adamının ile cümle
adamının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Essa salì a stenderlo sul letto dell'uomo di Dio; chiuse la porta e uscì
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.felméne az [asszony], és az Isten emberének ágyára tevé õt, és az [ajtót] bezárván kijöve [onnét.]
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Hun gikk op og la ham på den Guds manns seng og lukket efter ham og gikk ut.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.In ona stopi gori in ga položi na posteljo moža Božjega, zaklene in odide ven.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.그 어미가 올라가서 아들을 하나님의 사람의 침상 위에 두고 문을 닫고 나와서
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Men hon gick upp och lade honom på gudsmannens säng och stängde igen om honom och gick ut.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Men hun gik op og lagde ham på den Guds Mands Seng, og derefter lukkede hun Døren og gik.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Nàng bèn đi lên để nó nằm trên giường người của Ðức Chúa Trời, rồi đi ra, đóng cửa lại.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Nàng bèn đi lên để nó nằm trên giường người của Ðức_Chúa_Trời , rồi đi ra , đóng_cửa lại .
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Tedy ona szedłszy położyła go na łóżku męża Bożego, a zamknąwszy drzwi, wyszła.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Tedy ona vstoupivši, položila jej na ložce muže Božího, a zavřevši ho, vyšla.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Und sie ging hinauf und legte ihn aufs Bett des Mannes Gottes, schloß zu und ging hinaus
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Zij legde hem op het bed van de profeet en deed de deur van de kamer op slot.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.И пошла она, и положила его на постели человека Божия, и заперла его, и вышла,
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.И тя се качи та го положи на леглото на Божия човек, и като зетвори вратата след него, излезе.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.ותעל ותשכבהו על מטת איש האלהים ותסגר בעדו ותצא׃
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.他 母 親 抱 他 上 了 樓 、 將 他 放 在 神 人 的 床 上 、 關 上 門 出 來
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.他 母親抱 他 上了樓 、 將他 放在 神人 的 床上 、 關上門 出來
Aram Kralı Ben-Hadat hastalandığı sırada Elişa Şama gitti. Tanrı adamının Şama geldiği krala bildirildi.엘리사가 다메섹에 갔을 때에 아람 왕 벤하닷이 병들었더니 혹이 왕에게 고하여 가로되 하나님의 사람이 여기 이르렀나이다
Aram Kralı Ben-Hadat hastalandığı sırada Elişa Şama gitti. Tanrı adamının Şama geldiği krala bildirildi.А Елисай отиде в Дамаск. А сирийският цар Венадад бе болен; и известиха му, казвайки: Божият човек дойде тук.
Aram Kralı Ben-Hadat hastalandığı sırada Elişa Şama gitti. Tanrı adamının Şama geldiği krala bildirildi.ויבא אלישע דמשק ובן הדד מלך ארם חלה ויגד לו לאמר בא איש האלהים עד הנה׃
Aram Kralı Ben-Hadat hastalandığı sırada Elişa Şama gitti. Tanrı adamının Şama geldiği krala bildirildi.وجاء اليشع الى دمشق. وكان بنهدد ملك ارام مريضا. فأخبر وقيل له قد جاء رجل الله الى هنا.
Aram Kralı Ben-Hadat hastalandığı sırada Elişa Şama gitti. Tanrı adamının Şama geldiği krala bildirildi.以 利 沙 來 到 大 馬 色 . 亞 蘭 王 便 哈 達 正 患 病 . 有 人 告 訴 王 說 、 神 人 來 到 這 裡 了
Aram Kralı Ben-Hadat hastalandığı sırada Elişa Şama gitti. Tanrı adamının Şama geldiği krala bildirildi.以利沙 來到 大馬色.亞 蘭王 便 哈 達正 患病 . 有 人 告訴 王說 、 神人 來到 這裡了
Bakın buna ve sonra tabi ki, her iyi bilim adamının sahip olması gereken patlamalar!もちろんいい科学者なら誰でも取り扱うだろう
Bilim adamının çıkma teklifi edebileceği kadar.동전의 양면처럼 환상적으로 어울리는 한 쌍입니다.
Bilim adamının çıkma teklifi edebileceği kadar.(Risos)
Bilim adamının çıkma teklifi edebileceği kadar.שהמדע היה רוצה להפגיש ביניהם.
Bilim adamının çıkma teklifi edebileceği kadar.يود العلماء مواعدتهما.
