ada ile cümle
ada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Almanya birçok bilim adamı yetiştirdi.Germany produced many scientists.
Kapı uzun boylu bir adam tarafından açıldı.The door was opened by a tall man.
Kapının arkasından bir adam çıktı.A man appeared from behind the door.
Kapıda bir adam var.There is a man at the door.
Kapıda bekleyen adam, ünlü bir şarkıcıdır.The man standing by the door is a famous singer.
Sofra adabını bilmiyorsam gerçekten önemli değil.If I don't know the table manners, it doesn't really matter.
Masanın diğer ucunda oturan adam kim?Who is the man sitting at the other end of the table?
Masanın diğer tarafındaki adam kim?Who is the man at the other side of the table?
Ağır ol, genç adam. İznin olmadan buraya giremezsin.Hold your horses, young man. You can't enter here unless you have a pass.
Sakin ol, genç adam.Hold your horses, young man.
Yaşlı bir adamla tanıştıklarında çok uzaklaşmamışlardı.They had not gone very far when they met an old man.
Böyle bir adamla evleneceğime, ölürüm daha iyi.I might as well die as marry such a man.
Sonra yaşlı adama aynı dilde merhaba dedi.Then he said hello to the old man in the same language.
Yaşlı adamın bir gözü kördür.The old man is blind in one eye.
Yaşlı adam yoksullara çok miktarda para katkısında bulundu.The old man contributed a large sum of money to the poor.
Yaşlı adam üzgün görünüyor.The old man looks sad.
Yaşlı adam ona küçük bir bebek verdi.The old man gave her a small doll.
Yaşlı adam emekli maaşı ile geçiniyor.The old man lives on his pension.
Yaşlı adam tek başına yaşadı.The old man lived by himself.
Yaşlı adam yolu dikkatlice yürüyerek geçti.The old man walked across the road carefully.
Yaşlı adam yere düştü.The old man fell down on the ground.
Yaşlı adam büyük bir balık yakaladı.The old man caught a big fish.
Yaşlı adama torunu tarafından eşlik edildi.The old man was accompanied by his grandchild.
Yaşlı adam geçen hafta öldü.The old man died last week.
Yaşlı adam yaşama isteğini kaybetti.The old man lost the will to live.
Yaşlı adam içine kapanmıştı.The old man kept to himself.
Yaşlı adam insanlardan uzaktı.The old man kept to himself.
Yaşlı adam insanlarla iç içe değildi.The old man kept to himself.
Yaşlı adam ormanda kayboldu mu?Did the old man get lost in the forest?
Yaşlı adam personeline dayandı.The old man leaned on his staff.
Yaşlı adam bazen kendi kendine konuşur.The old man sometimes talks to himself.
Yaşlı adam bana saati sordu.The old man asked me the time.
Yaşlı adam bana tuhaf bir hikaye anlattı.The old man told me a strange story.
Yaşlı adam para için bana yalvardı.The old man begged me for money.
Yaşlı adam benimle Fransızca konuştu.The old man spoke to me in French.
Yaşlı adam küçük tilkiyi tuzaktan kurtardı.The old man freed the little fox from the trap.
Yaşlı adam oturdu.The old man sat down.
Yaşlı adam akıllı görünüyordu.The old man looked wise.
Yaşlı adam göründüğü kadar cimri değildi.The old man was not as mean as he looked.
Ayı geldiğinde yaşlı adam derin uykudaydı.The old man was fast asleep when the bear came.
Yaşlı adamın yeterince parası var.The old man has enough money.
Yaşlı adam tepede durdu.The old man stood on the hill.
Yaşlı adamı memnun etmek zordur.The old man is hard to please.
Yaşlı adam bir araba tarafından ezilmekten kıl payı kurtuldu.The old man narrowly escaped being run over by a car.
Yaşlı adam açlıktan ölüyordu.The old man was starved to death.
Yaşlı adam bir şey söyledi.The old man said something.
Yaşlı adam tek başına yaşıyor.The old man lives by himself.
Yaşlı adam kendi başına yaşamaktadır.The old man lives by himself.
Yaşlı adam başarımızı öngördü.The old man predicted our success.
Yaşlı adam vasiyetini yaptı.The old man made out his will.
Yaşlı adam aniden durdu ve geriye baktı.The old man stopped suddenly and looked back.
Yaşlı adam zamanının çoğunu gençliğine bakarak geçirdi.The old man spent most of his time looking back on his youth.
Yaşlı adam herkes tarafından sevilirdi.The old man was loved by everyone.
Yaşlı adam yıllarca krala hizmet etti.The old man served the king for many years.
Yaşlı adam kanserden öldü.The old man died of cancer.
Yaşlı adam satıcı tarafından dolandırıldı.The old man was taken in by a salesman.
Yaşlı adam abartma eğilimindedir.The old man tends to exaggerate.
Yaşlı adam hayat hakkında birçok konuda deneyimli ve bilgili.The old man is wise and knows many things about life.
Yaşlı adam doksanın üzerindedir.The old man is above ninety.
Yaşlı adam beş kilometre yüzmeyi denedi.The old man attempted to swim five kilometers.