Eski bir NASA bilim adamı olan Cathy Watson ile evlidir. [1] [2] [3]She is married to Cathy Watson, a former NASA scientist.[1][2][3]
O zaman, 29 yaşında, piskoposluğa yükseltilen en genç Ortodoks din adamıydı.He was then, at the age of 29, the youngest ever Orthodox cleric to be raised to the episcopate.
Halep şehir merkezindeki Sadullah el-Cabiri Meydanı adını devlet adamının adından alıyor.Saadallah al-Jabiri Square in central Aleppo city is named after the statesman.
Geleceğin tıp adamı ve Sun Dance Şefi Thomas Yellowtail ile bir dostluk kurdular.They formed a friendship with Thomas Yellowtail, the future medicine man and Sun Dance Chief.
9 Ocak 1996: İş adamı ve Sabancı ailesinin ikinci kuşak üyesi.9 January 1996: Businessman and a member of the Sabancı family in the second generation.
Busra'ya ulaştıklarında 300 adamıyla birlikte kendisi de onlara katıldı.He joined them himself, with another 300 men, when they reached Bosra.
Toledan Tabloları, Toledo'lu Isaac ben Joseph Israel adlı bir adamın çalışmasında kullanıldı.The Toledan Tables were used in the work of a man by the name of Isaac ben Joseph Israeli of Toledo.
Bir FHM sözcüsü, onu "düşünen adamın uşağı" ve "sürpriz kazanan" olarak tanımladı.A spokesman for FHM described her as the "thinking man's crumpet" and a "surprise winner".
Yirmi iki bin adamıyla Tilimsan'a yardıma gider.Alerted to this offensive, he marched to the aid of Tlemcen with its twenty-two thousand men.
1645'te Srednekolimsk'e vardığında yanında 12 adamı ve olasılıkla Yakut cariyesi vardı.When he arrived at Srednekolymsk in 1645 he had 12 men with him and, probably, his Yakut concubine.
Öfkelenen Leif Ericsson on iki adamı ile birlikte onu aramaya gitti.One evening Tyrker did not return with his party.
1966 Darbesi'nin ardından Salah Cedid ülkenin tartışmasız güçlü adamı haline geldi.Following the 1966 coup d'état, Salah Jadid became the undisputed strongman of the country.
Diğer bileşenler arasında adamın sesi (araç) ve yangın (aktarılan içerik) bulunmaktadır.[86]Other components include his voice (means) and the fire (conveyed content).[86]
Süper model Cindy Crawford ve iş adamı Rande Gerber'in kızıdır.She is the daughter of supermodel Cindy Crawford and businessman Rande Gerber.
Çocuk kaledeki ikinci gecesini geçirmek için yerleşirken bir adamın yarısı bacadan aşağı düşer.As the boy settled in for his second night in the castle, half of a man fell down the chimney.
Oğlan baltayı alarak bir vuruşta örsü ikiye yarar ve yaşlı adamın sakalını mengeneyle sıkıştır.He visited with him, bragging that he could knock an anvil straight to the ground.
Kanun adamı olarak Løgmenn (~1000 –1816)Løgmenn as lawmen (c. 1000–1816)
Bu olağandışı belirtiyi 8 Mayıs 1884'te 67 yaşındaki bir adamın cesedine yapılan otopside buldu.He found the unusual symptom in an autopsy of the corpse of a 67-year-old man on 8 May 1884.
Kendisi de bir devlet adamı olan Cornelis van Aarsens'in oğlu olarak Brüksel'de doğdu.He was born in Brussels, the son of Cornelis van Aarsens, also a statesman.
Bu katkı için Duncan Dowson tarafından 23 "Triboloji Adamından" biri olarak seçildi. [1]For this contribution, he was named by Duncan Dowson as one of the 23 "Men of Tribology".[14]
Culpeper, bir din adamı olan Nicholas Culpeper'in oğluydu.Culpeper was the son of Nicholas Culpeper (senior), a cleric.
Thorsen, 1983'te Danimarka'nın En Güçlü Adamı ödülünü kazanmıştır.Thorsen won Denmark's Strongest Man in 1983.[1]
Maria Torok, insan yüzü olan bir psikanaliz fikrine kendini adamıştı.Maria Torok was committed to the idea of a psychoanalysis with a human face.
Babası bankacılık, sigortacılık ve Avrupa'dan ithalat ile uğraşan bir iş adamıydı.His father was a businessman involved in banking, insurance and European imports.
Michel Elefteriades, Yunan-Lübnanlı politikacı, sanatçı, yapımcı ve iş adamı - Komutan, 2005.Michel Elefteriades, Greek-Lebanese politician, artist, producer and businessman – Commander, 2005.
Fayez Sayegh, Filistinli Amerikalı bilim adamı ve Subay- Şövalye.Fayez Sayegh, Palestinian American scholar and civil servant – Knight.
