adamının ile cümle

adamının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
52
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
O arayüz, iri cüsseli bir MTA adamının tünelden çıkışı gibi gözüküyor.זה נראה כמו בחור MTA חסון שיוצא מהמנהרה.
O arayüz, iri cüsseli bir MTA adamının tünelden çıkışı gibi gözüküyor.أنه يبدو وكأنه رجل حكومي قوي البنية يخرج من النفق.
O arayüz, iri cüsseli bir MTA adamının tünelden çıkışı gibi gözüküyor.手袋をしたまま カードを買えますよね
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.A Saul riekol svojmu sluhovi: Dobrá je tvoja reč. Poď, ideme. A tak išli do mesta, v ktorom bol muž Boží.
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.Disse dunque Saul al servo: «Hai detto bene; su, andiamo» e si diressero alla città dove era l'uomo di Dio
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.Então disse Saul ao moço: Dizes bem; vem, pois, vamos! E foram-se � cidade onde estava e homem de Deus.
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.Entonces Saúl dijo a su criado: --Bien dices; anda, vamos. Fueron a la ciudad donde estaba el hombre de Dios
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.사울이 그 사환에게 이르되 네 말이 옳다 가자 하고 그들이 하나님의 사람 있는 성으로 가니라
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.Řekl tedy Saul služebníku svému: Dobrá jest řeč tvá, nu, jděmež. I šli do města, v kterémž byl muž Boží.
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.Saul a zis slugii: ,,Ai dreptate; haidem să mergem!`` Şi s'au dus în cetatea unde era omul lui Dumnezeu.
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.Saul sa til sin dreng: Du har rett; kom, la oss gå! Så gikk de til byen hvor Guds-mannen var.
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.И сказал Саул слуге своему: хорошо ты говоришь; пойдем. И пошли в город, где человек Божий.
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.Тогава Саул каза на слугата си: Добре казваш; ела да идем. И тъй отидоха в града, гдето беше Божият човек.
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.ויאמר שאול לנערו טוב דברך לכה נלכה וילכו אל העיר אשר שם איש האלהים׃
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.فقال شاول لغلامه كلامك حسن. هلم نذهب. فذهبا الى المدينة التي فيها رجل الله
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.掃 羅 對 僕 人 說 、 你 說 的 是 、 我 們 可 以 去 . 於 是 他 們 往 神 人 所 住 的 城 裡 去 了
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.掃羅對僕 人 說 、 你 說 的 是 、 我 們 可以 去 . 於是 他 們往 神人 所 住 的 城 裡 去了
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!A pak tu samozřejmě máme to, co musí mít každý dobrý vědec, exploze!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Apoi, ca orice om de știință care se respectă, creăm explozii!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!A potom tu máme, pravdaže, každý dobrý vedec to musí mať, výbuchy!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Après nous avons, bien sûr, comme tout bon scientifique, des explosions !
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Dan kemudian kita punya, tentu saja, seperti ilmuwan baik yang lainnya miliki, ledakan-ledakan!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!En natuurlijk, zoals het elke goede wetenschapper past: explosies!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!E poi abbiamo, è ovvio, come deve averle qualunque bravo scienziato, esplosioni!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!És persze ami egy tudós tarsolyából sem hiányozhat, robbantások!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!E temos, claro, como todo o bom cientista, explosões!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Imamo pa jasno tudi, kot katerikoli dobri znanstveniki, eksplozije!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!그리고 많은 과학자들에게와 마찬가지로 우리에게는 이런 것도 있죠. 폭발!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Mamy też coś, co oczywiście musi znaleźć się w każdym laboratorium: wybuchy!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Och så har vi, självklart måste alla bra vetenskapsmän ha, explosioner!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Und dann haben wir natürlich, wie es sich für einen Wissenschaftler ziemt, Explosionen!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Y luego tenemos, por supuesto, como cualquier buen científico debe tener, ¡explosiones!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Και στη συνέχεια έχουμε, φυσικά, όπως κάθε καλός επιστήμονας πρέπει να έχει, εκρήξεις!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!И разбира се като добри учени имаме експлозии!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!І, звичайно, тут є, як і має бути у гарного вченого цілий вибух.
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!Потом, конечно же, как у любого хорошего учёного, у нас должен быть взрыв!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!ויש לנו גם, כמובן, כמו שלכל מדען טוב ראוי שיהיה, פיצוצים!
ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!و لدينا أيضاً، بالطبع ، كما يتوجب على أي عالم جيد ، إنفجارات!
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.A stejně skoro nerozumím tomu, o čem hovoří většína vědců.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.Capisco ancora a malapena quello di cui parlano molti scienziati.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.Ik begrijp nog steeds nauwelijks wat de meeste wetenschappers zeggen.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.Jag förstår knappt vad de flesta forskare talar om.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.그럼에도 다른 과학자들이 무엇을 설명하는지 겨우 알아듣습니다.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.Mais je comprends à peine ce dont parle la majorité des scientifiques.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.Pero apenas entiendo de qué hablan la mayoría de los científicos.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.Tôi vẫn hầu như không hiểu những điều mà phần lớn các nhà khoa học đang nói đến.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.Totuși abia înţeleg despre ce vorbesc oamenii de ştiinţă.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.Μόλις και μετά βίας καταλαβαίνω τους περισσότερους επιστήμονες όταν μιλούν.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.Все още едва успявам да разбера това, за което повечето учени говорят.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.ואני עדיין מתקשה להבין על מה רוב המדענים מדברים.
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.وللان اجدني بالكاد افهم ما يقوله معظم العلماء
Yine de çoğu bilim adamının hakkında konuştukları şeyleri zar zor anlıyorum.友達が この実験について 説明しようとした時だって

İlgili Sayfalar