Bilim adamı kibirle gülümser ve, "Peki kaplumbağa neyin üstünde duruyor?" diye sorar."Hoeveel voorsprong?" vroeg hij de Schildpad met een glimlach.
Bu nedenle adamı olan Borachio'ya Hero'nun oda hizmetçisi olan Margaret'e kur yapmaya başlamasını emreder.Zijn bondgenoot Borachio maakt Hero's kamermeisje, Margaret, het hof.
Barcelonalı Deco maçın adamı seçildi.Roberto Carlos werd Man of the Match.
Bu maçtaki performansı nedeniyle UEFA tarafından maçın adamı seçildi.Hij werd deze wedstrijd verkozen door de UEFA tot Man of the match.
Top Melahat sayesinde kurtulduğunda tekrar adamın evine gider.Als hij zich volgegeten heeft verlaat hij de gastheer weer.
Sir William Petty (26 Mayıs 1623 – 16 Aralık 1687) İngiliz iktisatçı, bilim adamı ve filozof.William Petty FRS (27 mei 1623 - 16 december 1687) was een Engels econoom, arts en filosoof.
SI birimi Sırp bilim adamı Nikola Tesla'nın soyadı Tesladır.De luchthaven is vernoemd naar de van oorsprong Servische wetenschapper Nikola Tesla.
Camillo Benso, Cavour Kontu (10 Ağustos 1810, Torino - 6 Haziran 1861, Torino), İtalyan devlet adamı.Graaf Camillo Benso di Cavour (Turijn, 10 augustus 1810 - 6 juni 1861) was een Italiaans staatsman.
İtalyan bilim adamı Evangelista Torricelli, bu yasayı 1643'te keşfetmiştir.Torricelli ontdekte deze wetmatigheid, niet in deze vorm, in 1643.
Helenizme geçmesinden sonra ömrünü bu geleneği korumaya ve yeniden kurmaya adamıştı.Zijn broer, die hem dus opvolgde, zette deze traditie van bouwen en reconstrueren voort.
Kendisi Burlesque akımına adamıştı.Zij rekende zich zelf bij de Burghers.
Geminin ismi Alman devlet adamı Otto von Bismarck'tan gelmektedir.De zee is vernoemd naar de Duitse kanselier Otto von Bismarck.
Time Dergisi Gandi'yi 1930'da yılın adamı seçti.Time Magazine riep Marshall uit tot man van het jaar in 1944.
Adamı kaçırıken problem çıkar James 5 yaşındaki çocuğunu kalkan olarak kullanırken çocuğu ölür.Hij wil zijn verslaafdheid koste wat het kost voor zijn zesjarig zoontje Martin verstopt houden.
Genç bir kızla evlenmek zorunda kalan yaşlı bir adamın öyküsü.De film gaat over een man die trouwt met een rijk meisje.
Oyuncuysa bu bilim adamını kurtarması gerekir, eğer oyuncu GDI'ı seçtiyse.Als de speler dit gedaan had betrad de speler de arena en werd er door de computer een random team gekozen.
Kurt adamın yüzü sürekli değişir.De bezetting van de Uglys wisselde voortdurend.
Weller kızamıkçık patojenini izole etmeyi başaran ilk bilim adamıydı.Camper was de eerste die een chirurgische polikliniek opende.
Kendisi için toprak adamı olarak bahsedilen Nuh ile toprağın laneti hafiflemiştir.Noach wordt zwak en God zegt hem druiven te eten, zodat hij aan zal sterken.
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Daarna kroop hij verder het huis in waar hij zich verschool achter een raam.
İsveçli bilim adamı Gustaf Erik Pasch kibriti icat etti.1844 - De Zweedse chemicus Gustaf Erik Pasch vindt de lucifer uit.
Chess Wapolun diğer en güçlü adamı, ok atar.Maximus Vogel, de gevaarlijkste van de twee, ontsnapt.
Heyman'a ben senin adamın değilim sadece arkadaşınım der.Harrison is geen sociale man, ook niet naar zijn eigen familie toe.
Bu eserinde bir grup Yahudi iş adamını resmetti.Bij dat bedrijf werkten veel Joodse werknemers.
Emrinde birçok adamı Taz'ı yakalamak için görevlendirilmiştir.Onder zijn leiding werden er vele Girondijnen gearresteerd.
Fakat onların peşine düşen sadece bu iş adamı değildir.Echter, hij was niet de enige die aan dit probleem werkte.
Sergius, Roma soylularına aitti ve Benedictus adlı bir adamın oğluydu.Benedictus werd geboren in de stad Rome en was de zoon van een rijke edelman, Bonifatius genaamd.
Nazi hükumeti Yahudi bilim adamına karşı çıksa da film Almanya gizlice gösterildi.Vanwege zijn joodse afkomst werd de film geheim gehouden in nazi-Duitsland.
Sonraki sahnelerde, bir adamın elinin karıncalar görünür.In de achtergrond is de schaduw van een hand te zien.
