Ana içeriğe geç
Sözlük

ada ile cümle

ada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O çalacak son adamdır.He is the last man to steal.
O erdemli bir adamdır.He is a man of virtue.
Kendini kitaplar okumaya adadı.He devoted himself to reading books.
Kendisi Japonya'daki en meşhur bilim adamlarındandır.He is one of the greatest scientists in Japan.
Japonya'daki en büyük bilim adamlarından biridir.He is one of the greatest scientists in Japan.
O uzun boylu ve yapılı bir adam.He is a tall and strongly built man.
Pizzaro ve onun yirmi adamıyla buluşmaya gitti.He went to meet Pizzaro and twenty of his men.
O, Pizzaro ve onun yirmi adamıyla buluşmaya gitti.He went to meet Pizzaro and twenty of his men.
O, çok hoşgörülü bir adamdır.He is a very decent fellow.
O iyi bir üne sahip bir adam.He is a man of good reputation.
O, fakir bir adam kaldı.He remained a poor man.
Hayatını yolsuzlukla mücadeleye adadı.He dedicated his life to fighting corruption.
O kötü bir adam.He is an evil man.
O, adamların önünde yürüdü.He walked in front of his men.
O adamlarını ve atlarını karlı dağların üzerinden götürdü ve sıcak vadilere indirdi.He led his men and horses over snowy mountains and down into hot valleys.
O adamlarının kötü idaresini ortaya çıkardı.He detected his men's misconduct.
Kalın gözlükleri olan biraz yaşlı bir adamdı.He was a little old man with thick glasses.
Kendini edebiyat çalışmasına adadı.He devoted himself to the study of literature.
O, ortalama boyu olan bir adamdı.He was a man of average height.
O, hayatını barışa adadı.He dedicated his life to peace.
O meşgul bir adam,onunla ancak telefonla iletişime geçebilirsin.He is a busy man, so you can only get in touch with him by telephone.
O adam hafife alınmaması gereken biri.He is a man to be reckoned with.
Hesaba katılması gereken bir adam o.He is a man to be reckoned with.
Dikkat edilesi biri o adam.He is a man to be reckoned with.
Kızını zengin bir adamla evlendirdi.He married his daughter to a rich man.
O şüphesiz Japonya'daki en başarılı iş adamlarından biridir.He is without doubt one of the most successful businessmen in Japan.
O sözünün eri bir adam, bu yüzden ona güvenebilirsin.He's a man of his word, so you can count on him.
O mükemmel bir bilim adamıydı ve dahası, mükemmel bir şairdi.He was an excellent scientist, and what is more, was a great poet.
Sağlığı pahasına mükemmel bir bilim adamı oldu.He became a brilliant scholar but only at the expense of his health.
O cesur bir adam.He is a brave man.
O, güvenebileceğin bir adamdır.He is a man you can rely upon.
Seçimde aday oldu.He stood for an election.
Kendisini resmen aday olarak ilan etti.He officially announced himself as a candidate.
O kendi kendini yetiştirmiş bir adam.He is a self-made man.
O harika bir bilim adamı olacak.He will be a wonderful scholar.
O yaşlı bir adam ve o biçimde muamele edilmelidir.He is an old man and should be treated as such.
Bir grup bilim adamı onlarla birlikte gemideydi.A party of scientists were on board with them.
Adamın bütün eşyalarını soydular.They robbed the man of all his belongings.
Adamı toplum için bir tehlike olarak gördüler.They regarded the man as a danger to society.
Onlar hasta adamı hastaneye götürmede hiç zaman kaybetmedi.They lost no time in getting the sick man to a hospital.
Yurt dışında yaşamaya kolayca adapte oldular.They easily adapted to living abroad.
Onlar ıssız bir adayı araştıracaklar.They will survey the desert island.
O, onun seçmesini umduğun bir adamla evlendi.She married to the kind of man you would expect her to pick.
Babası hayatını bilime adadı.Her father devoted his life to science.
Bütün enerjimi İspanyolca eğitimine adadım.She devoted all her energy to studying Spanish.
Kendini hasta annesine adadı.She devoted herself to her sick mother.
O, en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Oscar adaylığını kazandı.She won an Oscar nomination for best supporting actress.
Kendini Afrika'da ki misyon çalışmasına adadı.She devoted herself to mission work in Africa.
O, zengin bir adamla nişanlıdır.She is engaged to a rich man.
O, zengin bir adamla evlendi.She married a rich man.
Dün o, uzun bir adam gördü.She saw a tall man yesterday.
Yaşamını çalışmaya adadı.She consecrated her life to the work.
O, genç adamı aklından çıkarmaya çalıştı ama bu olanaksızdı.She tried to put the young man out of her mind, but it was impossible.
Genç adama utanarak baktı.She glanced shyly at the young man.
O, adamla evlenmedi.She did not marry the man.
Yaşlı adamla evlenmek zorunda bırakıldı.She was obliged to marry the old man.
O, yaşlı adama bakmalı.She must care for the old man.
O, gönüllü faaliyetine kendini adamış.She devoted herself to the volunteer activity.
O, on bin adaydan seçildi.She was chosen from ten thousand applicants.
O, hayatını müziğe adadı.She devoted her life to music.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod