Daha önce burada yaşayan Tom adında biri vardı.There was a guy named Tom who used to live here.
Biz Tom Jackson adında bir adamı arıyoruz.We're looking for a man named Tom Jackson.
Sizden herhangi biri Tom Jackson adında bir adamı tanıyor mu?Do either of you know a guy named Tom Jackson?
Tom adında küçük bir çocuk, bana Mary'nin nerede olduğunu sordu.A little boy named Tom asked me where Mary was.
Tom hiç Mary adında bir Kanadalı'dan bahsetti mi?Did Tom ever mention a Canadian named Mary?
Dün Tom adında bir adam burayı aradı.A guy named Tom called here yesterday.
Sen hiç Tom Jackson adında bir adamla tanıştın mı?Have you ever met a guy named Tom Jackson?
Bu, Tom adındaki küçük bir çocuk hakkında bir hikaye.This is a story about a little boy named Tom.
Tom ve Meryem oğullarına doğumu gerçekleştiren doktorun adını verdiler.Tom and Mary named their son after the doctor who delivered him.
Bizim dairenin başkanı Tom Jackson adında bir adam.The head of our department is a man named Tom Jackson.
Çocukken Cookie adında bir köpeğim vardı.When I was a kid, I had a dog named Cookie.
Tom teknesine kız arkadaşının adını verdi ama sonra o onu terk etti.Tom named his boat after his girlfriend, but then she left him.
Sen tesadüfen onun adını almadın, değil mi?You didn't happen to get his name, did you?
Tom Boston'da tanıştığı kızın adını hatırlamaya çalıştı.Tom tried to remember the name of the girl he'd met in Boston.
Şu adam adını vermedi.That man wouldn't give his name.
Adamın sana adını asla vermediği doğru mu?Is it true that man never gave you his name?
O, adını vermeyecekti.He wouldn't give his name.
Bize adını verebilir misin?Can you give us his name?
Dün tanıştığım adam bana gerçek adını söylemedi.The guy I met yesterday didn't give me his real name.
Bize adını veren kişi Tom değildi.Tom wasn't the one who gave us your name.
Tom bana muhtemelen saatimi tamir eden bir adamın adını verdi.Tom gave me the name of a guy who can probably repair my watch.
Adın sana daha önce verdiğim isimler listesinde miydi?Was your name on the list of names I gave you before?
Bana tam adınızı verebilir misiniz lütfen?Can you give me your full name, please?
Tom, Mary'nin adını küçük siyah kitabına yazdı.Tom wrote Mary's name in his little black book.
Tom beyaz tahta üzerine adını yazdı.Tom wrote his name on the white board.
Affedersiniz, sizin adınız neydi?Sorry, what was your name?
İlk Fransızca öğretmeninin adını hatırlıyor musun?Do you remember the name of your first French teacher?
Bana onun adını söyle.Tell me his name.
Sadece bana onun adını söyle.Just tell me her name.
Bize gerçek adını söyle.Tell us your real name.
Bana gerçek adını söyle.Tell me your real name.
Bana adını söyleyebilir misin?Can you tell me your name?
Adını bana asla söylemedi.She never told me her name.
O bana adını söylemedi.He didn't tell me his name.
Bana adını hiç söylemedin.You never told me your name.
Bana adını söylemedin.You haven't told me your name.
Lütfen bana gerçek adını söyle.Please tell me your real name.
Neden bana adını söylemeyeceksin?Why won't you tell me your name?
Bana şu adamın adını söyleyebilir misin?Can you tell me that man's name?
Bana henüz adını söylemedin.You haven't told me your name yet.
En azından bana adını söyleyebilir misin?Can you at least tell me your name?
Bana adını söyler misin, lütfen?Could you tell me your name, please?
Tom bana karısının adının Mary olduğunu söyledi.Tom told me his wife's name was Mary.
O, bize adını söylemek için isteksizdi.He was unwilling to tell us his name.
Sana onun adının Tom olduğunu söyledim, değil mi?I told you his name was Tom, didn't I?
Tom bile adını henüz Mary'ye söylemedi.Tom hasn't even told Mary his name yet.
O adamın adının ne olduğunu bana söyleyebilir misiniz?Can you tell me what that man's name is?
Kız arkadaşının adını bana hiç söylemedin?You never told me your girlfriend's name.
Gerçek adını bana söylemene gerek yok.You don't need to tell me your real name.
Bu sabah o bize adının Tom olduğunu söyledi.He told us this morning his name was Tom.
Size onun adını söyleyemem fakat nerede yaşadığını söyleyebilirim.I can't tell you his name, but I can tell you where he lives.
O, adını bile bilmiyor.She doesn't even know your name.
Her şey Tom adındaki bir çocukla başladı.It all started with a boy named Tom.
Hayatımı kurtaran yardımcı doktorun adını hatırlıyor musun?Do you remember the name of the paramedic that saved my life?
Yeni bir takma adın olduğunu duyuyorum.I hear you've got a new nickname.
Bana Çince dilimle yardımcı olan Wang adında bir kişiyi tanıyorum.I know a person whose name is Wang, who helps me with my Chinese language.
O senin söz ettiğin kitabın adını bilmiyor.She doesn't know the title of the book you're talking about.
Julie adında bir kız için deli oluyor.He's crazy about a girl called Julie.
Bu şarkının adını bilmiyorum, nedir?I don't know the title of this song … what is it?
Tom bana adından bahsetti.Tom mentioned your name to me.