Bu adamın da arttı (Chris Anderson).Kuten tämänkin miehen.
Bu adamın da arttı (Chris Anderson).Mint ahogy ez a pasas is.
Bu adamın da arttı (Chris Anderson).Net als deze man.
Bu adamın da arttı (Chris Anderson).Rovnako ako tento pán.
Bu adamın da arttı (Chris Anderson).Stejně jako tento pán.
Bu adamın da arttı (Chris Anderson).Tak, jak i ten koleś.
Bu adamın da arttı (Chris Anderson).Twitterは、元来放送メディアに近い形で設計されました。
Bu adamın da arttı (Chris Anderson).Όπως και αυτού του τύπου.
Bu adamın da arttı (Chris Anderson).Как и этот парень.
Bu adamın da arttı (Chris Anderson).Както и на този човек.
Bu adamın da arttı (Chris Anderson).Як і цей хлопець.
Bu adamın da arttı (Chris Anderson).וגם של הבחור הזה.
Bu adamın da arttı (Chris Anderson).مثل هذا الرجل.
Bu adamın dışı.Así que este fuera el tio.
Bu adamın dışı. Bu doğru görünmüyor.Ca commence soit dans notre nez, soit dans notre bouche.
Bu adamın dışı. Bu doğru görünmüyor.ואיך אנו מוציאים אותו החוצה.
Bu adamın dışı.Deci aşa arată la exterior.
Bu adamın dışı.Este é o nosso desenho visto de fora
Bu adamın dışı.Jadi ini di luar orang itu.
Bu adamın dışı.이게 이 사람의 외부입니다.
Bu adamın dışı.Quindi questo è il profilo del ragazzo.
Bu adamın dışı.Tak to je zevnějšek.
Bu adamın dışı.Tak, toto je náš chlap zvonku-
Bu adamın dışı.To widok z zewnątrz.
Bu adamın dışı.Ось наш зовнішній чоловічок.
Bu adamın dışı.Това са външните части на приятеля ни.
Bu adamın dışı.حسنا هذا الجزء الخارجي من الشخص
Bu adamın doğrucu olduğunu biliyor. Bu adamın doğru kapıyı göstereceğini biliyor. -On wie, że ten dugi gość mówi prawdę i że jeśli by go zapytać, to wskaże właściwe drzwi.
Bu adamın doğrucu olduğunu biliyor.But anywhere else--
Bu adamın doğrucu olduğunu biliyor.Ele sabe que esse cara é o honesto.
Bu adamın doğrucu olduğunu biliyor.Er weiß der hier ist der Wahrheitssager.
Bu adamın doğrucu olduğunu biliyor.Han ved ham her taler sandt.
Bu adamın doğrucu olduğunu biliyor.Han vet att denna person är den ärliga.
Bu adamın doğrucu olduğunu biliyor.Hij weet dat deze de waarheid zal spreken.
Bu adamın doğrucu olduğunu biliyor.Hij weet dat deze kerel de waarheid vertelt.
Bu adamın doğrucu olduğunu biliyor.Il sait que ce gars est celui qui dit la vérité.
Bu adamın doğrucu olduğunu biliyor.그(녹색)는 이 사람(갈색)이 진실을 말할 것을 알고 있습니다.
Bu adamın doğrucu olduğunu biliyor.On ví, že tenhle člověk říká pravdu.
Bu adamın doğrucu olduğunu biliyor.Sa che lui è il veritiero.
Bu adamın doğrucu olduğunu biliyor.Vie,že tento chlapík je pravdomluvný.
Bu adamın doğrucu olduğunu biliyor.Ξέρει ότι ο άλλος λέει πάντα την αλήθεια.
Bu adamın doğrucu olduğunu biliyor.Той знае, че другият казва истината.
Bu adamın doğrucu olduğunu biliyor.הוא יודע שהבחור הזה דובר אמת
Bu adamın doğrucu olduğunu biliyor.だからは、こちらの人は
Bu adamın doğru kapıyı göstereceğini biliyor. -A vie, že ak by sa tamtoho spýtali, že by vždy indikoval tie správne dvere.
Bu adamın doğru kapıyı göstereceğini biliyor. -A ví, že kdyby se ho na to někdo zeptal, tak že by označil ty správné dveře, které se mají otevřít.
Bu adamın doğru kapıyı göstereceğini biliyor. -E ele sabe que esse cara, quando perguntado, vai dizer a porta correta a se abrir.
Bu adamın doğru kapıyı göstereceğini biliyor. -En hij weet dat deze kerel, wanneer het hem gevraagd wordt de juiste deur is om te openen.
Bu adamın doğru kapıyı göstereceğini biliyor. -En hij weet dat hij, als hij de vraag krijgt, de juiste deur aan zal wijzen.
Bu adamın doğru kapıyı göstereceğini biliyor. -Il sait que ce gars, quand on lui demande, indique la bonne porte à ouvrir.
Bu adamın doğru kapıyı göstereceğini biliyor. -그(녹색)는 이 사람(갈색)이 열어야 할 올바른 문을 말할 것임을 아는 것입니다.
Bu adamın doğru kapıyı göstereceğini biliyor. -No, contracts thinks you're a dick. Their word, not mine. Why don't you join us?
Bu adamın doğru kapıyı göstereceğini biliyor. -Och han vet att den här personen, om tillfrågad, kommer att säga den korrekta dörren.
Bu adamın doğru kapıyı göstereceğini biliyor. -Og han ved, at denne fyr når de bliver spurgt vil fortælle dig den korrekte dør at åbne.
Bu adamın doğru kapıyı göstereceğini biliyor. -Sa che, se glielo chiedi dirà qual"è la porta giusta.
Bu adamın doğru kapıyı göstereceğini biliyor. -Und er weiß, dass dieser Mann, wenn er gefragt wird, raten wird, die richtige Tür zu öffnen.
Bu adamın doğru kapıyı göstereceğini biliyor. -Και ξέρει ότι άμα ρωτάγατε εκείνον, θα σας έδειχνε τη σωστή πόρτα.
Bu adamın doğru kapıyı göstereceğini biliyor. -А и той знае, че този би посочил вярната врата.
Bu adamın doğru kapıyı göstereceğini biliyor. -והוא יודע שהוא - כאשר יתבקש להצביע על הדלת הנוכנה - יצביע עליה
Bu adamın doğru kapıyı göstereceğini biliyor. -正しいドアを示します。 ラッキーで、こっちの人に正しいドアを聞けば、