adam ile cümle
adam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dün gece bir adam seni ziyaret etti.A man called on you last night.
Dün gece bir genç adam zorla evime girdi.A young man broke into my house last night.
Dört kollu adam bankayı soydu ve 4 milyon dolar ile kaçtı.Four armed men held up the bank and escaped with $4 million.
Sanırım o iyi bir adam.I think he is a good man.
Komutan adamlarını silah atışına maruz bıraktı.The commander exposed his men to gunfire.
Tam görmek istediğim adamsın.You are the very man I want to see.
Güvendiğim adam bana ihanet etti.The man I trusted betrayed me.
Beklediğim adam gelmedi.The man I was waiting for didn't turn up.
Bildiğim kadarıyla, o iyi bir adam.He is, so far as I know, a good guy.
Bay Smith tanıdığım kadarıyla alçak gönüllü bir adamdı.Mr Smith, as I knew him, was a modest man.
Ziyaret ettiğim adam Bay Doi'ydi.The man that I visited was Mr. Doi.
Arkadaşım sandığım adam beni kandırdı.The man who I thought was my friend deceived me.
Konuştuğum adam Amerikalı değil Almandı.The man to whom I spoke was a German, not an American.
Konuştuğum adam İngilizce öğretmenimdir.The man I was talking to is my English teacher.
Bize bitişik yaşayan adam ünlü bir aktördür.The man who lives next door to us is a famous actor.
Biz adamın evini satın aldık.We bought the man's house.
Biz adamı dövdük.We beat the man up.
Bana doğru gelen bir adam gördüm.I saw a man coming toward me.
Bana el sallayan adam benim amcamdır.The man who is waving to me is my uncle.
Bana göre o dürüst bir adam.In my estimation, he is an honest man.
Bildiğim kadarıyla, o çok nazik bir adamdır.As far as I know, he is a very kind man.
Bildiğim kadarıyla o dürüst bir adam.So far as I know, he is an honest man.
Benim bitişiğimde yaşayan adam bir doktor.The man who lives next door to me is a doctor.
Bir adamın bir araba tarafından çarpıldığını gördüm.I saw a man knocked down by a car.
Birlikte geldiğin adamı tanıyorum.I know the man you came with.
Bana bakan adamın farkında değildim.I was not conscious of a man looking at me.
Ben, 22 yaşında bir adamım.I am a 22 year-old man.
Şu adama tahammül edemiyorum.I can't bear that fellow.
Bir iş adamı olarak başarılı olmanı çok istiyorum.I am longing for you to succeed as a businessman.
Bir adama bana bir ev yaptırdım.I had a man build me a house.
Yaşlı bir adam arıyorum.I'm looking for an old man.
Onu uzun boylu bir adam olarak hayal ettim.I imagined him a tall man.
Burada kalması gereken bir adam arıyorum.I'm looking for a man who is supposed to live here.
Adamı bir çocukla birlikte gördüm.I saw a man with a child.
Ben bu sistemi bilmiyorum ama sorumlu adam açıklayacak.I don't know this system, but the man in charge will explain.
Artık o adamla geçinemiyorum.I can't get along with that man any more.
Üç adamdan hiçbirini tanımıyorum.I know none of the three men.
Arabanın bir adama çarptığını gördüm.I saw the car hit a man.
O genç adamı seviyorum.I like that young man.
Genç adama benim için bagajımı taşıttım.I got the young man to carry the baggage for me.
Adamı parayı çalarken yakaladım.I caught the man stealing the money.
Adamın atladığını gördüm.I saw the man jump.
Adamın bir araba tarafından yere serildiğini gördüm.I saw the man knocked down by a car.
Ben adamın odaya girdiğini gördüm.I saw the man enter the room.
Adamı tekrar görme isteğim yok.I have no wish to see the man again.
Ben adamla karşılaştım, bana yol gösterdi.I met the man, who showed me the way.
Adamı gördüğümü hatırlamıyorum.I have no recollection of seeing the man.
Adamın yüzünü hatırlıyorum fakat adını hatırlayamıyorum.I remember the man's face but I can't call his name to mind.
Adama karnından vurdum.I hit the man on the belly.
Ben adama baktım.I stared at the man.
Adamı bir düşman olarak gördüm.I regarded the man as an enemy.
Ben, utangaç genç adama güzel kıza aşkını ilan etmesini tavsiye ettim.I advised the shy young man to declare his love for the beautiful girl.
Yaşlı adamı haftada iki ya da üç kez gördüm.I saw the old man two or three times a week.
Onun sıradan bir adam olduğunu bir bakışta anladım.I saw at a glance that he was an ordinary man.
Onun dürüst bir adam olduğunu bir bakışta bildim.I knew at a glance that he was an honest man.
İstasyonun yanında yaşlı bir adamla tanıştım.I met an old man near the station.
Ben zengin bir adamdım.I was a rich man.
Tiyatroda çok uzun boylu bir adamın arkasında oturdum.I sat behind a very tall man in the theater.
Orada oturan adamı tanıyorum.I know the man sitting over there.
En iyi arkaşım olduğunu düşündüğüm adam tarafından aldatıldım.I have been deceived by the man who I thought was my best friend.