adamına ile cümle

adamına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Andrea bir sonraki sezonun kötü adamına da aşık olacak mı?...Will Andrea fall for next season's villain, too?"
Oğlum, şehrin en güçlü adamına selam vermek ister.My boy here would sure like to say hello to the strongest man in town.
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Then Boaz said to his servant who was set over the reapers, "Whose young lady is this?"
Ve dediler ki: "Bu Kur'an, iki şehirden birinin büyük bir adamına indirilmeli değil miydi?"They also said: "Why was this Qur'an not sent down to some great man of the two cities?"
(Buluşma yerlerini) geçip gittiklerinde Musa genç adamına: Kuşluk yemeğimizi getir bize.When they had gone past (the confluence), Moses said to his servant: "Give me my breakfast.
Onuncu yüzyıldan kalma mühür, Bizanslı önemli bir devlet adamına aitti.The seal, dating back to the tenth century, belonged to an important Byzantine dignitary.
Nisan 2019'da Neandertal adamına ait kalıntıların keşfedildiği açıklandı.In April 2019 it was announced that the remains of the Neanderthal man have been discovered.
Andrea bir sonraki sezonun kötü adamına da aşık olacak mı?...¿También Andrea caerá por el villano de la próxima temporada? ...
Bu keşif Gay-Lussac isimli bilim adamına ideal gaz kanununu elde etme fırsatını verecekti.Esta ferramenta deu a Gay-Lussac a lei do gás ideal.
Tıpkı bir bilim adamına benzemektedir.Assemelha-se a um samurai.
Nazi hükumeti Yahudi bilim adamına karşı çıksa da film Almanya gizlice gösterildi.Vanwege zijn joodse afkomst werd de film geheim gehouden in nazi-Duitsland.
Tıpkı bir bilim adamına benzemektedir.Podobnego zdania jak on byli naukowcy.
Tıpkı bir bilim adamına benzemektedir.Kan jämföras med en överste.
Pek çok bilim adamına göre kentin adı Amard isminden (Pehlevi dilinde Amui) gelmiştir.Багато хто з вчених вважає, що назва міста походить від слова «амард» («амуі» на мові пехлеві).
En son mağara adamına dönmüştü.Він виявився останнім власником замку.
Tıpkı bir bilim adamına benzemektedir.Působil jako přírodovědec.
Tıpkı bir bilim adamına benzemektedir.Știți, e ca în The Apprentice.
Tıpkı bir bilim adamına benzemektedir.Έτσι μοιάζει ένας φεμινιστής;
Tıpkı bir bilim adamına benzemektedir.當然最好是像我一樣成為一名教授。
Eskiden toplu olarak din adamına verilen ad(isim) = Şaman.早從古代,合成宗教儀式用的樞要寶石就是煉金術師的聖杯。
Pek çok bilim adamına göre kentin adı Amard isminden (Pehlevi dilinde Amui) gelmiştir.Много учени смятат, че името на града се корени в думата Амард.
Klimatoloji ile ilgilenen bilim adamına klimatolog denir.Znanstvenik, ki deluje na področju klimatologije, je klimatolog.
Pek çok bilim adamına göre kentin adı Amard isminden (Pehlevi dilinde Amui) gelmiştir.Mnogo znanstvenikov je prepričanih, da je njegovo ime nastalo prav iz njihovega perzijskega imena Amui.
Klimatoloji ile ilgilenen bilim adamına klimatolog denir.Kliima uurimisega tegelevat teadusharu nimetatakse klimatoloogiaks.
Bir bilim adamına da bu tür hayal gücü sıçramaları gerek.Anche uno scienziato ha bisogno di lampi di genio.
Bir bilim adamına da bu tür hayal gücü sıçramaları gerek.Naukowiec też potrzebuje takiej wyobraźni.
Bir bilim adamına da bu tür hayal gücü sıçramaları gerek.Tiedemieskin tarvitsee mielikuvitusta.
Bir bilim adamına da bu tür hayal gücü sıçramaları gerek.Um cientista também precisa desses rasgos de imaginação.
