Ana içeriğe geç
Sözlük

adamı ile cümle

adamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Din adamı saatlerce diz çökmüş olarak kaldı.The religious man remained kneeling for hours.
Bizim yapay adamız, henüz çok iyi ormanlık alan değil.Our artificial island isn't very well forested yet.
Bu adamın bir atı vardır.This man has a horse.
Şu adamın söylediği bir şeye inanamazsın.You can't believe anything that guy says.
Yaşlı adamın köpeğini tavuk kemiği ile beslediğini gördüm.I saw the old man feed his dog chicken bones.
Filmlerde gözde kötü adamın kim?Who's your favorite movie villain?
Mahkeme adamı öldürücü iğneyle ölüme mahkûm etti.The court condemned the man to death by lethal injection.
Ben felçli bir adamın kurtçuklar tarafından canlı canlı yenildiğini duydum.I heard that a paralyzed man was eaten alive by maggots.
Bir kadının öğle yemeğini yediği için bir adamı bıçakladığını duydum.I heard that a woman stabbed a man for eating her lunch.
Başarılı bir iş adamı olmanın hayalini kurardım.I used to dream about being a successful businessman.
Massachusetts'te bir adamın, karısının büyükannesi ile evlenmesine izin verilmez.In Massachusetts, a man is not allowed to marry his wife's grandmother.
Bu adamın ne düşündüğü hakkında hiçbir fikrim yok.I have no idea what that guy is thinking.
O, mükemmel bir bilim adamıdır, bu itibarla her yerde tanınır.She is an excellent scholar, and is recognized everywhere as such.
O bilim adamı vadide dinozor kemikleri arıyor.That scientist is looking for dinosaur bones in the valley.
Yaşlı bir adamın, ondan çok daha genç bir karısı var.An old husband has a wife far younger than him.
Tom gibi bir adamı ne tür bir kadın sevebildi.What kind of woman could love a guy like Tom?
Tom bir bilim adamıdır.Tom is a scientist.
Tom sözünün adamıdır.Tom is a man of his word.
Tom zengin bir adamın oğlu olduğunu iddia etti.Tom claimed he was the son of a rich man.
Tom Mary'nin birlikte geldiği adamı tanır.Tom knows the man Mary came with.
Tom ve Mary yaralı adamı yol kenarına taşıdılar.Tom and Mary carried the injured man to the side of the road.
Tom yaşlı adamı tanıdı fakat onun adını bilmiyordu.Tom recognized the old man, but didn't know his name.
Bütün köy adamın iyi olduğunu bilir.The whole village knows the man well.
Ölü adamın akciğerlerinde su bulundu.Water was found in the dead man's lungs.
O adamın sorunu ne?What is wrong with that guy?
Kahraman nihayetinde kötü bilim adamını yendi.The hero finally defeated the evil scientist.
Tom hayallerimin adamı.Tom is the man of my dreams.
Tom bir eylem adamı.Tom is a man of action.
Bu adamı unut. Dünyada ondan daha iyi insanlar var.Forget about this guy. There are a lot of men better than him in this world.
O adamı dinlemeyin.Don't listen to that man.
Yaşlı adamın uzun gri sakalı var.An old man has a long gray beard.
Ben yaşlı bir adamım.I'm an old man.
O büyük bir iş adamı.He's a tycoon.
Çok hobileri olan, belki çok fazla, tamamen normal bir adamım.I'm a completely normal guy who has many hobbies, maybe too many.
Bu fotoğrafı kullanan adamı tanımlayabilir misin?Can you identify the man using this picture?
Benjamin Franklin, Amerikalı bir devlet adamı ve mucitti.Benjamin Franklin was an American statesman and inventor.
Ken o adamın adını hatırlayamadı.Ken couldn't remember that guy's name.
Görünmez adamı görebilir misin?Can you see the invisible man?
Dikkatli ol, bu adamın ateş etme ruhsatı var!Be careful, this guy has a shooting license!
O bilim adamı birçok keşiften sorumludur.That scientist is responsible for many discoveries.
Bay Suzuki büyük bir bilim adamıdır.Mr. Suzuki is a great scientist.
Sana bakan adamı tanıyor musun?Do you know the man that's staring at you?
Babası hayatını bilime adamıştı.His father dedicated his life to science.
Tom dün görünmez adamı gördüğünü söyledi.Tom said he saw the invisible man today.
Tom yaşamını bu olguyu incelemeye adamış.Tom devoted his life to the study of this phenomenon.
İki bilim adamı bilinmeyen bir Tibet ifadesinin anlamı üzerinde tartıştı.The two scholars wrangled over the meaning of an obscure Tibetan phrase.
Adamı görmedin mi?Didn't you see the man?
Eldivenli adamın daha fazla tarzı vardı.The guy with the gloves has more style.
Thomas bir eylem adamıdır.Thomas is a man of action.
Tom bizim adamımız değil.Tom is not our man.
Ben sadece kaybedecek hiçbir şeyi olmayan sıradan bir adamım.I'm just an ordinary guy with nothing to lose.
O uluslararası düzeyde bir bilim adamıdır.He's a world-class scientist.
Gerçekten bu adamın bir büyücü olduğuna inanıyor musun?Do you really believe that this guy is a magician?
Ordu yakışıklı, atletik adamın yüzlerce kopyasını klonlamaya karar verdi.The army decided to clone hundreds of copies of the handsome, athletic man.
Yaşlı adamın eksik dişleri var.The old man has missing teeth.
Adamım, sen sarhoşsun.Man, you're drunk.
Gerçek bir bilim adamı soruna bu şekilde yaklaşmazdı.A true scientist would not approach the question this way.
O adamın büyük bir ağzı var.That guy's got a big mouth.
Oradaki o adamı seviyor musun?Do you love that man there?
Ne bu adamı ne de bu kadını tanırım.I know neither this man, nor this woman.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod