adına ile cümle

adına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ben de size yeni bir matematiksel simterik şekil yaratmak adına Galois gibi sabahladım.Poprzedniej nocy, jak Galois, nie spałem tworząc nowy matematyczny, symetryczny obiekt.
Ben de size yeni bir matematiksel simterik şekil yaratmak adına Galois gibi sabahladım.Wie Galois bin also auch heute Nacht aufgeblieben und habe ein neues mathematisches Objekt für Sie geschaffen.
Ben de size yeni bir matematiksel simterik şekil yaratmak adına Galois gibi sabahladım.И аз като Галоа стоях буден снощи до сутринта, за да създам един нов математически симетричен обект за вас.
Ben de size yeni bir matematiksel simterik şekil yaratmak adına Galois gibi sabahladım.Так же как и Галуа, я не спал всю ночь, разрабатывая для вас новый математический симметричный объект.
Ben de size yeni bir matematiksel simterik şekil yaratmak adına Galois gibi sabahladım.Так що, як і Галуа, я не спав минулої ночі, створюючи новий математичний симетричний об'єкт для вас.
Ben de size yeni bir matematiksel simterik şekil yaratmak adına Galois gibi sabahladım.כמו גלואה, נשארתי ער אתמול בלילה יצרתי עצם מתמטי סימטרי עבורכם.
Ben de size yeni bir matematiksel simterik şekil yaratmak adına Galois gibi sabahladım.و بذالك، مثل ڴالوا، سهرت طوال الليلة الماضية لأنتج لكم شكل رياضي متماثل جديد.
Ben de size yeni bir matematiksel simterik şekil yaratmak adına Galois gibi sabahladım.皆さんのために新しい数学的な 対称的物体を作ってみました これがその図です
Benim için değil ama onun için bitti. Onun adına mutluyum.彼のおかげで幸せでした
"Ben kendi güvenliğim için değil, başkaları adına korkuyorum."저는 제 안전에 대해서 무섭지는 않아요, 다만 다른 사람들이 위험에 처하는게 무서울 뿐이죠.
"Ben kendi güvenliğim için değil, başkaları adına korkuyorum."Nie boję się o własne bezpieczeństwo, boję się o innych.
"Ben kendi güvenliğim için değil, başkaları adına korkuyorum."No tengo miedo por mi propia seguridad.
"Ben kendi güvenliğim için değil, başkaları adına korkuyorum.私には4人の兄妹がいて そのうち一人でも失うなんて 想像するのも苦しいです」と彼女は書きました
Ben KPBS, Watchdog Enstitüsü ve Radyo Netherlands Worldwide adına, Joanne Faryon.Für KPBS, dem Watchdog Institute und Radio Netherlands Worldwide, ich bin Joanne Faryon.
Ben KPBS, Watchdog Enstitüsü ve Radyo Netherlands Worldwide adına, Joanne Faryon.Para la KBPS, el Instituto Watchdog y Radio Netherlands Worldwide, aquí Joanne Faryon.
Ben KPBS, Watchdog Enstitüsü ve Radyo Netherlands Worldwide adına, Joanne Faryon.Para o KBPS, o Instituto Cão de Guarda e a Rádio Holanda Internacional, eu sou Joanne Faryon.
Ben KPBS, Watchdog Enstitüsü ve Radyo Netherlands Worldwide adına, Joanne Faryon.To byla Joanne Faryon, dla KPBS, Instytutu Watchdog i radia Netherlands Worldwide.
Ben KPBS, Watchdog Enstitüsü ve Radyo Netherlands Worldwide adına, Joanne Faryon.Untuk KBPS, Watchdog Institute dan Radio Netherlands Worldwide saya Joanne Faryon.
Ben KPBS, Watchdog Enstitüsü ve Radyo Netherlands Worldwide adına, Joanne Faryon.Voor deze zender (KPBS), het Waakhond Instituut en Radio Nederland Wereldomroep, mijn naam is Joanne Faryon.
Ben şu an anlamlı sayıların kesinliğini düşünmek adına genel konuşuyorum.유효 숫자의 정확성에 대해 생각을 하자는 취지였습니다
Ben şu an anlamlı sayıların kesinliğini düşünmek adına genel konuşuyorum.Lo decía de forma general para pensar en la precisión de las cifras significativas.
Ben şu an anlamlı sayıların kesinliğini düşünmek adına genel konuşuyorum.Vi snakker om en generel måde at tænke på præcision med betydende cifre på.