Birçok ülke, şirket ve iş adamı tarafından VIP uçağı olarak kullanılmaktadır.Daarnaast wordt het toestel ook door verschillende luchtmachten en regeringen gebruikt als VIP-toestel.
Romalı general ve devlet adamı.Crassus: De wrede Romeinse generaal en krijgsheer.
Babası iş adamı olarak çalışmıştır.Zijn vader kwam als employé in dienst.
Hans-Ulrich Rudel savaş sonrası Almanya'da başarılı bir iş adamı oldu.Onder de schuilnaam Manfred Dorf is hij in het naoorlogse Duitsland een rijke industrieel geworden.
25 yaş yaşında olarak Liga 1'in en genç teknik adamı oldu.Op 50-jarige leeftijd is hij een van de rijkste Hagenaars.
Tatlin, Harkov'da bir demiryolu mühendisi ve şair olan bir adamın oğlu olarak dünyaya geldi.Tatlin werd geboren in de Oekraïense stad Charkov als zoon van een spoorwegingenieur en een dichteres.
Planı baş tutmayan Formula Bir patronu İngiliz iş adamı Bernie Ecclestone Macaristana yöneldi.Deze taak werd doorgesluisd naar de Formula One Administration, eigendom van Bernie Ecclestone.
Sanki kader, en uygun zamanda bu adamı bize göndermişti.Ten tweeden male trof hem op het moment suprême echter het noodlot.
Ancak Vitellius böyle değerli bir adamın kurban edilmesine karşı çıktı.Caesar is echter geschokt door deze brute dood van een waardige tegenstander.
Oradaki, söylendiğine göre köyün en zengin adamı olan Bay James'dir.Daar is mijnheer James die naar men zegt de rijkste man van het dorp is.
Köpek adamı ısırdı.De hond beet de man.
Sana bakan adamı tanıyor musun?Ken je de man die naar je aan het kijken is?
Tom, o adamın bir kardeşi.Tom is een broer van die man.
Bu adamı görürsen, beni ara.Als je deze man ziet, bel me dan.
O adamın tek kolu olduğunu fark ettin mi?Heb je gemerkt dat die man maar één arm had?
Bunu gönderen adamı tanıyor musun?Ken jij de man die dit verstuurd heeft?
Şu kapılara bir bak, adamım.Kijk eens naar die deuren, man.
O adamı tanımıyorum.Ik ken die man niet.
Adamın çok parası var.De man heeft veel geld.
Bir şair, bir adamın bir kadına baktığı gibi dünyayı inceler.Een dichter bekijkt de wereld zoals een man kijkt naar een vrouw.
Duvarlar geri çekilir ve birisi adamı yakalar.Ściany się wycofują i ktoś chwyta go za rękę.
Danny farkında olmadan adamı oğlunun önünde öldürür, sonra bu şaşkınlıkla ordan kaçarken yaralanır.Danny nieświadomie zabija go w obecności jego syna, następnie zostaje ranny podczas ucieczki.
Tsvaygenbaum Dünyalar içinde Bizim Gözler adamıştır onun ev şehir, Derbent halkına.Cwajgenbaum zadedykował Świat w naszych oczach ludziom jego rodzinnego miasta, Derbent.
Din adamı olarak zaman-zaman (Yeğnovit) köyünden papaz gelip dini törenleri ifa etmekteydi.Stanowili oni swoisty łącznik pomiędzy pastorem, a wiernymi.
Bir bilim adamı olarak kelebekleri topladı ve onları araştırdı.Jako naukowiec łapał i badał motyle.
Dedesi Fernando Casablancas da tekstil sektöründe oldukça tanınan bir iş adamıydı.Jego dziadek ze strony ojca, Fernando Casablancas, jest dobrze znanym biznesmenem z branży włókienniczej.
Ayrıca, gerçeği ortaya çıkarmayı ve yanlış yere suçlanan adamı kurtarmayı ister.Pragnie on również poznać prawdę i udowodnić niewinność fałszywie oskarżonego mężczyzny.
Daha sonra, Gunnar, Starkaður adlı bir adamın at üzerine dövüş yapma teklifini kabul eder.Pewnego dnia Gunnarr przyjmuje wyzwanie od Starkadssona, który proponuje mu walkę na koniu.
Anlatıcı, yaşlı adamın hizmetkârı, ya da daha sıklıkla varsayıldığı üzere oğlu olabilir.Narrator może być służącym starca, lub - co bardziej prawdopodobne - jego synem.
Yahya Paşa, Enderûn'dan yetişmiş Osmanlı devlet adamı.Jakub Jusuf przybrał wtedy prestiżowy przydomek al-Mansur (Zwycięski).
Yedi gece boyunca, tam bir saat sürecek yavaşlıkla yaşlı adamın odasının kapısını açarak deneme yapar.Siedem nocy z rzędu otwiera on drzwi do pokoju starego człowieka, za każdym razem zajmuje mu to pełną godzinę.