adam ile cümle

adam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu adamı gördünüz mü?Have you seen this man?
Bu adamı gördün mü?Have you seen this man?
Bu adam çok korkunç.This man is very awful.
Adam ekmek yedi.The man ate bread.
İçeri girdiğim zaman adam onu söylüyordu.The man was saying it when I came in.
Bu adam ölü.This man is dead.
Kırmızı şapkalı bir adam gördüm.I saw a man with a red hat.
Sanıyorum orada bir adam var.I think that there is a man there.
Bu adam Pedro'dur.This man is Pedro.
O adam Raul.That man is Raul.
Adam bir köpek tarafından ısırıldı.The man was bitten by a dog.
Dört adam şarkı söylüyor.Four men are singing.
Oradaki şu adam Pedro'dur.That man over there is Pedro.
Dün büyük bir adam gördün.Yesterday you saw a big man.
Dün o, büyük bir adam gördü.Yesterday she saw a big man.
Ben böyle bir adama güvenemem.I can't trust such a man.
Çok kötü bir adammışsın.You're such a mean man.
Klingonca öğrenmek bir iş adamı olarak onun mesleği için büyük yararı olacak.Learning Klingon will be of great use for his career as a businessman.
Onların istediği onun gibi bir adamdı.What they wanted was a man like himself.
Onlar Lee Harvey Oswald adında bir adamı tutukladı.They arrested a man named Lee Harvey Oswald.
Adamlar ne gördükleri hakkında hem haritalar hem de resimler çizdiler.Both men drew maps and pictures of what they saw.
O, adamlarına sonraki gece saldıracaklarını söyledi.He told his men they would attack the next night.
Onlar Anderson ve adamlarının kaleyi terk etmesi gerektiğini söylediler.They said Anderson and his men must leave the fort.
Onun çok dürüst bir adam olduğunu duymuşlardı.They had heard that he was a very honest man.
O onların her siyah adam serbest kalana kadar mücadele etmek istediklerini söyledi.He said they wanted to fight until every black man was free.
O büyük, ağır bir adamdı.He was a big, heavy man.
O uzun boylu, zayıf bir adamdı.He was a tall, thin man.
O ne tür bir adamdı ?What kind of man was he?
O oldukça yetenekli bir adamdı.He was an extremely able man.
O, cüsseli, yavaş hareket eden bir adamdı.He was a big, slow-moving man.
Adamlarından bazılarını vadiye gönderdi.He sent some of his men into the valley.
Ve o, iki adama evinde uyumasına izin verdi.And he let the two men sleep at his home.
O, tarihte bunu yapan ilk adamdı.He was the first man in history to do this.
Onun adamlarını savaşa hazırlanmak için zamanı vardı.He had time to prepare his men for battle.
O şimdi altmış sekiz yaşındaydı ve hasta bir adamdı.He now was sixty-eight years old and a sick man.
O, New Orleans'a vardığında hasta bir adamdı.He was a sick man when he got to New Orleans.
İngiliz komutan adamlarına gece dinlenmelerini emretti.The British commander ordered his men to rest for the night.
Papanın adamlarından çoğu savaş için hazır değildi.Many of Pope's men were not prepared for battle.
Her iki adam Vietnam'da savaşa karşı çıktı.Both men opposed the war in Vietnam.
Adams, savaş yıllarının çoğunu Avrupa'da geçirdi.Adams spent most of the war years in Europe.
Güney ordusunun adamlara ve malzemelere ihtiyacı vardı.The southern army needed men and supplies.
Gri adam kapıda göründü.The grey man appeared in the doorway.
Bu zalim soğuk bir adamı kendi sesinden korkutabilirdi.This cruel cold could make a man afraid of his own voice.
Hiç kimse bu adamlara hakaret etmek istemedi.No one wanted to insult these men.
Ordunun Harpers Ferry yakınında hiç adamı yoktu.The army had no men near Harpers Ferry.
Bu fotoğraf küçük bir gıda mağazası sahibi olan bir adamı gösteriyor.This photo shows a man who owns a small food store.
Kabileden yaklaşık altmış adam atlarına binerek çabucak vardılar.About sixty men from the tribe quickly arrived riding horses.
Yaşlı bir adam geldi ve Lincoln'la tokalaştı.An old man came up and shook Lincoln's hand.
Birçok kişi Lincoln'un o adam olabileceğini düşündü.Many people thought Lincoln could be that man.
Jackson, kaba bir adamdı.Jackson was a rough man.
Smith dürüst bir adamdı.Smith was an honest man.
Birçok bilim adamı onu tanıyordu.Many scientists knew him.
Silahlı adam Jack Ruby idi.The gunman was Jack Ruby.
Hamilton, Adams'tan hoşlanmadı.Hamilton did not like Adams.
Adams, akıllı bir adamdı.Adams was an intelligent man.
Onun adamları sert ve iyi savaştı.His men fought hard and well.
İki adam akraba değildi.The two men were not related.
Douglas, kısa, ağır bir adamdı.Douglas was a short, heavy man.
John Adams, 1797 yılında göreve başladı.John Adams took office in 1797.
Adamlar ileri doğru yürümeye başladılar.The men began to march forward.

İlgili Sayfalar