adamını ile cümle
adamını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Eserde bir bilim-adamının yerli köylüler ve doğa ile mücadelesini anlattı.Przebywając na wsi oddawał się z zamiłowaniem studiom natury oraz ludu wiejskiego.
"Tefekkür adamının tevekkülü".Du nådens mästar-stycke.
Birkaç adamını alarak bölgeden uzaklaşarak birliği terk eder.Інші закриваються за групою, відрізаючи їм шлях назад.
"Tefekkür adamının tevekkülü"."Pledoarie pentru OM".
Görevimiz çok önemli bir bilim adamını kaçırmak.Săndulescu pe post de cercetător științific principal.
Bu yüzden ilk bulunduğunda Tollund adamının yakın zamanda öldürülmüş bir cinayet kurbanı olduğu sanılmıştır.Astfel, a descoperit că fostul ei logodnic fusese asasinat chiar de actualul ei soț.
"Tefekkür adamının tevekkülü".«Το τιμωρό χέρι του Λαού».
Filmde Adanalı bir iş adamının üç kızının öyküsü anlatılmaktadır.Filmen handler om tre kvinners jakt på en ektemann.
Görevimiz çok önemli bir bilim adamını kaçırmak.Ia ilmuwan yang meninggalkan banyak bekal ilmu pengetahuan.
Fransızlar ölü veya yaralı 17.000 üstünde adamını yitirdi, esirler ile 21.000 kişi.Quân Pháp mất hơn 17.000 người chết và bị thương, với 21.000 người bị bắt sống.
Fransızlar ölü veya yaralı 17.000 üstünde adamını yitirdi, esirler ile 21.000 kişi.フランス軍は戦死傷者17,000名を失い、21,000名が捕虜となった。
Burada birçok adamını kaybetti ama yolculuğunda hız kesmedi.言い寄る男は幾人となくいたが、彼女の胸がときめくことはなかった。
Fransızlar ölü veya yaralı 17.000 üstünde adamını yitirdi, esirler ile 21.000 kişi.法军17,000人伤亡、21,000人被俘。
Pekin Adamının Hikayesi.北京人的发现者。
Ama böyle bir devlet adamının yerini kimin doldurabileceğini düşünmediler.但這不包含個人資產依賴其職位的政府首腦。
Fransızlar ölü veya yaralı 17.000 üstünde adamını yitirdi, esirler ile 21.000 kişi.Французите губят над 17 000 ранени или мъртви войници и 21 000 заловени.
Birkaç adamını alarak bölgeden uzaklaşarak birliği terk eder.Останалите се разделят на групи и напускат района.
Richard gelmiştir ve iki adamını öldürdükleri için anlaşmanın bozulduğunu söyler.David je čuo što mora učiniti te je pobio dvjesto ljudi.
Seferin özelliği ilk kez bir başka ülke bilim adamının ekibe katılmış olmasıydı.Tek niz godina kasnije znanstvena zajednica se prvi put srela sa živom jedinkom ove vrste.
Çocuklar donmuş mağara adamını Oceanland'a yani yerel akvaryuma götürür.Spada v družino strakošev Hydrobatidae, rod, oziroma podružino Oceanodroma.
Ama böyle bir devlet adamının yerini kimin doldurabileceğini düşünmediler.Nėra mechanizmo, kuris nustatytų, kurioje valstybėje žmogus gali tomis teisėmis naudotis.
Filmde Adanalı bir iş adamının üç kızının öyküsü anlatılmaktadır.Filmis on kujutatud kolme padjasõda pidavat tüdrukut.
1700'lerde bir bilim adamının bu alandaki çalışmalarından sonra bu ismi almış. -전하에 대한 여러 실험을 한 1700년대 후반 과학자의 이름을 딴 것이죠.
1700'lerde bir bilim adamının bu alandaki çalışmalarından sonra bu ismi almış. -Den er opkaldt efter en videnskabsmand fra sidste ende af 1700-tallet, som legede en del med ladning.
1700'lerde bir bilim adamının bu alandaki çalışmalarından sonra bu ismi almış. -E' il nome dello scienziato che alla fine del 1700, ha avuto molto a che fare con la carica.
1700'lerde bir bilim adamının bu alandaki çalışmalarından sonra bu ismi almış. -Můžete si o něm přečíst víc na Wikipedii.
1700'lerde bir bilim adamının bu alandaki çalışmalarından sonra bu ismi almış. -Zostały nazwane tj. naukowiec w późnym 1700r, który bawił się sporo ładunkami.
1700'lerde bir bilim adamının bu alandaki çalışmalarından sonra bu ismi almış. -Она названа ученый в конце 1700-х, который играл вокруг много с зарядом.
