ölümünden önce çocuklaştı.The old man became childish before his death.
O, adama baktı.She looked at the man.
Evsiz adam mükemmel şekilde piyano çaldı.The homeless man played the piano excellently.
Gerçekten bu adamla turnayı gözünden vurdun.You really hit the jackpot with this guy!
"Kardan adam mı yapıyorsun?" "Hayır, kardan kadın yapıyorum.""Are you making a snowman?" "No, I'm making a snow woman."
Adam gençti.The man was young.
Tom büyük bir adamdır.Tom is a great man.
Ben mutlu bir adamım.I'm a happy man.
Hayır, adamım, bu esrar birinci sınıftır.Yo, man, this shit is top notch.
O çok çekici bir adam.He's a very attractive man.
O sadece bir adam.He is only a man.
O, harika bir bilim adamı.He's a wonderful scholar.
O adam çok benmerkezci.That guy is very self-centered.
O adam çok bencil.That guy is very self-centered.
O adam çok egosantrik.That guy is very self-centered.
O adamı öldürdün mü? Evet mi yoksa hayır mı?Did you kill that man? Yes or no?
Mary bir akşam yemeği partisinde tanıştığı bir adamla çıkmaya başladı.Mary started to date a man she met at a dinner party.
Bu bir adam.This is a man.
Adamlar ağlamaz.Men don't cry.
Tom, onunla bir odayı paylaştığım adam, dağınık.Tom, the guy I'm sharing a room with, is messy.
Yaşlı adam nazik bir şekilde sakalını sıvazladı.The old man stroked his beard thoughtfully.