Ana içeriğe geç
Sözlük

ada ile cümle

ada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Orada gördüğün adam benim amcamdır.The man you see over there is my uncle.
Ötede küçük bir ada gördük.We saw a small island beyond.
Orada duran adam benim babam.The man who is standing over there is my father.
Orada koşan adam amcam.The man running over there is my uncle.
Orada yürüyen adam öğretmenimiz.The man walking over there is our teacher.
O, salona girerken iki adam ona yaklaştı.As he entered the hall, two men approached him.
Gümüşümü mülkiyetinde bir madeni olan bir adamdan alırım.I buy my silver from a man who has a mine on his property.
Başarılı adayların çoğunluğu üniversite mezunudur.The majority of the successful candidates were university graduates.
John ile konuşan genç adam, Kanadalı bir öğrenci.The young man who is talking with John is a student from Canada.
Beni ilk kez tanıdığın günkü adam değilim.I am not the man I was when you knew me first.
Bu sabah adam bana iki kitap ödünç verdi.The man lent me two books this morning.
Bu sabah gördüğüm adam Bay Green'di.The man we saw this morning was Mr Green.
Öyle görünüyor ki bu defa meteliksiz olan adam benim.It seems that this time I'm the man behind the eight ball.
Soldan beşinci adamı öp.Kiss the fifth man from the left.
Adalet sonunda galip gelecek.Justice will prevail in the end.
Ayrılacak son kişi soluk yüzlü,düz siyah saçlı, uzun bir adamdı.The last to leave was a tall man, with a pale face and smooth, black hair.
Sonunda kazanacak olan güç değil adalettir.It is justice, and not might, that wins in the end.
En zengin adam bile her şeyi satın alamaz.Even the richest man cannot buy everything.
Eşi ölmüş bir adama dul denir.A man whose wife is dead is called a widower.
Eşim, sanki ben kentin en zengin adamıymışım gibi para harcıyor.My wife spends money as if I were the richest man in town.
Aklı başında adam yıkılmaz.You can't keep a good man down.
Dün gelen aynı adam tekrar burada.The same man that came yesterday is here again.
Dün gece bir adam seni ziyaret etti.A man called on you last night.
Dün gece bir genç adam zorla evime girdi.A young man broke into my house last night.
Müdürler çalışanlardan doğruluk,verimlilik ve adanmışlık bekler.Office managers expect accuracy, efficiency, and dedication.
Dört kollu adam bankayı soydu ve 4 milyon dolar ile kaçtı.Four armed men held up the bank and escaped with $4 million.
Adayların bizzat başvurmaları rica olunur.Applicants are requested to apply in person.
Sanırım o iyi bir adam.I think he is a good man.
Komutan adamlarını silah atışına maruz bıraktı.The commander exposed his men to gunfire.
Tam görmek istediğim adamsın.You are the very man I want to see.
Güvendiğim adam bana ihanet etti.The man I trusted betrayed me.
Beklediğim adam gelmedi.The man I was waiting for didn't turn up.
Bildiğim kadarıyla, o iyi bir adam.He is, so far as I know, a good guy.
Bay Smith tanıdığım kadarıyla alçak gönüllü bir adamdı.Mr Smith, as I knew him, was a modest man.
Ziyaret ettiğim adam Bay Doi'ydi.The man that I visited was Mr. Doi.
Arkadaşım sandığım adam beni kandırdı.The man who I thought was my friend deceived me.
Konuştuğum adam Amerikalı değil Almandı.The man to whom I spoke was a German, not an American.
Konuştuğum adam İngilizce öğretmenimdir.The man I was talking to is my English teacher.
Bize bitişik yaşayan adam ünlü bir aktördür.The man who lives next door to us is a famous actor.
Biz adamın evini satın aldık.We bought the man's house.
Biz adamı dövdük.We beat the man up.
Bugünün sert gerçeklerine adapte olmalıyız.We must adapt to today's harsh realities.
Bana doğru gelen bir adam gördüm.I saw a man coming toward me.
Bana el sallayan adam benim amcamdır.The man who is waving to me is my uncle.
Bana göre o dürüst bir adam.In my estimation, he is an honest man.
Bildiğim kadarıyla, o çok nazik bir adamdır.As far as I know, he is a very kind man.
Bildiğim kadarıyla o dürüst bir adam.So far as I know, he is an honest man.
Benim bitişiğimde yaşayan adam bir doktor.The man who lives next door to me is a doctor.
Bir adamın bir araba tarafından çarpıldığını gördüm.I saw a man knocked down by a car.
Birlikte geldiğin adamı tanıyorum.I know the man you came with.
Bana bakan adamın farkında değildim.I was not conscious of a man looking at me.
Ben, 22 yaşında bir adamım.I am a 22 year-old man.
Şu adama tahammül edemiyorum.I can't bear that fellow.
Bir iş adamı olarak başarılı olmanı çok istiyorum.I am longing for you to succeed as a businessman.
Bir adama bana bir ev yaptırdım.I had a man build me a house.
Yaşlı bir adam arıyorum.I'm looking for an old man.
Paskalya Adası'na on günlük bir seyahate gittim.I went on a ten-day trip to Easter Island.
Onu uzun boylu bir adam olarak hayal ettim.I imagined him a tall man.
Burada kalması gereken bir adam arıyorum.I'm looking for a man who is supposed to live here.
Adamı bir çocukla birlikte gördüm.I saw a man with a child.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ada ile cümle - Sayfa 11 - ada kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App