Bir bilim adamı ve araştırmacı olarak başarısı 1886'da ölümsüzleştirildi.His feat as a scientist and researcher was immortalized in 1886.
John Gibson Paton, hayatını bölgeye adamış İskoç bir misyonerdi.John Gibson Paton was a Scottish missionary who devoted his life to the region.
Bu adamı gördünüz mü?Haben Sie diesen Mann gesehen?
Ben iyi bir adamım.Ich bin ein netter Kerl.
Ben yaşlı bir adamım.Ich bin ein alter Mann.
Yaşlı adamın bir gözü kördür.Der alte Mann ist auf einem Auge blind.
O adamın yalnız olması iyi değil.Es ist nicht gut, dass der Mensch allein sei.
Fizik öğretmenim kalıbının adamı değilmiş.Mein Physiklehrer ist anders, als man seinem Äußeren nach vermuten würde.
Adını saklayan adamı ciddiye almayacağımı bilmiyor musun?Weißt du, dass ich nichts von einem Menschen halte, der seinen Namen verbirgt?
Adamı karnından vurdum ve gelip almazsanız ölecek.Ich habe den Mann in den Bauch geschossen, und wenn Sie nicht kommen und ihn holen, dann wird er sterben.
Ben o adamı seviyorum.Ich liebe jenen Mann.
Şurada bir adamı görüyor musun?Siehst du da einen Mann?
Ali bir Osmanlı tokadıyla adamı yere yıktı.Ali brachte den Mann mit einer osmanischen Backpfeife zu Boden.
Bunun üzerine kara büyü kitaplarıyla kendini eğitmiş ve kendini büyüye adamıştır.Vom Heiligen Hiob, aus seinem Buch genomen, und kürtzlich zusammen gezogen.
11. Chesterfields sigarası kullanan adam, tilkisi olan adamın yanındaki evde oturuyor.Der Mann, der Chesterfields raucht, wohnt neben dem Mann mit dem Fuchs.
Din adamı olarak zaman-zaman (Yeğnovit) köyünden papaz gelip dini törenleri ifa etmekteydi.Als Emblem wurde ihm das Korn in der Erden käumend, teils ausgewachsen verliehen.
Pekin Adamının Hikayesi.Das Geheimnis des Pekingmenschen.
Aynı zamanda bu maçta "Maçın Adamı" seçildi.In diesem Spiel wurde er auch zum „Man of the Match“ gewählt.
Yoo-Jin bu adamı yeniden görecektir.Woo-jin lässt ihn in diesem Zustand zurück.
Green Kolej, çalışmalarını çağdaş toplumda insanın refahına adamıştı.Das Green College wurde der human welfare in der zeitgenössischen Gesellschaft geweiht.
Kendisine sadece Deeds (Türkçe: Fedakarlık) denmesini seven bu adamı bir kasabada bulurlar.Einige Leute seiner Heimatstadt und der näheren Umgebung beten aber zu ihm wie zu einem Heiligen.
1991 yılında Karimova, Mansur Maqsudi isimli Afgan kökenli bir Amerikalı iş adamı ile evlendi.Karimova heiratete 1991 Mansur Maqsudi, einen amerikanischen Geschäftsmann afghanischer Herkunft.
Şifacı ve din adamı.Der Priester und der Narr.
1677 yılında yapılan yeni manastırı rahibeler St. Karl'a adamıştır.1677 weihten die Nonnen das neue Kloster St. Karl ein.
Adamın yaşı ise resme bakarak tahmin edilemez.Eine Adoption durch die Tante wird als unmöglich angesehen.
Francis Bacon (1561-1626), İngiliz filozof ve devlet adamı.Francis Bacon (1561–1626) war ein englischer Philosoph und Staatsmann.
Usturalı adamı Buñuel kendisi oynamıştır.Bowden selbst hat er gefesselt.
Bu sebepten de kendisini genç yaşta dine ve Allah'a adamıştır.Und ihr Kind wurde entrückt zu Gott und seinem Thron.
Adamın elinde bir silah vardı.Im Arm hatte er ein Gewehr.
West Ham United taraftarları tarafından yapılan oylamada maçın adamı seçildi.Im Uhrencup wurde der Spieler gegen West Ham United eingesetzt.
Bir adamın gözünü çıkaranın gözü çıkarılır.Ein Mensch hier seinen Blick erhebt.
210 bilim adamı ve personeli şu anda orada çalışmaktadır.Rund 2500 Wissenschaftler, Ärzte und Angestellte sind auf dem Gelände tätig.
Bir bilim adamı olarak kelebekleri topladı ve onları araştırdı.Als Naturwissenschaftler sammelte und erforschte er Schmetterlinge.
11 Haziran 2011), İsrailli iş adamıdır.30. Juni 2015) war ein israelischer Diplomat.