Ben şu an anlamlı sayıların kesinliğini düşünmek adına genel konuşuyorum.これはカーペットやタイルの場合です.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.Bạn biết đấy, tôi từng tin giáo dục là công cụ quan trọng nhất để lại một di sản ý nghĩa.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım. Eğitim harikadır.Obișnuiam să cred că educația e cea mai importantă pentru a lăsa o moștenire relevantă.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.Ehemals glaubte ich, dass Bildung das beste und wichtigste Mittel ist, ein Vermächtnis zu hinterlassen.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.Ero solito credere che l'educazione fosse lo strumento più importante per lasciare un retaggio significativo.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.저는 한때 교육이 의미있는 유산을 남기기 위해 쓰는 가장 중요한 도구라고
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.Régen azt hittem, hogy az iskola a legfontosabb eszköz ahhoz, hogy jelentéssel bíró hagyatékot hagyjunk.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.Yo suelo creer que la educación es la herramienta más importante para dejar un legado profundo.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.Знаете ли, вярвах, че образованието е най- важния инструмент, който трябва да остави значимо наследство.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.Знаєте, я думав, що освіта - це найважливіший інструмент, щоб залишити значний спадок.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.Раньше я верил, что образование — самый важный инструмент для того, чтобы оставить значимое наследие.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.אתם יודעים, נהגתי להאמין שחינוך הוא הכלי הכי חשוב כדי להשאיר
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.اعتدت الإيمان بأن التعليم هو الوسيلة الأهم لترك
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.有意義な遺産を残すために もっとも重要だと 思っていました
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorumBill, podejrzewam, że mówię w imieniu większości osób na sali:
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorumCA: Bill, julgo que falo pela maioria das pessoas aqui presentes.
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorumCA: Bill, verím, že hovorím za všetkých, keď poviem, že dúfam, že sa tvoje želanie splní.
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorumCA: Nah Bill, saya rasa saya mewakili kebanyakan orang disini untuk berkata, semoga harapan Anda tercapai.
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorum Gerçekten dileğinin gerçekleşmesini umuyorum.Nos Bill, azt hiszem, hogy a legtöbb jelenlevő nevében mondhatom, igazán remélem, hogy vágyaid valóra válnak.
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorum크리스: 여기 참석하신 모든 분들을 대신해서 정말 그 바램이
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorumБілле, я мабуть скажу те, що зараз на думці у більшості глядачів: сподіваюсь, що ваші мрії збудуться.
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorumК.А.: Что ж, думаю, что выражу мнение большинства, если искренне пожелаю исполнения Вашего желания.
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorumובכן ביל, אני מניח שאני מדבר בשם רוב האנשים כאן,
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorumكريس: حسناً بيل، أعتقد أنني أتحدث نيابة عن معظم الناس هنا
Bill, sanırım burdaki çoğu insanın adına konuşuyorum願いが叶うことを期待しています ありがとう
Bir arkadaşımla beraber bu şeyi Hollywood'da yaptık ve adına da Hollywood okyanus gecesi dedik.Ein Freund und ich machten dieses Ding in Hollywood, wir nannten es Hollywood-Ozeannacht.
Bir arkadaşımla beraber bu şeyi Hollywood'da yaptık ve adına da Hollywood okyanus gecesi dedik.Ho organizzato un evento a Hollywood, con un amico, dal titolo "Serata per l'Oceano".
Bir arkadaşımla beraber bu şeyi Hollywood'da yaptık ve adına da Hollywood okyanus gecesi dedik.친구 하나와 저는 할리우드에서 할리우드 오션 나이트라는 것을 했습니다
Bir arkadaşımla beraber bu şeyi Hollywood'da yaptık ve adına da Hollywood okyanus gecesi dedik.Samen met een vriend deed ik dit in Hollywood En we noemden het "Hollywood ocean night".
Bir arkadaşımla beraber bu şeyi Hollywood'da yaptık ve adına da Hollywood okyanus gecesi dedik.Saya bersama seorang teman di Hollywood membuat "malam samudera Hollywood."
Bir arkadaşımla beraber bu şeyi Hollywood'da yaptık ve adına da Hollywood okyanus gecesi dedik.Tein ystäväni kanssa Hollywoodissa jutun, nimeltään "Hollywoodin valtameri-ilta".
Bir arkadaşımla beraber bu şeyi Hollywood'da yaptık ve adına da Hollywood okyanus gecesi dedik.Un ami et moi avons fait à Hollywood ce que nous avons appelé Hollywood ocean night.
Bir arkadaşımla beraber bu şeyi Hollywood'da yaptık ve adına da Hollywood okyanus gecesi dedik.Un amigo y yo hicimos esto en Hollywood lo llamamos noche oceánica de Hollywood.
Bir arkadaşımla beraber bu şeyi Hollywood'da yaptık ve adına da Hollywood okyanus gecesi dedik.Un prieten și cu mine am făcut ceva în Hollywood și l-am numit noaptea oceanului Hollywood.
Bir arkadaşımla beraber bu şeyi Hollywood'da yaptık ve adına da Hollywood okyanus gecesi dedik.Wraz z przyjacielem zorganizowaliśmy w Hollywood specjalny wieczór poświęcony problemom oceanu.
Bir arkadaşımla beraber bu şeyi Hollywood'da yaptık ve adına da Hollywood okyanus gecesi dedik.Друг и я как-то раз провели в Голливуде то, что мы называли "Океаническая Голливудская Ночь".
Bir arkadaşımla beraber bu şeyi Hollywood'da yaptık ve adına da Hollywood okyanus gecesi dedik.С един приятел направихме това нещо в Холивуд - свикахме океанска нощ в Холивуд.
Bir arkadaşımla beraber bu şeyi Hollywood'da yaptık ve adına da Hollywood okyanus gecesi dedik.ידידי ואני הצגנו בהוליווד משהו שכינינו "ערב אוקינוס".
İlgili Sayfalar