Bir bilim adamına da bu tür hayal gücü sıçramaları gerek.Un científico también debe tener ideas geniales.
Bir bilim adamına da bu tür hayal gücü sıçramaları gerek.Vetenskapsmän måste använda fantasin ibland.
Bir bilim adamına da bu tür hayal gücü sıçramaları gerek.Videnskabsfolk må bruge samme form for fantasi.
Bir bilim adamına da bu tür hayal gücü sıçramaları gerek.Κι ένας επιστήμονας χρειάζεται τέτοια φαντασία.
Bir bilim adamına da bu tür hayal gücü sıçramaları gerek.Учёному тоже нужны такие полёты фантазии.
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Booz disse al suo servo, incaricato di sorvegliare i mietitori: «Di chi è questa giovane?»
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Depois perguntou Boaz ao moço que estava posto sobre os segadores: De quem é esta moça?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Derpå sagde Boaz til den Karl, som havde Opsyn med Høstfolkene: "Hvor hører denne unge Kvinde hjemme?"
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Ðoạn , Bô - ô nói cùng đầy_tớ coi_sóc các con gặt rằng : Người gái trẻ này là con của ai ?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Ðoạn, Bô-ô nói cùng đầy tớ coi sóc các con gặt rằng: Người gái trẻ này là con của ai?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.És monda Boáz az õ szolgájának, a ki az aratók felügyelõje volt: Kié ez a leányzó?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Et Boaz dit à son serviteur chargé de surveiller les moissonneurs: A qui est cette jeune femme?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.I řekl Bóz služebníku svému, kterýž postaven byl nad ženci: Čí jest tato mladice?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.보아스가 베는 자들을 거느린 사환에게 이르되 이는 뉘 소녀냐
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Lalu Boas bertanya kepada mandurnya, "Siapa wanita itu?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Nato vpraša Boaz hlapca svojega, ki je bil postavljen čez ženjce: Čigava je ta mladenka?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Och Boas frågade den bland tjänarna, som hade uppsikt över skördemännen: »Vem tillhör den unga kvinnan där?»
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Og Boas sa til den av sine tjenere som var satt over høstfolkene: Hvem tilhører denne pike?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Potom riekol Boaz svojmu sluhovi, ktorý bol postavený nad žencami. Čia je táto dievčina?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Rzekł tedy Booz do sługi swego, który był przystawem nad żeńcami: Czyjaż to dzieweczka?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Şi Boaz a zis slujitorului însărcinat cu privegherea secerătorilor: ,,A cui este tînăra aceasta?``
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Sitten Booas sanoi palvelijallensa, joka oli leikkuuväen päällysmiehenä: "Kenen tuo nuori nainen on?"
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Und Boas sprach zu seinem Knechte, der über die Schnitter gestellt war: Wes ist die Dirne?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Y Boaz preguntó a su criado encargado de los segadores: --¿De quién es esa joven
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Τοτε ειπεν ο Βοοζ προς τον υπηρετην αυτου, τον επιστατην των θεριστων, Τινος ειναι η νεα αυτη;
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.И сказал Вооз слуге своему, приставленному к жнецам: чья это молодая женщина?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.Тогава Вооз рече на слугата си, настойника на жътварите: Чия е тая млада жена?
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.ויאמר בעז לנערו הנצב על הקוצרים למי הנערה הזאת׃
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.فقال بوعز لغلامه الموكل على الحصادين لمن هذه الفتاة.
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.波 阿 斯 問 監 管 收 割 的 僕 人 說 、 那 是 誰 家 的 女 子
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.波阿斯問監 管 收割 的 僕人 說 、 那 是 誰家 的 女子
Kral, Tanrı adamına, ‹‹Benimle eve kadar gel de bir şeyler ye›› dedi, ‹‹Sana bir armağan vereceğim.››All'uomo di Dio il re disse: «Vieni a casa con me per rinfrancarti; ti darò un regalo»
İlgili Sayfalar