1700'lerde bir bilim adamının bu alandaki çalışmalarından sonra bu ismi almış. -קולון.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.فصعدت واضجعته على سرير رجل الله واغلقت عليه وخرجت.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.A ona vyjdúc hore položila ho na posteľ muža Božieho, zamkla ho a vyšla.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Ea s'a suit, l -a culcat pe patul omului lui Dumnezeu, a închis uşa după ea, şi a ieşit.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Ela subiu, deitou-o sobre a cama do homem de Deus e, fechando sobre ele a porta, saiu.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Elle monta, le coucha sur le lit de l`homme de Dieu, ferma la porte sur lui, et sortit.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Entonces ella subió, lo acostó sobre la cama del hombre de Dios, cerró la puerta y salió
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Essa salì a stenderlo sul letto dell'uomo di Dio; chiuse la porta e uscì
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.felméne az [asszony], és az Isten emberének ágyára tevé õt, és az [ajtót] bezárván kijöve [onnét.]
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Hun gikk op og la ham på den Guds manns seng og lukket efter ham og gikk ut.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.In ona stopi gori in ga položi na posteljo moža Božjega, zaklene in odide ven.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.그 어미가 올라가서 아들을 하나님의 사람의 침상 위에 두고 문을 닫고 나와서
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Men hon gick upp och lade honom på gudsmannens säng och stängde igen om honom och gick ut.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Men hun gik op og lagde ham på den Guds Mands Seng, og derefter lukkede hun Døren og gik.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Nàng bèn đi lên để nó nằm trên giường người của Ðức Chúa Trời, rồi đi ra, đóng cửa lại.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Nàng bèn đi lên để nó nằm trên giường người của Ðức_Chúa_Trời , rồi đi ra , đóng_cửa lại .
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Tedy ona szedłszy położyła go na łóżku męża Bożego, a zamknąwszy drzwi, wyszła.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Tedy ona vstoupivši, položila jej na ložce muže Božího, a zavřevši ho, vyšla.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Und sie ging hinauf und legte ihn aufs Bett des Mannes Gottes, schloß zu und ging hinaus
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.Zij legde hem op het bed van de profeet en deed de deur van de kamer op slot.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.И пошла она, и положила его на постели человека Божия, и заперла его, и вышла,
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.И тя се качи та го положи на леглото на Божия човек, и като зетвори вратата след него, излезе.
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.ותעל ותשכבהו על מטת איש האלהים ותסגר בעדו ותצא׃
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.他 母 親 抱 他 上 了 樓 、 將 他 放 在 神 人 的 床 上 、 關 上 門 出 來
Annesi onu yukarı çıkardı, Tanrı adamının yatağına yatırdı, sonra kapıyı kapayıp dışarıya çıktı.他 母親抱 他 上了樓 、 將他 放在 神人 的 床上 、 關上門 出來
Aram Kralı Ben-Hadat hastalandığı sırada Elişa Şama gitti. Tanrı adamının Şama geldiği krala bildirildi.엘리사가 다메섹에 갔을 때에 아람 왕 벤하닷이 병들었더니 혹이 왕에게 고하여 가로되 하나님의 사람이 여기 이르렀나이다
Aram Kralı Ben-Hadat hastalandığı sırada Elişa Şama gitti. Tanrı adamının Şama geldiği krala bildirildi.А Елисай отиде в Дамаск. А сирийският цар Венадад бе болен; и известиха му, казвайки: Божият човек дойде тук.
Aram Kralı Ben-Hadat hastalandığı sırada Elişa Şama gitti. Tanrı adamının Şama geldiği krala bildirildi.ויבא אלישע דמשק ובן הדד מלך ארם חלה ויגד לו לאמר בא איש האלהים עד הנה׃
Aram Kralı Ben-Hadat hastalandığı sırada Elişa Şama gitti. Tanrı adamının Şama geldiği krala bildirildi.وجاء اليشع الى دمشق. وكان بنهدد ملك ارام مريضا. فأخبر وقيل له قد جاء رجل الله الى هنا.
Aram Kralı Ben-Hadat hastalandığı sırada Elişa Şama gitti. Tanrı adamının Şama geldiği krala bildirildi.以 利 沙 來 到 大 馬 色 . 亞 蘭 王 便 哈 達 正 患 病 . 有 人 告 訴 王 說 、 神 人 來 到 這 裡 了
Aram Kralı Ben-Hadat hastalandığı sırada Elişa Şama gitti. Tanrı adamının Şama geldiği krala bildirildi.以利沙 來到 大馬色.亞 蘭王 便 哈 達正 患病 . 有 人 告訴 王說 、 神人 來到 這裡了
Aranızda Studs Terkel'i bilecek kadar yaşlı olan var mı, o eski radyo adamını?C'è nessuno lì grande abbastanza da ricordarsi di Studs Terkel, quel tipo della radio?