adam ile cümle

adam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sen Tom'u öldüren adamsın.You're the guy who killed Tom.
Tom ile başka bir adam vardı.There was another guy with Tom.
Bu adamlara ne olduğunu öğrenebilip öğrenemeyeceğimi görmek istiyorum.I want to see if I can find out what happened to those men.
Onların hepsi güçlü adamlardı.They were all strong men.
Bunlar tehlikeli adamlar.These are dangerous men.
Kadınlardan nefret eden şu adamlardan biri değilim.I'm not one of those men who hates women.
Sen çok anlayışlı bir adamsın.You're a very perceptive person.
Adamın bir silahı vardı.The guy had a gun.
Ben sadece sorular soran bir adamım.I'm just a guy asking questions.
Adamlarına silahlarını indirmelerini söyle.Tell your men to drop their guns.
O adamın bizden biri olmadığını biliyordum.I knew that guy wasn't one of us.
Adamlarına söyle gözden uzak dursunlar.Tell your men to stay out of sight.
Alt katta seni soran bir adam var.There's a guy downstairs asking for you.
Tom eksantrik bir adamdır.Tom is an eccentric fellow.
Senin hoş bir adam olduğunu söyleyebilirim.I can tell you're a nice guy.
Sen patronunun hoş bir adam olduğunu söyledin.You said your boss was a nice guy.
Tom beyaz bir adam gibi geliyor.Tom sounds like a white guy.
Tom beyaz bir adam gibi görünüyor.Tom sounds like a white guy.
O adam hakkında bir şeyin doğru olmadığını biliyordum.I knew something wasn't right about that guy.
Tom gerçekten iyi bir adamdır.Tom is a real decent guy.
Kaç tane adamı öldürdün?How many men have you killed?
Kaç tane adamın var?How many men do you have?
Şarkı söyleyemeyen bir adamla hiç çıkar mıydın?Would you ever go out with a guy who couldn't sing?
Tom'u yenen adam nerede?Where's the guy who beat Tom?
Asla karşı koyabilecek bir adama vurma.Never hit a man who can fight back.
Tom kendini işine adamıştı.Tom threw himself into his work.
Tom komik küçük bir adam.Tom is a funny little fellow.
Bu adamların bizi öldürmeyeceğini nasıl biliyorsun?How do you know those guys won't try to kill us?
Tom'un işe göre adam olduğuna dair ikna edilmedim.I'm not convinced that Tom is the man for the job.
Tom her zaman eğlenceli bir adam olmuştur.Tom has always been a fun guy to hang out with.
Tom yaşlı bir adama benziyordu.Tom looked like an old man.
Tom yaşlı bir adama benziyor.Tom looks like an old man.
Tom yaşlı bir adam.Tom is an old man.
Tom Jackson Boston'da en zengin adamdır.Tom Jackson is the richest man in Boston.
Adamların hepsi uyuyor.The men are all asleep.
O adamın kim olduğunu merak ediyorum.I wonder who that guy was.
Tom bankaya giderken gördüğü adamların silahlarının olduğunu söyledi.Tom said that the men he saw going into the bank had the weapons.
Şu adamlar asker.Those men are soldiers.
Şu adam tehlikeli.That man is dangerous.
Oradaki adam kim?Who's the guy over there?
O adam Tom muydu?Was that guy Tom?
Tom'un yaşlı bir adama benzediğini düşünmüyor musun?Don't you think Tom looks like an old man?
Konuştuğun adam kimdi?Who was the man you were talking to?
Tom'un konuştuğu adam kim?Who's the guy Tom is talking to?
Yanında oturduğun adam kimdi?Who was the man you were sitting next to?
Sen ne biçim bir adamsın?What kind of man are you?
Küçük adam kim?Who's the little guy?
Tom bir kardan adam yapmak için babasının ona yardım etmesini istedi.Tom asked his father to help him make a snowman.
Adam ambulans beklerken öldü.The man died waiting for an ambulance.
Üç oğlu olan bir adam vardı.There was a man who had three sons.
Bu uzun boylu adam Bay Smith'tir.This tall man is Mr Smith.
Tom genç ve yakışıklı bir adam.Tom is a young and handsome man.
O, tanıdığım bir adama benziyor.He looks just like a guy I know.
O, tanıdığım bir adam gibi görünüyor.She looks just like a guy I know.
O, adamı arkasından aşağılamaya başladı.He began to abase the man behind his back.
Horus genellikle şahin olarak veya şahin başlı bir adam olarak tasvir edilir.Horus was often depicted as a falcon, or as a man with a falcon head.
O acımasız bir adamdı.He was a cruel man.
Adam su içiyor.The man drinks water.
Kendini göreve adamak zorundasın.You have to dedicate yourself to the task.
Kendinizi göreve adamak zorundasınız.You have to devote yourself to the task.

İlgili Sayfalar