Fadil, Rami adında bir uyuşturucu satıcısı tanıyordu.Fadil knew a drug dealer by the name of Rami.
Fadıl, aşk adına iğrenç bir suç işledi.Fadil commited a heinous crime in the name of love.
Tom'un Mary adında bir yeğeni var.Tom has a niece named Mary.
Tom'un Mary adında bir asistanı var.Tom has an assistant named Mary.
O adam bana adının Tom Jackson olduğunu söyledi.That man told me his name was Tom Jackson.
Tom kızına Mary adını vermek istedi.Tom wanted to name his daughter Mary.
Tom'un Mary adında bir kız kardeşi de var.Tom also has a sister named Mary.
Tom oğluna John adını vermek istedi.Tom wanted to name his son John.
Onun gerçek adının Tom olmadığını biliyorum.I know his real name isn't Tom.
Onun göbek adının Tom olduğunu biliyorum.I know his middle name is Tom.
Onun adının Tom olmadığını biliyorum.I know his name isn't Tom.
Kapıda bulunan adam bana onun adını söylemedi.The man at the door didn't tell me his name.
Lobide bekleyen adam bana adını vermedi.The man waiting in the lobby wouldn't give me his name.
Daha önce konuştuğum adam bana adını söylemedi.The man I was talking to earlier never told me his name.
Fadıl evine Leyla'nın adını koydu.Fadil put his house in Layla's name.
Eve neden senin adını koymam gerekiyor? Bu benim anne ve babamın evidir.Why should I put the house in your name? It's my parents' house.
Ne şirin bir adın var.What a cute name you have.
Sana onun adını söylemeyeceğim.I'm not going to tell you her name.
Sana onun adını söylemiyorum.I'm not telling you his name.
Fadıl, polise bir şüphelinin adını verdi.Fadil gave the police the name of a suspect.
Kendi adını bilmiyor musun?Don't you know your name?
Tom, Dancada adının "boş" olduğunu keşfettiğinde tepki vermedi.Tom was flabbergasted when he discovered his name means "empty" in Danish.
Tom adında kaç kişiyi tanıyorsun?How many people do you know who are named Tom?
Tom'un adını seslendiğini duymadın mı?Didn't you hear Tom calling your name?
Tom evine eşinin adını koydu.Tom put his house in his wife's name.
Tom Mary adında bir kadınla evli.Tom is married to a woman named Mary.
Senin adını kalbime yazdım.I have written your name in my heart.
Senin adını nasıl heceleyeceğimi asla hatırlamıyorum.I can never remember how to spell your name.
Adınızı nasıl heceleyeceğimi hatırlayamıyorum.I can't remember how to spell your name.
Onun adının ne anlama geldiğini biliyor musun?Do you know what his name means?
Senin adından hiç bahsetmedim.I never mentioned your name.
Adınız WiFi mi? Çünkü gerçekten bir bağlantı hissediyorum.Is your name WiFi? Because I'm really feeling a connection.
Savaşta demokrasi adına birçok genç insan öldü.Many young people died in the war in the name of democracy.
O adamın adının Tom olduğundan emin misin?Are you sure that guy's name is Tom?
Tom onun adına özür diledi.Tom apologized on her behalf.
Tom Mary'nin adına özür diledi.Tom apologized on Mary's behalf.
Adınızı babamla paylaşıyorsunuz.You share your name with my father.
Göbek adın var mı?Do you have a middle name?
Dosya adını değiştirmelisiniz.You must change the file name.
Leyla'nın Sami Fadıl adında bir koruması vardı.Layla had a bodyguard named Sami Fadil.
Leyla, Sami adında Mısırlı bir göçmen arkadaşla çıkmaya başladı.Layla started dating a fellow Egyptian immigrant called Sami.
Senin adının ne olduğu umurumda değil.I don't care what your name is.
Ben zaten en azından onun adını biliyorum.I already know her name at least.
Onun adını zaten biliyorum.I already know his name.
Adını zaten biliyorum.I already know her name.
O adamın adını zaten biliyorum.I already know that guy's name.
Adın ne evlat?What's your name, boy?
Onlara adınızı söyleyin.Tell them your name.
Onlara adını söyle.Tell them your name.
Adını ona söyle.Tell her your name.
Sana onun adını söyleyeceğim.I will tell you her name.
Tom herkesin adını biliyor.Tom knows everyone's name.
Tom'un ailesi adına üzüldüm.I felt sorry for Tom's family.
Tom Fransızca öğretmeninin adını hatırlayamadığını söylüyor.Tom says he can't remember his French teacher's name.
Tom onun adını bile hatırlamıyor.Tom can't even remember his name.
Tom polise gerçek adını vermedi.Tom didn't give the police his real name.
Tom polise gerçek adını söylemedi.Tom didn't tell the police his real name.
Anaokulu öğretmenimin adını hatırlamıyorum.I can't remember my kindergarten teacher's name.
O kızın adını biliyorum.I know that girl's name.
Adamın yüzünü hatırlıyorum, ama adını unutmuşum.I remember the man's face, but forgot his name.