Ana içeriğe geç
Sözlük

ada ile cümle

ada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Charles de Gaulle büyük ve aynı zamanda uzun boylu bir adamdı.Charles de Gaulle was a great man and also a tall man.
İş adamları sık sık bu restorana gider.Businessmen often go to this restaurant.
O adam tamamen sarhoş.That man is completely drunk.
O genç adam, maaşındaki bir artışı hak ediyor.That young man deserves a raise in his wages.
Önümüzde yaşlı adam doksan iki yaşında.The old man in front of us is ninety-two years old.
Yeni adamın adı ne?What's the new guy's name?
Yeni adamla ilgili ne düşünüyorsun?What do you think of the new guy?
Yeni adamın nasıl bir şey olduğunu biliyorum.I know what it's like to be the new guy.
Oradaki şu adam bizim yeni öğretmenimiz olabilir.That man over there might be our new teacher.
Bir adam neredeyse bize çarptı.A guy nearly ran into us.
Marie panikledi - şüpheli bir adam onu ​​takip ediyordu.Marie panicked – a suspicious guy was following her.
Tanıdığım adamların hepsi arabaları seviyor!All of the men that I know like cars!
Bu adada çok sayıda insan var.There are way too many people on this island.
Hiç bu ada üzerinde uçan bir uçak görmedim.I've never seen a plane fly over this island.
Bu alandaki adaların çoğu iskan edilmiş.Most of the islands in this area are inhabited.
Bir uçağı bu adaya indirmek mümkün mü?Is it possible to land a plane on this island?
Sanırım bu adadaki tek insanlar biziz.I think we're the only people on this island.
Ne kadar süredir bu adada yaşıyorsun?How long have you been living on this island?
Bu adadan nasıl ayrılacağız?How are we going to get off this island?
Tom adalet istemiyor. İntikam istiyor.Tom doesn't want justice. He wants revenge.
Tom adalet istemiyor. O intikam istiyor.Tom doesn't want justice. He wants vengeance.
Tom adalet istemedi. O intikam istedi.Tom didn't want justice. He wanted revenge.
Sanırım bu genç adamı tanıyorsun.I think you know this young man.
Oradaki tek adam bendim.I was the only man there.
Orada bir adam olduğunu düşünüyorum.I think that there is a man in there.
Sanırım orada bir adam var.I think that there is a man in there.
Tom çok tehlikeki bir adam.Tom is a very dangerous man.
Yaşlı adam huzurevinden kaçtı.The old man escaped from the nursing home.
Bilim adamları veriyi analiz ettiler.The scientists analyzed the data.
O sana bahsettiğim adam.He's the man I told you about.
Bu çarpıcı biçimde yakışıklı genç adam kim?Who is this strikingly handsome young man?
O, ıssız ada keşfetmek istiyor.He wants to explore the uninhabited island.
Ya iyi adamlar aslında kötü adamlar olsaydılar?What if the good guys were really the bad guys?
Bıyıklı şişman adam sadece içeri yürüdü.A fat guy with moustache just walked in.
Bıyıklı, şişman bir adam şimdi içeri girdi.A fat guy with moustache just walked in.
Uçakta iki şişman adam arasında oturmak zorunda kaldığım zaman bundan nefret ederim.I hate it when I have to sit between two fat guys on a plane.
O tuhaf adamı tarif edebilir misiniz?Can you describe that strange guy?
Bu şirket hem turistlerden hem de iş adamlarından müşteri çekiyor.This establishment attracts a clientele of both tourists and businessmen.
Tom tanıdığın en yoğun adamlardan biri.Tom is one of the busiest guys I know.
Tom büyük bir kalbi olan güzel bir adam.Tom is a nice guy with a big heart.
Büyük adam nerede?Where's the big guy?
O, kışın Fuji Dağına tırmanan ilk adamdı.He was the first man to climb Mt. Fuji in the winter.
Sanırım diğer adamın kim olduğunu biliyorum.I think I know who the other guy is.
Tom'u seviyorum. O hoş bir adam.I like Tom. He's a nice guy.
Tom takılmak için harika bir adam.Tom's a great guy to hang out with.
Sen nazik bir adamsın.You're a kind man.
Böyle kibar bir adamdın.You used to be such a nice guy.
Kardan adam ertesi sabah tamamen eridi.The following morning, the snowman was completely melted.
Sana ne oldu Tom anlamıyorum. Evlendiğim adam sen değilsin.I don't understand what's happened to you, Tom. You're not the man I married.
Tom kendini adamıştı.Tom was devoted.
O çok hoş ve saygılı bir genç adam.He's a very nice and respectful young man.
Tom kibar ve saygılı bir genç adamdır.Tom is a nice and respectful young man.
Tom'un yan dairesindeki adam oldukça garip.The man in the flat next to Tom is quite odd.
Tom'un yanında yaşayan adam oldukça tuhaf.The man who lives next to Tom is quite peculiar.
Sen akıllı bir adamsın.You're a smart guy.
Sen zeki bir adamsın.You're a smart guy.
Sen cimri yaşlı bir adamsın.You're a mean old man.
Çok adaletsiz davranıyorsun.You're being very unfair.
Belediye başkanlığına aday olmalısın.You should run for mayor.
Valilik için aday olmalısın.You should run for governor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ada ile cümle - Sayfa 47 - ada kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App