Bilim adamının çıkma teklifi edebileceği kadar.(笑)
Bu çok az bilim adamının iddia ettiği bir teori de değil.Ce n'est pas la théorie d'une minorité.
Bu çok az bilim adamının iddia ettiği bir teori de değil.Das ist keine Theorie, die nur von einer Minderheit bejaht wird.
Bu çok az bilim adamının iddia ettiği bir teori de değil.Det är inte en minoritetsteori.
Bu çok az bilim adamının iddia ettiği bir teori de değil.Det er ikke en mindretals-teori.
Bu çok az bilim adamının iddia ettiği bir teori de değil.Ez nem kisebbségi elmélet.
Bu çok az bilim adamının iddia ettiği bir teori de değil.Het is geen minderheidstheorie.
Bu çok az bilim adamının iddia ettiği bir teori de değil.소수 이론도 아닙니다.
Bu çok az bilim adamının iddia ettiği bir teori de değil.Não é uma teoria de minorias.
Bu çok az bilim adamının iddia ettiği bir teori de değil.Není to minoritní teorie.
Bu çok az bilim adamının iddia ettiği bir teori de değil.No es una teoría minoritaria.
Bu çok az bilim adamının iddia ettiği bir teori de değil.Non è una teoria minoritaria.
Bu çok az bilim adamının iddia ettiği bir teori de değil.Nu e o teorie minoritară.
Bu çok az bilim adamının iddia ettiği bir teori de değil.To nie niszowa teoria.
Bu çok az bilim adamının iddia ettiği bir teori de değil.Δεν είναι θεωρία της μειοψηφίας.
Bu çok az bilim adamının iddia ettiği bir teori de değil.Не е незначителна теория.
Bu çok az bilim adamının iddia ettiği bir teori de değil.Это не какая-то незначительная теория.
Bu çok az bilim adamının iddia ettiği bir teori de değil.זו לא דעת מיעוט.
Bu çok az bilim adamının iddia ettiği bir teori de değil.و ليست نظربة الاقلية
Bu çok az bilim adamının iddia ettiği bir teori de değil.誰もが賛成しています
Bu dünyanın çocuğundan ve yaşlı adamının gözünden kısa bir bakış verecektir bize.Es gibt uns einen Einblick in die Weltanschauung eines Kindes und die eines alten Mannes.
Bu dünyanın çocuğundan ve yaşlı adamının gözünden kısa bir bakış verecektir bize.Het biedt een glimp van dat perspectief vanuit het standpunt van een kind en een oudere man van die wereld.
Bu dünyanın çocuğundan ve yaşlı adamının gözünden kısa bir bakış verecektir bize.Il nous donnera un aperçu de cette perspective du point de vue d'un enfant et d'un homme âgé de ce monde.
Bu dünyanın çocuğundan ve yaşlı adamının gözünden kısa bir bakış verecektir bize.그것은 이러한 감사와 고마움에 대한 한 어린이와 노인의 시선을 잠시 경험하게 해 드릴 것입니다.
Bu dünyanın çocuğundan ve yaşlı adamının gözünden kısa bir bakış verecektir bize.Naj vam pokažem delček nazora iz vidika otroka in starca o tem svetu.
Bu dünyanın çocuğundan ve yaşlı adamının gözünden kısa bir bakış verecektir bize.Umożliwi on nam spojrzenie na świat z perspektywy dziecka i starszego mężczyzny.
Bu dünyanın çocuğundan ve yaşlı adamının gözünden kısa bir bakış verecektir bize.Він розповість про навколишній світ з точки зору дитини та літньої людини.
Bu dünyanın çocuğundan ve yaşlı adamının gözünden kısa bir bakış verecektir bize.Он даёт нам возможность взглянуть на это с точки зрения ребёнка и пожилого человека.
Bu dünyanın çocuğundan ve yaşlı adamının gözünden kısa bir bakış verecektir bize.והוא יתן לנו הצצה לתוך פרספקטיבה זו מנקודת המבט של ילד ושל אדם קשיש של עולם זה.
Bu dünyanın çocuğundan ve yaşlı adamının gözünden kısa bir bakış verecektir bize.و هو يعطينا لمحة من ذلك المنظور من منظور طفلة و رجل مسن من ذلك العالم
Bu dünyanın çocuğundan ve yaşlı adamının gözünden kısa bir bakış verecektir bize.幸福を解き明かそう というものです 幸福を解き明かそう というものです